banner863

ABD ve Batı'dan adapte edilen senaryo ve oyun


İsmail Hakkı Pekin

İsmail Hakkı Pekin

29 Kasım 2014, 21:35

Türk Milleti’nin gözü önünde bir oyun oynanıyor. Ya da mekanı Türkiye olan bir televizyon dizisini hep birlikte seyrediyoruz. Öyle bir seyre dalmışız ki gözlerimiz körelmiş, aklımız tutulmuş, sanal dünya ile gerçekler arasındaki farkı sıfırlamışız. Oyun veya televizyon dizisinin senaryosu ABD ve Batı’dan alınmış, Türkiye’ye adapte edilmiş. Batı bu dizinin sonunu önceden belirlemiş ama bize bölüm bölüm verdiği ve zaman zaman senaryoda güncel değişiklikler yaptığı için biz bölümleri kendimize göre adapte etmekle meşgulüz, dizinin sonu veya neyi amaçlandığı bizi pek ilgilendirmiyor. Bizim için önemli olan reyting. Bu maksatla esasa, suya sabuna dokunmayan değişiklikler yapmamıza da müsaade ediyorlar zaten. Bundan iyisi Şam’da kayısı. Gerçi Şam’da o da kalmadı ama olsun atalarımızın bir bildiği vardır bunu söylediklerine göre.
‘’Açılım’’ adı verilen oyundan bahsediyorum. Her gün başka bir atraksiyon yapılıyor. İktidarın ağır abilerinden biri çıkıp Öcalan Kandil’dekileri döver diyor. Başka bir ağır abi Kandil’in Öcalan’ı üzdüğünden bahsediyor. Öcalan PKK’nın MART veya Nisan 2015 de silah bırakacağını söylüyor ya da birileri onun böyle söylediğini iddia ediyor. Kandil PKK’nın silah bırakmasının söz konusu olmadığını, bunun kendilerine hakaret olduğu cevabını veriyor, PKK ve uzantılarının bölgede asker, polis, kaymakamlar vb. tutuklayabileceğinden bahsediyor. Öcalan’ın durumunun iyileştirilmesi gündeme getiriliyor, ziyareti, sekretaryası, üçüncü göz tartışılıyor. Bu arada bölgede devlet otoritesinin yerini PKK almış, örgütlenme hızla devam ediyor, kalkışma hazırlıkları büyük ölçüde tamamlanmış uygun zamanı bekliyor ne gam. Devletin, devlet istihbaratının ve güvenlik güçlerinin bütün bunlara karşı tutumunun -tabii kastettiğim siyasi iradenin tutumudur- yakınımızdaki tehlikeye karşı tedbir almaktan ne kadar uzak olduğunu tespit edebiliyoruz.

Amaç iktidarda kalmak olduğu için- iktidarda kalamazlarsa içine düşecekleri durumdan çok korkuyorlar.- ABD ve Batı’nın neyi amaçladığı onlar için önemli değil- Önemli olan onlara rejimi değiştirme ve iktidarda kalma olanağı sağlayacak Haziran 2015 genel seçimlerinin kazanılmasıdır. ABD ve Batı’nın amacının ülkenin federal bir yapıya dönüştürülerek ve/veya bölgesel sınırları belirli bir veya bir kaç özerk bölge tesis edilerek Türkiye’nin zayıflatılmış bir müttefik olarak yaşaması olduğu da çok önemli değildir siyasi iktidar için. ABD ve Batı için de Türkiye’deki demokrasi, laiklik, rejimin değişmesi, dini referans alan bir rejim, buna halifelik de dahil- önem arzetmiyor. İstenen ABD ve Batı çıkarları için güdülmeye müsait bir ülke haline getirilmesi Türkiye’nin. Gün be gün de bu amaçlarına ulaşma yönünde mesafe katediyorlar. Biz de milletçe seyrediyoruz.

Devamlı gündem değiştirilerek insanlar oyalanıyor, algıları köreltiliyor. Bazen Kurtuluş Savaşı, Atatürk, Dersim, Alevilerin sorunları bazen Gazze, Mısır, Esad, inançlar, bilmem nereye cami yapımı vb. konular ortaya atılarak suni gündemler yaratılarak, insanların dikkati ülkenin gerçek gündeminden uzaklaştırılıyor. Adeta insanlarımız belirlenmiş bir sona doğru yavaş yavaş alıştırılıyor. Bu konuda siyasi iktidar ABD ve BATI ile işbirliği içinde bir görüntü çiziyor. ABD ve Batı’nın planlarında Türkiye için düşündükleri son açık ve net, bu son hiç değişmiyor. Türkiye ABD ve Batı’nın güdümünde zayıflatılmış, özerk bölgelerden- öncelik kürt özerk bölgesi olmak üzere- meydana gelen bir ülke olmaya zorlanıyor. ABD ve Batı’nın tabii İsrail’in çıkarları ve güvenliği bunu gerektiririyor. Bütün bunların gerçekleşmesi için en uygun zamanın mevcut iktidar dönemi olduğunu değerlendiriyor Batı. Ne yapılacaksa bu dönemde yapılmalı ve Türkiyede’ki iktidar gerektiğinde tavizler verilerek ya da ekonomik sorunlar ve AB manivelası kullanılarak sonuç alınmalı diye düşünüyor.

ABD ve Batı’nın bu konuda yoğun bir çalışma içinde olduğunu ve alternatif arayışlar geliştirdiğini gözlemliyoruz. Ülkemizi bölünmekten, çatışmadan korumak ve ABD ve Batı’nın güdümünden- ekonomik ve siyasi bağımsızlığımızı sağlayacak şekilde- kurtarmak istiyorsak, o zaman milli bir hükümeti iktidara getirecek bir hareket tarzını seçmek durumundayız. Bunun yolu da 2015 genel seçimlerinde milli çözümlerle iktidara talip olanları seçmektir. Aksi ABD ve Batı’nın amaçlarını gerçekleştirecek iktidar seçeneklerine ve çözümlere razı olmaktır. Yazımı bekleyip göreceğiz diye bitirmek isterdim ama çok çalışmamız gerektiğini, oturup sadece gözlem yapmanın çare olmadığını bütün yutseverlerin ellerini taşı altına koymalarının şart olduğunu ifade etmeliyim.

İsmail Hakkı Pekin
ulusalkanal.com.tr

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.