ABD’nin Türkiye’yi de işgal planı var


Rafet Ballı

Rafet Ballı

16 Eylül 2014, 09:17

Emekli bir ABD’li asker. Pentagonda çalışmış.
Klasik bir muhafazakâr. Cumhuriyetçi yani.
Türkiye’yi de biliyor.
***
Bir yıl sonra tekrar buluştuk.
Ülkesi için karamsar. Sorunu: “Adam yokluğu.”
ABD’li Cumhuriyetçiler de “adam” fakiri.
Vurguluyor: “Düşünün. Başkan adaylığı için küçük Bush konuşuluyor!”
***
ABD’nin Başkanı beğeni kapsamında değil.
Obama’nın siyahlığını fazla sorun etmiyor.
Fakat: İslami “baba” geçmişini hâlâ hazmedememiş.
Ağzından “Hüseyin”siz Obama çıkmıyor.
***
Tayyip Erdoğan için duyguları abartılı.
Tarifi: “Maceracı bir diktatör.” Hatta, “bir Hitler!”
ABD ne yapar: “Kim varsa onunla çalışır.”
***
Soru: Obama’nın IŞİD planı ne olabilir?
Tespitinden çok emin: “Bir plan yok.”
Obama 4 maddelik bir plan açıkladı ama (10 Eylül).
İtiraz ediyor: “Ortada plan falan yok.”
Ekliyor: “Daha birkaç gün önce planımız yok demişti.”
Haksız sayılmazdı.
Obama 29 Ağustosta aynen şöyle konuşmuştu: “Henüz bir stratejimiz yok.”
Bu durumda: ABD 10 günde stratejik bir plan yapmış oluyor.
İkna edici gözükmüyor.
***
Devam ediyor: “Şimdilerde ABD konuşuyor. Fakat yapamıyor.”
“Reagan ise önce yapardı. Sonra konuşurdu.”
1980’lerdeki Ronald Reagan dönemi: ABD’li muhafazakârların Asr-ı Saadet’i.
***
ABD’nin asıl zaafına dikkat çekiyor: “ABD artık plan yapamıyor.”
Örnek veriyor: “Tamam, Kaddafi’yi devirdik.”
“Fakat, sonrası yoktu. Planlanmamıştı. Şimdi Libya’da ne halde? Kaos.”
***
Suriye için de tespiti benzer: “Planımız ne? Esad’ı göndermek.”
“Esad sonrası planlanmış mı? Hayır.”
“IŞİD: Plansızlığın ürünü.”
***
Soruyorum: ABD, IŞİD operasyonuna Türkiye de katılsın istiyor.
Türkiye nereye kadar “hayır” diyebilir?
Cevabı ABD kibrini yansıtıyor: “Türkiye katılmak durumunda.”
Pentagon sözcüsü aynı görüşte: “Türkiye bu çabanın ortağı olacak” (14 Eylül).
***
Not: ABD operasyon için sadece “kolaylık” istemiyor.
Yeni Şafak’ta İbrahim Karagül açıkladı (11 Eylül):
“Türkiye’den kara operasyonu için asker istiyorlar.”
Karagül, Davutoğlu’ndan habersiz yazmaz.
***
Ve bir tanıklık. Tarih: 2-4 Ağustos 1990.
Saddam Hüseyin Irak’ı Kuveyt’e girmiş.
ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’da hareketli saatler.
General Herbert Norman Schwarzkopf kriz masasının başında.
Irak’la ilgili albaya emir veriyor: “Irak dosyasını hemen getir!”
Albay sadece heyecanlı değil, telaşlı da.
Hazırladığı: “Irak’ı işgal dosyası.” Rutin bir hazırlık.
Uygulanacağını aklına bile getirmemiş.
***
Soruyorum: Ne demek rutin?
ABD’li emekli subayın cevabı beklemediğim türden:
“Rutindir. Çünkü her ülke için işgal planımız vardır.”
Türkiye için de mi? Cevap tek kelime: “Elbette.”
***
Devam ediyor. Standart bir uygulamaymış.
Her dosyanın başında bir subay. Ülkelerin önemine göre rütbeleri farklı.
Türkiye’yi işgal dosyasının başında bir general varmış.
Teselli edici! Demek ki önemliyiz!
***
Kendisi de bir işgal dosyasının başındaymış.
Dosyalarda hangi bilgiler bulunuyor?
Hedef ülkenin envanteri: Ordusu, limanları, hava alanları v.s.
(Temin etmek sorun değil. Zaten NATO ülkesiyiz.)
İşgal için gerekli kuvvet: Asker, uçak, gemi v.s.
***
Son söz: Tanrım! Bizi müttefiklerimizden koru.
Bir de bizi yönetenlerden.

Rafet Ballı
ulusalkanal.com.tr

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Emre ikan - 2 yıl önce
Bu tip dosyalarin eski sizintilari sayesinde.,Metal firtina gibi kitaplar yazilmisti...dipnot olarak gecerim, hersey bir yere kadar hayal urunu olabilir, kirilma noktasi mutlaka vardir, sonrasi malum olanlar uzerinden...