ABD'nin askeri olan ''solcular''


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

07 Aralık 2014, 18:07

 Öcalan’ın, kendisini ziyaret eden BDP heyetleri ile yaptığı görüşmelerin tutanakları Aydınlık gazetesinde yayınlandı. Görüşmelerde Öcalan, Aydınlıkçılar dışında kalan sol siyasi hareketlerle ilgili değerlendirmeler yapıyor. Akıl veriyor, önerilerde bulunuyor. Aynı saflarda birlikte mücadele edenlerin yaklaşımıyla çeşitli sol partilere ve örgütlere ne yapmaları gerektiğini söylüyor.

Elbette ilişkiler karşılıklıdır. Solun bir kısmı (EMEP, ESP, SDP vb.) PKK’nın kanatları altındadır. Varlıkları doğrudan doğruya PKK’nın etkinliğine bağlıdır. Daha doğrusu izledikleri politikalarla PKK’nın türevi haline gelmişlerdir.

Bu partilerin hiçbir konuda PKK’dan farklı bir söz söylemeleri mümkün değildir.

Solun geri kalan diğer bir kısmı ise bazı konularda zaman zaman yaptıkları bazı itirazlara rağmen genel saflaşmada PKK ile aynı cephede bulunmaya devam etmektedirler. Örneğin ÖDP Başkanı Alper Taş, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Selahattin Demirtaş’ı desteklediğini açıkladı. Halkın Türkiye Komünist Partisi, Demirtaş’a kutlama telgrafı çekti.

İşte Öcalan, Aydınlıkçılar dışındaki sola akıl verme hakkını bu tablodan almaktadır.

Bir başka örnek: Demirtaş 26 Eylül günü ABD’ye gitti. IŞİD’ı kullanarak PKK’ya bölgede alan açan ABD, bütün Kürt Partilerini çağırdı. Davet edilenler ABD’li yetkililerle oturarak IŞİD saldırısının yarattığı elverişli iklimin nasıl değerlendirileceğini konuştular.

Toplantılara CHP’den Sezgin Tanrıkulu da katıldı. Sadece bu olgu bile Yeni CHP yönetiminin ele aldığımız konu açısından nerede saf tuttuğunu göstermeye yeter.

Devrimciliğin ölçütü

Çok değil 30 yıl öncesine kadar bu ülkede bırakın devrimciliği, ilerici olmanın tek bir ölçütü vardı. Bir siyasi hareket emperyalizme ne kadar karşıt ise o kadar ilerici, emperyalizme ne kadar yakın ise o kadar gericiydi.

Elbette bu değerlendirme sadece Türkiye’de kabul gören bir yaklaşım değildi. 20. yüzyılın başından beri, yani emperyalizm çağında ilerici-devrimci olmanın biricik ölçütü emperyalizme karşı olmaktı.

Benzer tartışmalar, o zamanın sosyalistleri arasında da yaşandı. Lenin, İngilizlere karşı savaşan Afganistan kralı Emanullah Han’ın ilerici, kendilerine “Sosyalist” diyen Kafkasya’daki Menşevik hükümetlerin ise gerici olduklarını söylemişti.

Aynı şekilde 2003 yılında ABD’nin Irak’ı işgalinden sonra kurulan Irak Hükümetinde bakanlık koltuğu alan Irak Komünist Partisi gerici; ama aynı yıllarda ABD’nin ambargosuna ve savaş tehdidine karşı direnen İran yönetimi ilerici bir konumdaydı.

Ayn-el Arap’taki saflaşma

Türkiye solu açısından şimdi çok çarpıcı bir resim bütün çıplaklığı ile ortaya çıkmıştır. PKK, Suriye’de ABD’nin alenen gönderdiği silahlar ve ABD’li askerler ile omuz omuza savaşmaktadır. Gazetelerde, PKK ile birlikte savaşan Amerikalı askerlerin fotoğrafları yayınlanıyor.

PKK sözcüleri “Kobanê’de elde edecekleri başarının ABD’nin başarısı olacağını” söylemektedirler.

ABD’nin sözcüleri “PYD’nin (PKK) IŞİD’e karşı kahramanca savaşarak insanlığı teröre karşı koruduğunu” söylemektedirler. Hatta Ortadoğu’da Türkiye’nin yerine yeni bir ortak bulmanın gerekliliğinden ve bunun da “Kürtler” (yani PKK ve Barzani) olacağını söyleyenler de var.

Şimdi, ÖDP’den TKP’ye ve CHP’ye kadar bütün Türkiye solunun önündeki tercih şudur: Ya ABD emperyalizminin “solcuları” olacaklardır; ya da, emperyalizme karşı kararlı tavır alarak Türkiye’nin bağımsızlık cephesi içinde bulunacaklardır.

Hiçbir zaman akıldan çıkarılmaması gereken büyük gerçek şudur:

Dünya halklarının baş düşmanı ABD’nin safında yer alınarak, bırakın devrimciliği, tarihe emperyalist projelerde kullanılan “aletler” olarak geçmek dışında bir iş yapılmış olamaz.

Mehmet Bedri Gültekin
[email protected]
ulusalkanal.com.tr


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.