Erdoğan kontrolü kaybetti


Mehmet Ali Güller

Mehmet Ali Güller

24 Mayıs 2014, 14:28

 Polisin Cemevi’ndeki cenazesi için bulunan Uğur Kurt’u vurmasından bir gün sonra Erdoğan ekranlardan şöyle seslendi: “Hayret ediyorum, polis nasıl sabrediyor? Polis eli kolu bağlı mı duracak?”

Erdoğan aynı konuşmasında halktan Yılmaz Özdil’in suratını tükürmesini de istedi! Bir nevi linç çağrısı yani...

Erdoğan’ın üslubunu artık tıbben de açıklamak mümkün değildir!

Bunca olaydan sonra, bugün polise “sabretme” mesajı vermek şu anlamlara gelmektedir:

1) Halka, “eylemlere katılma, ölürsün” tehdididir!

2) Yandaşa, “eylemciye saldır” mesajıdır!

3) Polise, “vur” emridir!

Erdoğan’ın “sabretme” mesajı, toplamda “iç savaş kışkırtıcılığı” anlamına gelmektedir!

Soma ve Okmeydanı sabotaj mı?

Erdoğan’ın bu “iç savaş çığırtkanlığını” açıklamaya çalışan AKP çevreleri, dün itibarıyla olaylarda Alman istihbarat örgütü BND’nin parmağı olduğunu servis etmeye başladılar. Bu çevrelere göre Berlin, Erdoğan’ın Köln mitingini engelleyebilmek için sol örgütleri harekete geçirtmişti.

Kuşkusuz kimi sol örgütlerin yabancı istihbarat servislerinin denetimine girebildiğini biliyoruz. Ama bu son olayı BND ile açıklamak mümkün değil!

Şundan: Olaylar nasıl başladı? 20-30 kişilik bir liseli grup Berkin Elvan ve Soma şehitleri için eylem düzenledi. Polis, olağanüstü kalabalık bir şekilde bu eyleme saldırdı! Ardından maskeli gruplar, molotoflar ve iş çığırından çıktı. Polis en sonunda sağa sola ateş açtı ve olayla hiç alakası olmayan bir yurttaşımızı vurdu.

Bu tablo karşısından soru şudur: BND, Erdoğan’ın Köln mitingini iptal edebilmek için Soma’da sabotaj mı yaptı? Zira Soma olmasa, Okmeydanı’ndaki protesto eylemi de olmayacaktı!

AKP çevrelerinin servis edilen bu bilgilerin hedefi bellidir. Kaldı ki Berlin mitingi yaptırtmamak istese, zaten izin vermez!

Bu konuyu bitirirken şu notu da düşelim: Siz ortam yarattıktan ve halkınızla karşı karşıya geldikten sonra, bundan yararlanmaya çalışan çok olur!

Polis, Erdoğan’a güvenerek suç işlememeli

Bakın olayın ne olduğunu anlamamızı sağlayacak en önemli saptamayı Polis Akademisi öğretim üyelerinden Tuğrul Özşengül yaptı: “Yeni durumun Çevik Kuvvet müdahaleleriyle önlenmesi mümkün değil. Çok daha vahim sonuçlar çıkabilir. İstihbarat destekli operasyonlar gerekli. Silahlı terör örgütüyle sokak olayları çerçevesinde mücadele etmek, provokasyonun ve masum ölümlerin artması demektir.”

Gerçekten de Çevik Kuvvet’i halkın üzerine sürerek bir sonuç alınabileceğini düşünen üst düzey Emniyet Müdürü var mı? Yoksa ölümler getirecek bu strateji, size zorla mı dayatıldı?

Buradan Emniyet personelini uyarmak durumundayız: Sizi soktukları yol yol değildir! Erdoğan’ın destancısı olmak, aynı zamanda halk düşmanı olmak demektir! Erdoğan’a güvenerek suç işlemeyin! Zira Erdoğan sizin suçlarınıza kalkan olamayacak durumdadır!

Örgütlü halk yenilmez!

Bunu propaganda olsun diye söylemiyorum: Gerçekten de Erdoğan kendine bile kalkan olamayacak bir duruma sürüklenmektedir!

Danıştay salonundan da, TOBB salonunda da kaçmak zorunda kalması, Soma’da bir markete saklanmak zorunda kalması çukura yuvarlandığını göstermektedir!

Lastiği patlamış, freni boşalmış bir kamyon gibidir! Direksiyon hâkimiyetini kaybederek bir sağa bir sola kırmak zorunda kalan şoför gibidir!

Tüm bu klinik düzeydeki açıklamalarının, işlediği nefret suçlarının, vatandaş tokatlamasının, iç savaş çığırtkanlığı yapmasının nedeni kontrolü kaybetmiş olmasıdır!

Sallanan iktidarı için çıkış bulamadıkça saldırganlaşmakta ve artık silah göstermektedir!

Bu saldırganlığın en önemli panzehri ise örgütlenmektir: Zira bir tek örgütlü halk yenilmez!

Mehmet Ali Güller
ulusalkanal.com.tr


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.