ABD’nin Kürdistan planı askıda


Mehmet Ali Güller

Mehmet Ali Güller

14 Mart 2014, 08:27

Doğu Perinçek dün Aydınlık’ta “Büyük çözümlerin eşiğinde sorular” sordu. Üzerinde düşünmemiz ve yanıtlar aramamız gereken çok önemli sorular...
Bugün bir giriş yapacağız ve o sorulardan bazılarına yanıt aramaya çalışacağız.

ABD açısından durum:

ABD açısından birincisi Kürdistan düzleminde, ikincisi dünya düzleminde iki durum saptaması yapmalıyız önce:

1) ABD’nin Kürdistan planı birkaç aşamalıydı ve bir ölçüde gerçekleşti. İlk aşama, Irak’ın kuzeyinde bir çekirdek inşa etmekti, gerçekleşti. İkinci aşama, yeni bir Irak saldırısıyla bu devlete resmiyet kazandırmaktı. Irak direndi ve bu gerçekleşmedi.

ABD bununla birlikte yeni aşamayı başlattı: Adına Kürt Koridoru dedikleri, Irak’ın kuzeyini, Suriye’nin kuzeyinden Akdeniz’e bağlama operasyonu... 3 yıldır Suriye’ye karşı yürütülen kirli savaşın nedeni buydu. Ancak ABD buradan da istediği sonucu alamadı.

Masada bulunan yeni bir aşama senaryosu ise Kürdistan’ı bu kez kuzeyinden, yani Türkiye’nin güneydoğusunu merkez alarak inşa etmek. Bu senaryonun sahiplerine göre bu parça olmadan diğer parçalar yaşamaz.

2) Dünya düzleminde ise ABD’nin durumunu “gerileme sürecinde” diye niteleyebiliriz. ABD Irak’ta yenildi, Suriye’de yenildi, Gürcistan’da kaybetti, Mısır’da kaybetti, Afganistan’dan çekiliyor, Kırgızistan’daki Manas Üssü’nü boşaltmaya başladı. Rusya ABD’nin son Ukrayna hamlesini de boşa çıkarttı.

Asya-Pasifik merkezli güvenlik doktrini ile 3 yıldır Çin’i çevrelemeye çalışan ABD, burada da ciddi bir başarı elde edemedi ve Güney Kore ile Japonya üzerinden Çin ile girdiği Güney Çin Denizi’ndeki adalar kavgasını kaybetti.

Ekonomisi alarm veren, krizden bir türlü çıkamayan, geçen yılki 700 milyar dolarlık savunma bütçesini bu yıl 490 milyar dolara çekmek zorunda kalan, asker sayısını 1940 yılı seviyesine yani 440 bin askere indiren ABD’nin dünya jandarmalığı siyasetine destek verebilecek bir askeri ve ekonomik gücü de yok artık...

AKP’nin Irak ve Suriye başarısızlığı


Peki, bu şartlarda ABD’nin bir Kürdistan hamlesi yapması mümkün mü? Pek mümkün görünmüyor.

AKP’nin hem Irak hem de Suriye’deki görevi gerçekleştirememesi, ABD’yi Kürdistan planını askıya almaya mecbur bıraktı:

1) Erdoğan’ın Irak’taki görevi önce Allavi-Haşimi’ye dayanarak Maliki’yi yıkmaktı, sonra da Bağdat’a rağmen Ankara-Erbil hattı kurmaktı. Her ikisi de olmadı.
ABD bu şartlar altında Irak’ı tamamen kaybetmemek adına Maliki yönetimiyle çalışmaya mecbur kaldı ve Erdoğan’ın petrol beklentili Ankara-Erbil hamlelerine karşı çıktı, Erdoğan’a “bekle” dedi. Erdoğan’ın bu noktada sıcak para ihtiyaçları nedeniyle hiza dışına yöneldiği anlaşılıyor.

Bu arada Barzani ile Washington arasında esen soğuk rüzgârlar da yine ABD’nin Maliki mecburiyetinden kaynaklanıyordu.

2) Erdoğan Suriye’deki görevi de başaramadı; Esad’ı yıkamadı, Emevi Camisi’nde namaz kılamadı. ABD, 2012 Temmuz’undan itibaren Suriye’den bu haliyle bir sonuç alınamayacağını görerek bazı manevralara başladı. Ancak Erdoğan o manevralara ABD esnekliğinde uyum sağlayamadı ve savruldu.

Bu durum 2013 Ağustos’una kadar sürdü ve son kimyasal komplonun ardından Suriye meselesi tamamıyla Moskova’nın inisiyatifine girdi.

Erdoğan’ın Esad’ı yıkmaya fazlasıyla angaje olması, bu bir yıl içerisinde Batı ile Ankara arasında El Kaide çelişmesinin oluşmasına yol açtı.

Öte yandan PKK-PYD geri çekilme sürecini saptadı ve mevzi kazanmak adına hızla Suriye’de özerklik adımları attı. Bu durum PKK ile Barzani arasında önemli sıkıntılar yarattı.

Özerklik bir yenilgi macerasıdır

ABD’nin Kürdistan planını askıya almaya mecbur kalması, Washington’un Türkiye’deki enstrümanları arasında da çelişmeler yarattı. AKP, PKK ve Cemaat üçlüsü arasındaki en temel çelişmelerden biri özerklik konusudur ve Oslo mutabakatının sızdırılması, Paris cinayeti gibi olaylar bu çelişmenin bazı yansımalarıdır!

Esasa gelelim: Yukarıda özetlediğimiz şartlar altında PKK’nin Türkiye’de bir özerklik hamlesine soyunması mümkün mü? Doğu Perinçek’in sorduğu bu soru yerindedir. Zira her iki durumda da, yani olası olsa da olmasa da PKK’nin özerklik namlusuna sürülmesi önemlidir.

Bunları tartışacağız, bugün şöyle bitirelim: Son 25 yılın pratiği gösterdi ki, PKK ancak ABD’nin varlığıyla büyüyor. Bu nedenle bölgedeki tüm Kürt siyasi örgütleri, ABD’nin geri çekilme sürecinde girişilecek bir maceranın sonuçlarını iyi hesaplamalıdır.

Mehmet Ali Güller
ulusalkanal.com.tr

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mustafa cenap - 3 yıl önce
1.amerikaya uşaklı eden amerikan emperyal güçlerinin taşronları.kendi kardeşine pusu kuran kahpece arkadan vuran.uluslar arası zehir şebekesi .dünya gençliğini zehirleyen.özgürlük savaşçısı olabilirmi.