banner863

1 Kasım’ı “tarihi bir fırsat”a dönüştürmek?


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

09 Ekim 2015, 09:28

Halktaki yaygın kanaat, 1 Kasım seçimlerinden sonra çok fazla bir değişiklik olmayacağıdır. Nitekim seçime 20 gün kalmıştır ve ülkede bir seçim havası hâlâ yoktur.

Halkın içinden bakıldığında hangi Partinin ne kadar oy alacağının fazla bir önemi bulunmuyor. Çünkü AKP, CHP ve MHP;dış politikadan ekonomiye aynı politikaları savunuyorlar.

Bölücü terör sorununda var olan bazı farklı yaklaşımlar ise seçmen davranışını kökten etkileyecek boyutlarda değil.

HDP ise 7 Haziran seçimlerinde, kendisinin hayal bile etmediği yüzde 13’lük oyu, hiçbir şekilde hak etmediğini çok geçmeden gösterdi. Seçimin hemen ertesinde başlayan PKK’nın terör eylemleri, HDP’ye oy veren birçok yurttaş açısından soğuk duş olmuştur. Yağmurdan kaçarken doluya tutulmuşlardır.

İşte bütün bunlardan dolayı 1 Kasım’a yönelik ciddi bir ilgisizlik vardır.

Bu durumda 1 Kasım’da alınacak sonuç ne olursa olsun, 2 Kasım’da Türkiye’nin, daha büyük bir arayış içine gireceğini söylemek kehanet olmayacaktır.

Kritik soru şudur: 2 Kasım’da gündeme gelecek o büyük arayış hangi adrese yönelecektir?

Veya soru şöyle de sorulabilir: 2 Kasım’la birlikte daha da derinleşecek olan arayış sistem partilerine yönelmeyeceğine göre, Vatan Partisi bu arayışın yöneldiği adres olabilir mi?

Vatan Partisi diyoruz çünkü, sistemin dört partisi dışında farklı bir seçenek olarak sadece Vatan Partisi var.

Psikolojik baraj

Vatan Partisi’nin aldığı oyla, halk içindeki karşılığı arasında büyük bir uçurumun olduğu herkesin bildiği bir gerçek.

Sonar Başkanı Hakan Bayrakçı, televizyonlarda defalarca barajın olmaması durumunda Vatan Partisi’nin oyunun yüzde 14 – 19 aralığında olduğunu söyledi.

Gezici araştırmanın Başkanı Murat Gezici ise 7 Haziran seçimleri öncesinde Halk Tv’de yaptığı konuşmada baraj olmaması durumunda Vatan Partisi’nin oyunun yüzde 8 olduğunu belirtti.

Ayrıca kendi gözlemlerimizden biliyoruz. Vatan Partisi Meclis’teki dört Sistem Partisi dışında; programı, politikası, liderliği, kadroları ve örgütü ile farklı olan ve bütün halk tarafından bilinen biricik partidir.

Partiye olan sempatinin oya dönüşmemesinin en önemli nedeni yüzde 10 barajıdır. Partiye sempati duyan yurttaş “Oyum boşa gider” düşüncesi ile sandık başına gidince başka partiye oyunu vermektedir.

Halbuki“oyum boşa gider” diye düşünenler Vatan Partisi’ne oy verse, Vatan Partisi barajı rahatlıkla geçebilecektir.

Bu durumda yüzde 10 barajından önce, insanların zihinlerindeki “psikolojik baraj” önem kazanmaktadır. Yüzde 10 barajını geçmek için öncelikle yurttaşın kafasındaki psikolojik barajı yıkmak gerekiyor.

Tarihi fırsat, tarihi şans

Vatan Partisi 7 Haziran seçimlerinde 162 bin oy aldı. Yani alabileceği en az oyu aldı.

7 Haziran’da; 162 bin oy almakla, 200 ya da 300 ya da 500 bin oy almak arasında, halkta yaratacağı etki açısından çok fazla bir fark olmayacaktı. Şimdi ise 7 Haziran’ın üzerinde alınan her sonuç, halk tarafından en olumsuz koşullarda bile bir umudun büyümesi olarak değerlendirilecektir.

Vatan Partisi yaygın propagandanın yanısıra mevcut üyelerinin çevresindeki oyu örgütleyerek 7 Haziran’da aldığı oyun çok çok üzerine çıkabilir. Bu da halkın kafasındaki psikolojik barajın yıkılması demektir.

Psikolojik barajın yıkılmasının ilk sonucu Vatan Partisi’nin üye sayısının katlanarak artması ve Parti‘nin her yerde örgütlenmesinin gerçekleşmesidir.

1 Kasım sonrasında Türkiye’nin bölücü terörle ve arkasında güç olan ABD ile hesaplaşması derinleşecektir.

Bu seçimden de istikrar çıkmayacak, ekonomik kriz derinleşecek ve halk, bölücü teröre ve ekonomik krizin sorumlusu iktidar sahiplerine karşı ayağa kalkmak dışında bir çıkış yolu bulamayacaktır.

İşte bu koşullarda üye ve örgüt sayısını artıran Vatan Partisi, halk hareketinin tartışmasız kurmayı haline gelecektir. Ve hiç şüphe yok, çok geçmeden yeniden Türkiye’nin önüne gelecek olan seçime Vatan Partisi, örgütünü güçlendirmiş, üye sayısını yüzbinlerle ifade edilecek sayılara ulaştırmış ve hepsinden önemlisi kafalardaki “psikolojik barajı” yıkmış olarak girecektir.

Partinin, sıkı durarak ve bütün üyelerini seferber ederek önümüzdeki 20 günü değerlendirmesi durumunda bütün bu hedefler ulaşılabilir olacaktır.

Bu açıdan bakıldığında 1 Kasım seçimleri Türkiye için tarihi bir fırsattır.

Veya bunaönümüzdeki “tarihi şans” da diyebiliriz.

Sayın Rahmi Turan Şubat ayında, “Vatan Partisi’nin Türkiye için bir umut olduğunu” yazmıştı.

1 Kasım’da oyunu artıracak bir Vatan Partisi, önemli bir yurttaş kitlesi açısından gerçektende “umut” haline gelecektir.

Mehmet Bedri Gültekin
[email protected]

ulusalkanal.com.tr

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Atakan - 1 yıl önce
CHP-MHP nin de sistem partisi olduklarini secmenler gördügü gün VATAN Partisi iktidar olur bu gercegi yilmadan muhalefete muhalefet deselerde anlatmaliyiz.
Avatar
Barış - 1 yıl önce
Ben geçen seçimde oyumu CHP'ye vermiş birisi olarak bu seçimde oyumu Vatan Partisi'ne vereceğim. Bunun en büyük nedeni ise CHP'nin köklerine ihanet etmesi ve Vatan Partisi'nin altı oka sahip çıkmasıdır.