banner863

2014’te nasıl Deniz Gezmiş olunur?


Mehmet Ali Güller

Mehmet Ali Güller

06 Mayıs 2014, 13:38

Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ı öldürüldüğü günde anmanın en iyi yolu, mücadelelerini sürdürme kararlılığı gösterebilmektir. Öbür türlü, tıpkı kapitalizmin Che Guavera sevgisini sömürmesi ve ona dair anıları metalaştırarak satması gibi, bir de Denizleri sömürme günlerine dönülecektir...
Peki, o kararlılık nasıl sürdürülür? Öncelikle Deniz’in fikirlerini öğrenerek...
Onun İttihat ve Terakki Fırkası, Kürt meselesi, Ermeni tehciri, Mustafa Kemal Atatürk, Kemalizm, 27 Mayıs Devrimi, Türk Bayrağı konularındaki gerçek fikirleri, kuşkusuz neo-liberal solun yarattığı Deniz Gezmiş algısına hiç uymuyor.
Peki, bugün Deniz’in bu konudaki fikirlerine, onun devamı olduğunu iddia eden “sol” örgütler sahip çıkıyor mu? Herkesin bildiği yanıtı, bırakın kendileri versin!
Biz şu soruya yanıt verelim: Deniz’in fikirlerine ve onun devrimci kararlılığına, bugün en çok hangi gençlik örgütü sahip çıkıyor?
Görev Atatürk’ten alındı
2012 yılının 6 Mayıs’ında Ufuk Ötesi’nde şu başlık vardı: “Denizlerin bayrağını TGB taşıyor.” Bu iddialı başlığı şu nedenle atmıştık.
Deniz, 23 Aralık 1969 tarihli Devrim dergisinin yaptığı bir söyleşide şöyle demişti: “Üniversite öğrenimi yapmak Anayasa’nın verdiği bir haktır. Öğrenci olarak devrimci mücadeleye katılmak ise, Mustafa Kemal’in bize yüklediği bir görevdir. Dünyanın bütün gericileri bir araya gelseler bu hakkımızı ve görevimizi elimizden alamayacaklardır.”
Bizim bu alıntıyı yaptığımız günlerde, Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Mehmet Pakdemirli, Bülent Arınç’ı protesto eden TGB yöneticileri Erdem Özdemir ve Burak Ünlü’yü üniversiteden atmakla tehdit ediyordu. Gençler, kameraların önünde rektöre, “biz görevi Atatürk’ten aldık” yanıtını veriyordu!
Erdem ve Burak, tıpkı Deniz gibi, görevi Atatürk’ten alıyordu!
O gün yazımızı şu cümleyle bitirmiştik: “Ve Namık Kemallerden Deniz Gezmişlere, oradan da TGB’lilere geçen JönTürk devrimciliği, bu 19 Mayıs’ta bağımsızlık bayrağını bir kez daha dalgalandırmaya hazırlanıyor!”
O yazıdan 13 gün sonra TGB Taksim’de 240 bin gençle büyük bir eylem yaptı.
Bir yıl sonra Haziran Halk Hareketi olduğunda, o devrimci dalganın ilk adresinin 19 Mayıs 2012 tarihli bu eylem olduğu, çoğumuzun genel kabulü oldu.
Deniz’in intikamını almak
Madem Haziran Halk Hareketi dedik, bir de o yılın 6 Mayıs’ında ne yazdığımıza bakalım:
Caddebostan Kültür Merkezi’nde Denizlerin anıldığı bir etkinliği paylaşmışım sizlerle...
Mücadele arkadaşları Deniz’i anlatmış, Can Dündar da “Delikanlım” diye belgesel yapmıştı. Önce o belgeseli izlemiş, sonra da Sönmez Targan’ın yönettiği, Gökalp Eren, Hacı Tonak, Bora Gezmiş ve Can Dündar’ın katıldığı paneli dinlemiştik.
Son olarak da ismini Soner Yalçın’ın verdiği “Bir avuçtuk, Deniz olduk” başlıklı sergide Denizlere ait kitapları, eşyaları incelemiştik.
Uzatmayalım, o panelde Sönmez Targan şöyle demişti: “Demokratik direnme hakkımızı kullanarak AKP’yi yıkacak ve Deniz’in intikamını alacağız.”
Bu konuşmadan 25 gün sonra, Türkiye Deniz oldu ve 80 ilde ayağa kalktı: Haziran Halk Hareketi, AKP iktidarını yıkamadıysa da sarstı, salladı...
Milli demokratik devrim süreci
Bunları “şöyle yazdık, böyle oldu” demek için yazmadık kuşkusuz... Derdimiz, 1968’de Deniz’leri, 2012’de TGB’yi ve 2013’te de Türk milletini başarılı kılan özü bulmak.
Bizi o öze götürecek veri ise her üç devrimci eylemin ortaklığında yatıyor: Milli Demokratik Devrim, yani Kemalist Devrim.
Deniz’lerin 1968 hareketi de, 2013’ün Haziran Halk Hareketi de esas olarak emperyalizmin işbirlikçisi olan bir iktidarı devirmeyi hedefleyen milli demokratik devrim girişimidir!
Deniz de TGB’li devrimciler de o nedenle “Atatürk’ten görev aldıklarını” ilan etmiştir. Bugün Türkiye hâlâ Milli Demokratik Devrim sürecindedir.
2014-2015 büyük değişim yılı, ancak bu gerçek üzerinden inşa edilebilir!
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.