60 TL'ye Gezi ruhu


Utku Reyhan

Utku Reyhan

31 Temmuz 2014, 14:01

"Suma Beach" diye bir yeryüzü cenneti varmış. İstanbul'un Gezi ruhuna sahip "çiçek çocukları" şehrin gürültüsünden uzak Kilyos sahilinde, sabahlara kadar özgürce "yiyip içip kuduruyorlar"mış. Bir çeşit çapulcu ya da marjinal Reina'sı... Fakat bu plaj Reina'sı aynı zamanda "Gezicilerin kurtarılmış bölgesi''ymiş.

HAYDİ VOSVOS BOYAYALIM

Yiyip içip kudurduktan sonra ise "haydi şuradaki vosvosu boyayalım, ne de olsa hippiliğin kanunları vosvos boyamayı buyurur" diyerek araba boyamaya başlarlarmış. Vosvosun alnına bir de "peace" logosu çakılmazsa adamı hippilikten atıyorlarmış zaar.

Buraya giden çiçek arkadaşlar "Yav şimdi kalkıp kim Çeşme'ye Bodrum'a gidecek? Denizanası var ama olsun. Hem yıllık hippiliğimizi eda ederek aradan çıkarmış, biraz isyan da etmiş oluruz" mantığıyla hareket ederlermiş. Yani bu arkadaşlar aslında biraz "zengincenek" arkadaşlarmış. 60 TL'ye girilen mekân, elbette işçi Ethem gibi fukaralara hitap etmiyormuş. Bardan 35 TL'ye votka almaya giden bohem mi bohem arkadaşlar, ekmek almaya giderken katledilen Berkin'i de anmayı da ihmal etmezlermiş. Allah onlardan razı olsun.

MEĞER ÇAPULCULUK BÖYLE BİRŞEYMİŞ

Rugby takımından fırlamış gibi duran dev cüsseli koruma ordusunun arasından girilen "beach"e gidenleri Kelebek eki ballandıra ballandıra tasvir etmiş:

"Çeşme'yi snobe eden Cihangirli müşkülpesentler, Alaçatı-Türkbükü seferleri arası şehir kaçamağı yapan Nişantaşılı yuppy'ler, Suma Han'ı tapınak bellemiş Galata avareleri, gece eğlenmeyi bitirdikten sonra evine değil Wake Up Call'a giden kent vampirleri... Çapulcu ağırlıklı bir tayfa işte..."

"Bodrum'a da gittik beraber, yyiistanbülda da yaşadık" biçiminde tuhaf şarkılar söyleyen, en son "Emineanımla" gördüğümüz Hande Yener de müdavimlerdenmiş, Başbakan'a methiyeler düzen Sezen Aksu'nun oğlu Mithatcan da...

'BİZ TRAVESTİLERİ DE ANLIYORUZ Kİ...'

Bu "modern hippi" arkadaşlar "straight" ve eşcinsel kitle arasındaki barışı sağlıyorlarmış. Yani 60 TL vererek hippi olanlar, 60 TL'ye bedenini satmak zorunda bırakılan travestiler hakkında lgbt gevezelikleri yapma hakkına da sahiplermiş. Malum, Ortadoğu yangın yeri. Eski zaman hippilerinin Vietnam savaşına karşı çıktıkları gibi bir durumları var mı diye bakıyoruz, ııh, yok. Ha, nasıl unuttuk, Vosvosta "peace" sembolü var ya!

SUMA ŞAHANE KOMÜN YAPMIŞ DUYDUNUZ MU?

Dikmen'in, Tuzluçayır'ın Gezi'ci delikanlıları ve kızları muhtemelen Suma'nın semtine uğrayamazlardı. Uğrasalar da kapılardan kovulurlardı. Gerçi içeride bir "komün" olduğu iddiası var ancak komün bildiğiniz komünlerden değil. "Nasıl bir komün" diye sormayın. "İçeride takas mı var, parayı mı kaldırmışlar" soruları anlamsız. Komün dediğimiz "haydi disko toplarının altında hep beraber vosvos boyayalım" komünü. Yoksa es kaza içeride hesabı ödeyemeyeni tekme tokat dışarı çıkarıyorlar, o ayrı. Fakat bizim bildiğimiz mahalle forumları ise bambaşkaydı. Kışın forumları kapalı bir mekânda, örneğin bir kahvehanede toplama önerilerine bile "bu işe ticaret karıştırılmaz, çayımızı kendimiz yaparız" diye isyan ediliyordu. Örneğin Kızılay işgal edildiğinde herkes çöpçü herkes eczacı olmuştu.

Kapitalizmin amiral gemisi gazeteleri ise bu komünü öve öve bitiremiyor. Sağa sola iki çaput bağlamayla ve bir vosvosu boyamayla "Gezi kafasını" yakalayabileceğimizi iddia ediyorlar. İnsanların uğruna gaz kapsülü yiyerek öldüğü bağımsız ve demokratik Türkiye mücadelesini "dans, dans, dans, kudur kudur kudur" şiarına indiren bu çiçek arkadaşlar ya Gezi'yi anlamamışlar ya da bizler ileri derecede geri zekâlıyız, biz anlamamışız.

Sanatta yapıyor arkadaşlarımız. Çok modern, çok hippi bir karakter taşıyormuş. "Estetik kaygılar taşımıyoruz" diyorlarmış. "Kimseye kulak asma, kendin için sanat yap" yaklaşımını benimserlermiş. Gezi, ya da Haziran ayaklanması, toplumu değiştirme çabasını ifade ederken, bu avant-garde arkadaşlar "kendilerine" sanat yapmayı görev edinmişler. Haklarıdır tabi. Fakat, bu en bireyci, en liberal ve dolayısıyla en gerici sanat kavrayışını sağa sola "Gezi" diye kakalamak... Bunu yapmayın işte.

GEZİ'DEN EKMEK YEMEK


Gezi "trend" olunca, para kazanmanın da, gevezelik etmenin de, "piyasa" yapmanın da yolu oluvermiş. İnsan "bağzı" şeylere gerçekten hayret ediyor...

Değerli çiçek arkadaşlar. Yiyin, için, kudurun, öpüşün, Hande Yener eşliğinde coşun, hakkınızdır, umurumuzda da değil. Fakat "gezi ruhu" ayağını bırakın lütfen. Altı emekçi çocuğunun kanı, onlarca kişinin çıkmış gözü var ortada, ayıp oluyor.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.