“ABD’nin Kıyma Makinesi Stratejisi"


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

08 Ağustos 2016, 16:18

Yeniçağ gazetesi 1 Ağustos’ta, uluslararası enerji yatırımlarında danışmanlık yapan Pakistanlı emekli Binbaşı Agha Humayun Amin’le, 15 Temmuz’daki FETÖ’cü darbe girişimi konusunda yaptığı söyleşiyi yayınladı.
Savunma danışmanı Agha Humayun Amin, gazetenin, “NATO’nun stratejik Koridoru Kürdistan ile Türkiye’de gerçekleşen darbe kalkışması arasında bir bağlantı var mı?” şeklindeki sorusuna; bu kalkışmanın, “ABD’nin Kıyma Makinesi Stratejisi’nin bir parçası” olduğu yanıtını veriyor.


TSK’yı zayıflatmak
Enerji Güvenliği Uzmanı Amin’in yaptığı değerlendirmeler bize hiç yabancı değil. Hatta aşırı ölçüde aşina olduğumuz cümleler.
“Orta Doğu’daki orduları bir kurum olarak manevi ve fiziksel olarak tahrip edip, istikrarsızlık yaratarak ve Balkanlaştırarak bölgeyi ele geçirmek için terörle savaş bahanesi ortaya atıldı. ABD, Türk ordusunu zayıflatmak için ülkesinde üslenmiş olan Fethullah Gülen’i, klasik istihbarat taktikleriyle ajan provokatör olarak kullandı. Bir yandan da  operasyonun hedefi olan Türk ordusu tahrip edilirse, Türkiye Balkanlaşarak yani parçalara ayrılarak küçülür. ABD ve NATO da İslamcılık bahanesiyle Türkiye’yi işgal eder.”


Şii-Sünni çatışması taktiği
“Kıyma makinesi stratejisi eski Başkan George Bush döneminde ortaya çıkmıştı. Bu strateji, Başkan Barack Obama tarafından günümüzde geliştirildi ve İslam ülkelerinde şiddet ve karışıklık çıkarıp, işgalini ve yok edilmesini öngörüyordu. Amerikan kıyma makinesi Suriye’de Rusya sayesinde başarısız oldu. ABD, Müslüman ülkelerinde devleti bir arada tutan orduyu hedef alarak, Irak ve Libya’yı tahrip edip parçalamayı başardı. Ancak Suriye’de bunu yapamadı. Irak ordusu tahrip oldu ve ardından İslam alemi 100 yıl sürecek Şii-Sünni çatışması ve ayrışmasına tanık oluyor. Irak zaten tam anlamıyla Balkanlaştırıldı. Liderler sayesinde büyük bir dünya savaşı ve stratejik anarşiye doğru gidiyoruz. Çünkü politika uygulaması ve tarihin akışını düzenlemesi gereken pilotlar pilot üniformalı, ama yetenekleri yok. Bu bizi Saraybosna durumuna götürür. Yani liderlerin olayları kontrol etmesi yerine, olayların liderleri idare etmesi durumu.”


Suriye bittikten sonra sıra Türkiye’ye gelecek
“Bölgedeki petrol ve doğal gaz kaynakları kontrol altına alınmak isteniyor. Hatlar kesilmek isteniyor. İran’ın, Türkiye ve Suriye ile bağlantısının koparılması amaçlanıyor. Bunun başarılması halinde Doğu Akdeniz üstünden Avrupa’ya petrol ve doğal gaz satılmasının önü kesilecek. Türkiye’nin parçalanarak küçük eyaletlere bölünmesi de öngörülüyor.”


NATO: “Kurtlar sofrası”
“İran’dan gelip Irak ve Suriye’den geçerek Doğu Akdeniz’e ulaşan 10 milyar dolarlık PARS gaz boru hattı projesi iştah kabartıyor. Türkiye’den Hindistan’a açılacak NATO koridorunun bir bölümünde kurulacak Kürdistan, Rus güney akım gaz boru hattının güvenlik dinamiğinde önemli değişikliğe yol açacak. NATO, kurtlar sofrasıdır. Türkiye ise NATO’nun garip kurdudur. NATO’nun kurtları Suriye’yi yedikten sonra sıra Türkiye’ye gelecek. ABD liderliğindeki NATO, 1991’den beri kuzuları yiyor. Önce Sırbistan, ardından Kosova, Afganistan, Irak ve Libya yıkıldı. Suriye’nin dönüm noktası olmasını umuyorum.”
‘ABD ve İngiltere’nin amacı, kıta Avrupası ve Rusya’nın ulusal ekonomisi ile enerji sektörünün entegrasyonunu sabote etmektir. Atılan adımlar bu amaçladır. NATO’nun stratejik nosyonu; İsrail’in kuzey sınırlarını Hizbullah’a, güney sınırlarını ise Hamas’a karşı güvenliğe almak; Rusya’nın Doğu Akdeniz’de, Suriye’nın Tartus limanındaki deniz üssünü ortadan kaldırmaktır.’
“ABD güdümündeki NATO, Türkiye, Suriye, Irak ve İran’dan koparılacak topraklarda kurulacak kukla Kürdistan’la hem Akdeniz’e hem de Kafkaslar’a açılmayı planlıyor, Karadeniz üzerinden Kafkasya ve Hazar Denizi bölgesine ulaşamayan ABD güdümündeki NATO, rotayı karaya çevirdi. ABD; Türkiye, Suriye, Irak ve İran’dan koparılacak topraklarda kurulacak kukla Kürdistan ile Rusya’nın yumuşak karnı Kafkaslar’a doğrudan erişimi sağlayacak, böylece bölgedeki petrol ve doğal gaz kaynaklarını kontrol altına alacak. Projeyle İran’ın, Türkiye ve Suriye’ye ulaşması, Doğu Akdeniz üstünden Avrupa’ya petrol ve doğal gaz satmasının önü kesilecek.”



Sonuç
Bu değerlendirmeler üzerine şunlar söylenebilir:
ABD’nin yaklaşık 20 yıldır uygulamaya çalıştığı Büyük Ortadoğu Projesi yönündeki emperyalist gayretler, aynı zaman İslam dünyasında büyük bir uyanışa da yol açmıştır.
Pakistan’lı Agha Humayun’un yukarda alıntıladığımız değerlendirmeleri, Türkiye’de Vatan Partisi yıllardan beridir yapıyor.
Şam’a gitseniz Baas Partisi’nden, Tahran’da devlet yetkililerinden, Moskova’da Avrasya Hareketi’nin sözcülerinden aynı cümleleri duyarsınız.
Kahire’de, Cezayir’de, Tunus’ta da şimdi aynı değerlendirmeler yapılıyor.
İşte ABD’nin çıkmazı budur. Bu uyanış karşısında durabilecek bir emperyalist güç yoktur.
Yarın gerçekleşecek olan Erdoğan-Putin görüşmesini, işte bu iklim içinde değerlendirmek gerekir.


Mehmet Bedri Gültekin
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.