1 Mayıs ve Vatansız Sol


Mehmet Ali Güller

Mehmet Ali Güller

03 Mayıs 2014, 12:47

Tayyip Erdoğan'ın 1 Mayıs 2010'da Taksim'e izin verip, 1 Mayıs 2014'te vermemesini herkesin sorgulamaya hakkı vardır ama bir tek KESK Genel Başkanı Lami Özgen ile PKK-BDP yöneticilerinin hakkı yoktur!

Neden mi? Anlatmaya çalışalım:

Vatansız Sol 2008'de Erdoğan'ı alkışladı


Erdoğan 25 Nisan 2008 günü 1 Mayıs'ı "emek ve dayanışma günü" ilan etti; Vatansız Sol alkışladı! 1 Mayıs'ı 100 yıldır dünya ve Türkiye işçileri değil ama demokrat Erdoğan 2008'de "emek ve dayanışma günü" ilan etmişti!

Vatansız Sol'la birlikte Neoliberal Sol, Maskeli Sol ve hatta TÜSİAD da alkışladı bu kararı...

Tam bu süreçte Ergenekon operasyonları dalga dalga yapılıyor ve AKP, ABD'nin işareti ve F tipi yapının yardımıyla TSK ile İşçi Partisi'nin yöneticilerini zindana atıyordu.

Vatansız Sol'un umurunda olmadı; hatta alkışladılar, Erdoğan hem 1 Mayıs'a hem de Türkiye'ye özgürlük ve demokrasi getiriyordu!

Vatansız Sol 2009'da Açılım'a destek verdi


Erdoğan 1 yıl sonra, 22 Nisan 2009'da "emek ve dayanışma günü" ilan ettiği 1 Mayıs'ı, bu kez tatil ilan etti!

PKK ve Vatansız Sol'un alkışları görülmeliydi...

Mutluydular; çünkü Ergenekon operasyonları farklı kesimlere yöneliyor, Türkiye çetelerden kurtuluyordu!

Mutluydular; çünkü Erdoğan ABD'nin Kürt Açılımı'nı başlatmış ve el birliğiyle Türkiye'yi ayrıştırıyorlardı...

Erdoğan, Türkiye'yi hem Mustafa Kemal'in cumhuriyetinden kurtarıyor, hem de ikinci cumhuriyeti adım adım inşa ediyordu. İkinci cumhuriyet, ileride özerklik demek olacaktı, Kürdistan demek olacaktı...

Liberaller, neoliberaller ve Vatansız Sol, Erdoğan'a teorik destek bile veriyordu!

Vatansız Sol 2010'da referanduma evet dedi

Erdoğan 1 yıl sonra, 1 Mayıs 2010'da Taksim'i açtı! Alkışlar, alkışlar, alkışlar...

Zaten Balyoz operasyonu başlamış ve bu kez muvazzaf askerler sıra sıra esir ediliyordu. Süngüler söküldükçe, Türkiye özgürleşiyordu!

Zaten AKP Anayasa Referandumuna hazırlanıyordu. Erdoğan'ı alkışlayan bu zevatın utananları "yetmez ama evet", utanmayanları "evet" diye haykırıyordu.

Hatta sonradan ortaya çıktığı gibi, örneğin PKK-HDP'nin MYK üyesi Hüda Kaya sadece referandumda değil, 2011 seçimlerinde de AKP'ye oy veriyordu!

KESK koltuğu ile akil adamlık bağdaşır mı?

Erdoğan Türkiye'ye "özgürlük" getiriyor, Vatansız Sol alkışlıyordu!

Bu arada Kürt Açılımı ilerliyor, Erdoğan toplumdan gelen tepkileri bastırsın ve milletin gazını alsın diye Akil Adamlar seçiyordu.

Akillerin başında ise KESK Genel Başkanı Lami Özgen vardı. Erdoğan seçiyor, Lami Özgen Sol'un gazını alıyordu...

Hatta MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Öcalan'a HDP'yi kurdurduğunda, Özgen koşup partinin Danışma Kurulu'na üye oluyordu!

Mutlu bir beraberlikti kısacası...

Erdoğan, Lami Özgen'i alkışlıyor

Derken 1 Mayıs 2014 geldi...

Erdoğan, 2009-2014 arasında alacağını almış, Taksim'i yeniden işçilere kapatmıştı!

Peki, KESK, DİSK, TTB, TMMOB dörtlüsünün sözcüsü Lami Özgen ne yapacaktı?

PKK'nin Haziran Halk Hareketi içinde aldığı rolü burada yazmıştık. Fidan Öcalan'a söylemiş, Öcalan da örgütüne "Taksim'i ulusalcılara bırakmayın" emri vermiş, Erdoğan'a can simidi atmıştı.

Aynı PKK, işçi sınıfıyla bir ilgilisi olmadığı ve güneydoğuda hiç kutlamadığı halde, ille de Taksim diyordu! Müzakere ortağı Erdoğan'a son bir can simidi daha atacaktı!

Nitekim öyle oldu; KESK ve DİSK hem Taksim'de ısrar ediyor ama hem de ancak bin kişiyi toplayabiliyordu.

Sonuç olarak el birliğiyle dört yılda hem kitleyi erittiler, hem Maskeli Sol'un kışkırtıcı eylemleriyle halkı 1 Mayıs'tan soğuttular ve hem de Erdoğan'ın eline kozlar verdiler!

Hasan Yalçın'ın ifadesiyle EyŞanDirDön yaptılar! Yani eylemi şanlı direnişe dönüştürdüler!

Kuşkusuz bu kez Erdoğan Lami Özgen'i alkışlıyordur...

DİSK'in ve KESK'in temsilcileri ile üyeleri bu tabloyu mutlaka sorgulamalıdır!

Mehmet Ali Güller
ulusalkanal.com.tr


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.