banner863

100 yıl sonra yeniden “Kafkas Seddi”


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

01 Eylül 2015, 11:42

Birinci Dünya Savaşı’nın ateşi içinde emperyalizme karşı iki önemli hareket ortaya çıktı. Rusya’da Sovyet Devrimi, Türkiye’de Milli Kurtuluş Savaşı.

İki hareket de son derece önemliydi. Dünya çapında etkilerinin olacağı görülüyordu.İki Devrimin birbiriyle buluşması, emperyalizm için tehlikeyi daha da büyütecekti.

Onun için Anadolu Hareketi ile Sovyet Devrimi’nin buluşmasını engellemek, İngiliz emperyalizminin bölge stratejisinin en önemi politikalarından biri oldu.

İngilizler üç Kafkas ülkesinde; Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan’da kendileriyle işbirliği yapan “Menşevik” yönetimleri işbaşına getirerek Anadolu ile Sovyetler arasında bir “Kafkas seddi” inşa ettiler.

GerekMustafa Kemal, gerekse Lenin; İngilizlerin inşa ettiği Kafkas Seddi”ni yıkmayı, her iki devrimin başarısı açısından hayati önemde gördüler.

TBMM Orduları ve Kızıl Ordu 1919 ve 1920 yıllarında ortak harekat yaparak İngilizlerin “Kafkas Seddi”ni yıktılar. Ezilen halkların 20. Yüzyıl başındaki iki büyük Devrimi bu şekilde başarıya ulaştı.

Yüzyıl sonra

Yüzyıl sonra Türkiye yeniden bir yol ayrımındadır. Ya Atlantik kapısında parçalanacak ya da Doğusunda yükselmekte olan Asya ile birleşerek toprak bütünlüğünü koruyacak, güvenliğini ve gelişmesini sağlayacaktır.

Doğu komşularımız arasında gelişen Asya’yı, İran ve Rusya temsil ediyor. Bu ülkelerle sınırları kapatmak, Türkiye ile gelişen Asya arasına yüzyıl önce olduğu gibi yeniden bir “set” çekmek anlamına geliyor.

Türkiye’nin Asya birleşmesini önlemek ABD’nin bölge stratejisine ilişkin esasların başında gelir. Ergenekon tertibinin bir amacı da buydu.

Hatırlanacaktır: Zamanın Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Orgeneral Tuncer Kılınç’ın 2001 yılında Türkiye’nin, İran ve Rusya ile birlikte hareket etmesi gerektiği yönündeki açıklamalarının, Ergenekon tertibinin en önemli gerekçelerinden biri olduğu dile getirilmişti.

Öyle görünüyor ki ABD, bu politikasını uygulamak için bugün de PKK’yı harekete geçirmiştir.

Neden Kars, Ardahan Iğdır?

Herkesin dikkatini mutlaka çekmiştir. 7 Haziran seçimlerinden hemen sonra PKK, yol kesme, araba yakma, taciz ateşi vb gibi eylemlere yoğun olarak Kars, Ardahan ve Iğdır illerinde başladı.

Bu illerin özelliği Kürt kökenli nüfusun çoğunlukta olmamasıdır. 2011 seçimlerinde Türk kökenli seçmenin dört – beş Parti arasında bölünmesi, Iğdır Belediye başkanlığının HDP’ye geçmesini mümkün kılmıştı.

Seçimlerin ardından HDP yöneticileri “Belediye başkanlığını kazandığımız iller Kürdistan’ın doğal sınırlarını gösteriyor” demişlerdi.

“Doğal sınırlar” 7 Haziran seçimlerinden sonra “biraz daha” genişledi. Ardahan ve Kars illerini de kapsadı.

PKK’nın ortada hiçbir şey yokken, tam tersine önemli bir başarı kazandığı seçimlerin hemen ardından neden harekete geçtiği ve neden özellikle bu illerin hedef alındığı üzerinde durulması gereken önemli bir konudur.

Böyle bir “hamle” PKK’nın durduğu yerden bakıldığı zaman anlaşılamaz. Ama ABD’nin bölge politikaları açısından bakıldığı zaman anlaşılır.

Trajedi, Komedi

Bu açıdan bakıldığında PKK’nın 8 Haziran’dan başlayarak Kars, Ardahan, Iğdır bölgesinde gerçekleştirdiği eylemler, Bölgenin nüfus yapısını değiştirip PKK hakimiyetini sağlamlaştırarak Türkiye’nin İran, Kafkas ülkeleri ve Rusya ile olan fiziki bağını
ortadan kaldırmayı hedefliyor.

Yüzyıl sonra yeniden bir “Kafkas Seddi” inşası ile karşı karşıyayız. İngiltere’nin yerini ABD almış. Menşevik iktidarların yerini ise Gürcistan’da Şaakaşvililer, Ermenistan’da yeniden Taşnaklar ve Türkiye’de PKK almış.

Marx, “Louis Bonapart’ın18 Brumaire’i” kitabında,Hegel’in “Bütün büyük tarihsel olaylar ve kişiler hemen hemen iki kez yinelenir” şeklindeki cümlesini, “Hegel eklemeyi unutmuş, birincisinde trajedi ikincisinde komedi olarak” sözleriyle tamamlıyor.

Çökmekte olan ABD emperyalizminin inşa etmeye çalıştığı ikinci “Kafkas seddi”, bir komedi olmaktan öteye geçemeyecektir.

Mehmet Bedri Gültekin
[email protected]
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.