7.5 ayın sonunda Vatan Savaşı tartışması


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

12 Mart 2016, 14:18

Türk Silahlı Kuvvetlerinin 24 Temmuz günü Bölücü Terör Örgütü’ne karşı harekete geçmesinden bu yana yaklaşık 7.5 ay geçti.
Vatan Partisi daha ilk günden bu mücadeleyi “Vatan Savaşı” olarak değerlendirdi. CHP başta olmak üzere hemen hemen diğer bütün siyasi partiler ise PKK ile mücadeleyi “Saray Savaşı” olarak nitelediler.
PKK’yı ve onun koltuğu altındaki sözde sol grupçukların ne söylediğini belirtmeye gerek yok.
Vatan Partisi içinde de bazı arkadaşlarımız, verilen savaşın “Tayyip’in Saray Savaşı” olduğu kanaatindeydiler.
Geçen 7.5 ay içinde tartışılan konu ile ilgili olarak yeterince olgu birikti. Şimdi bu olgular ışığında bir muhasebe yapmak zamanıdır.


Olgular
  • TSK’nın harekete geçtiği ilk günden itibaren ABD ve Batılı müttefikleri Türkiye’nin PKK ile yeniden masaya oturması gerektiğini söylediler.
  • Tayyip Erdoğan’ın “Eyyy Amerika..” diye başlayan ve ABD’den; ‘Müttefikinin, Türkiye mi yoksa PKK ‘mı olduğunu açıklamasını’ isteyen çağrılarına, “Büyük Müttefik”in yetkililerinden anında cevap geldi: “ABD, PYD’yi terör örgütü olarak görmemektedir ve ilişkilerimiz sürecektir.”
  • ABD, bu cevapla da yetinmedi. Suriye’nin kuzeyinde ABD’li askerlerin PKK’lılarla birlikte savaş mevzisinde çektirdiği fotoğrafları basına servis etti. Ayn-el Arap’ta PKK ile IŞİD arasındaki savaş sürerken başlayan aleni silah yardımı ise artarak devam etti.
  • ABD’nin Suriye’de, ‘IŞİD’e karşı savaşması için veriyorum’ dediği silahların aynı Zamanda, hatta esas olarak Türkiye’ye karşı savaşta kullanıldığı, Güneydoğu’da süren operasyonlar ile birlikte ortaya çıktı. Silopi’de PKK’lılara ait bir evde ele geçen ABD yapımı İHA (İnsansız Hava aracı) ABD’nin silah yardımının boyutlarını göstermektedir.
  • ABD, Türkiye başta olmak üzere bölge ülkelerinin sınırlarını yeniden çizme,Irak’ın kuzeyinde kurduğu 2. İsrail’in denize açılması stratejisinde PKK’yı dayanılacak önemli bir güç olarak gördüğünü göstermek üzere, Barack Obama’nın özel temsilcisi Brett McGurk’u Ayn-el Arap’a (Kobani) gönderdi. Brett McGurk’un ziyareti, PKK’nın McGurk’a verdiği plaket, büyük bir propaganda eşliğinde bütün dünyaya duyuruldu.
  • ABD, Suriye’nin kuzeyinde PKK’nın elinde bulunan topraklardaki askeri varlığını kalıcı askeri üslere dönüştürdü. Gazetelere yansıyan haberlere göre iki ayrı üste, 1500 civarında ABD askeri bulunuyor. Ayn-el Arap ve Kamışlı’daki üslerde havaalanı inşaatları da bitmek üzere.
  • Bütün bu gelişmelerin sonunda Türkiye’de AKP çevrelerinde bile “İncirlik’in ABD uçaklarına kapatılması” konusu tartışılmaya başlandı.
Türkiye ABD karşı karşıya
Daha benzer çok sayıda olgu sıralanabilir. Bütün bu olguların tartışmasız bir şekilde ortaya koyduğu gerçek şudur:
24 Temmuz’da PKK’ya karşı harekete geçen TSK gerçekte ABD ile karşı karşıya gelmiştir.
PKK, sadece kullanılan bir alettir. Aleti tutan el ABD’dir.
Onun için Sur’da, Cizre’de, Silopi’de Türkiye ABD ile savaştı ve savaşmaya devam ediyor.
Dolaysıyla bütün bu gelişmelerin ışığında 24 Temmuz’da başlayan “Vatan Savaşı mı Saray Savaşı” tartışmasının kesinlikle bittiğini söyleyebiliriz. Vatan Partisi tarihi bir tespitte bulunmuştur ve haklı olduğu ortaya çıkmıştır.


Sürecin doğal sounucu
Öte yandan AKP iktidarının bu süreç içinde Suriye ve Rusya başta olmak üzere komşularımıza karşı izlediği düşmanlık politikası ABD’ye ve PKK’ya yaramaktadır.
Kazdığı hendeklere gömülen PKK, AKP’nin Türkiye’nin milli çıkarlarına tamamen zıt olan dış politikası sayesinde hareket alanı bulmaktadır.
7.5 aydır kararlı bir şekilde süren Vatan Savaşı ile AKP’nin bu Vatan Savaşını baltalayan dış politikası bir arada yürüyemez.
Sürecin kendi mantıki sonuçlarına ulaşması kaçınılmazdır. Nasıl ki 24 Temmuz’da başlayan mücadele altı ayın sonunda İncirlik’in ABD uçaklarına kapatılmasının konuşulduğu noktaya geldiyse, aynı şekilde bu mücadele, AKP’nin mevcut dış politikası ile de sürdürülemez.
Önümüzde süreçte ya AKP mevcut dış politikasını değiştirecektir ya da Türkiye AKP iktidarını bir kenara koyacaktır.
Yaşanmakta olan sürecin doğal sonucu bu olacaktır.
Elbette yaşanan süreci doğru okuyan Vatan Partisi’nin vermekte olduğu mücadele, o “doğal sonucun” gerçekleşmesine önemli bir katkı sunmuş olacaktır.

Mehmet Bedri Gültekin
Twitter: @MMbgultekin 
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.