ABD’nin Ukrayna yangınına Rus itfaiyesi


Mehmet Ali Güller

Mehmet Ali Güller

03 Mart 2014, 08:54

 Ukrayna’da neler olduğunu anlamak için önce geriye gitmeliyiz ve eski ABD Başkanı Bush’un şu sözünü anımsamalıyız: “Son 18 ay içerisinde Gül, Turuncu, Mor, Lale ve Sedir devrimlerine tanıklık ettik ve bunlar sadece birer başlangıçtır. Bu devrimlerde STK’ların ve ABD hükûmetinin önemli rolleri bulunmaktadır. Yeni dönem savaşları milletleri değil rejimleri hedef alacaktır.”
Evet, ABD Bush döneminde, 2002’de Türkiye’de, 2003’te Gürcistan’da, 2004’te Ukrayna’da ve 2005’te Kırgızistan’da darbe yapmıştı. ABD ayrıca 2001’de Afganistan’a ve 2003’te de Irak’a saldırmıştı.

Ancak Irak direnişiyle başlayan Doğu’nun Batı’ya yanıt süreci 2008’de Gürcistan’da, 2010’da Ukrayna ve Kırgızistan’da renkli devrimlere son vermişti. ABD ayrıca 2010’da Irak’tan çekilmiş, Afganistan’daki kuvvetlerini de azaltma kararı almıştı.

Rusya’nın hızlı ve sert tepkisi

Şimdi ABD geri çekilirken ve Suriye üzerinden Ortadoğu’dan atılırken, Ukrayna’yı yeni bir hamle üssü olarak kullanmaya çalışmaktadır. Geri çekilirken oluşan boşluğu Rusya’nın hızla doldurmasına karşı bir tıkaç arayışındadır. Suriye’de bükülen bileğinin masaya çarpmasından önce Rusya’nın zayıf gördüğü karnına yumruk atmaktadır.
Bu nedenle güdümündeki kuvvetleri kışkırtmış ve Yanukoviç’in de “önlem almak yerine sorunu tavizle geçiştirme ve zamana yayma stratejisi” benimsemesinden yararlanarak Ukrayna’da darbe yapmıştır.
Ancak esas olay sonrasında başlamıştır. Rusya Kırım’dan ABD’ye silah göstermiştir!
Ve bu hamleden sonra tablo artık şu şekilde okunmaktadır: ABD Ukrayna’da yangın çıkarmış, Rusya da Kırım’dan itfaiye yollamıştır.
Batı’nın Kırım’da yaşadığı şaşkınlık, Rusya’nın gösterdiği tepki hızı nedeniyledir. Batı, tıpkı 2004’teki gibi Rusya’nın bekleyeceğini, sorunu zamana yayacağını düşünmüştür. Ama Moskova bu kez, Rus kökenlilerin varlığı üzerinden Kırım’dan askeri çıkartma yapmıştır!

ABD’nin siyasi erozyon tablosu

ABD’nin savunmada yaptığı bu taktik hamlenin nedenleri ortadadır:
1) Pentagon geçen yılın 700 milyar dolarlık bütçesini bu yıl 490 milyar dolara düşürerek Kongre’ye sunabildi! ABD asker sayısını 1940 yılı seviyesine düşürdü: 440 bin.
2) Kırgızistan’daki ABD üssü geçen ay boşaltılmaya başlandı.
3) Obama Pentagon’a, Afganistan’dan tamamen çekilmeyi başlatma talimatı verdi.
4) CIA ve Pentagon raporları Suriye’de Beşar Esad’ın stratejik üstünlük kurduğunu ve taarruza geçtiğini raporluyor.
5) Çin ve Rusya Doğu Akdeniz’de ortak tatbikat yaparak, İran ise savaş gemisi yüzdürerek ABD’ye meydan okumaktadır. (Çin ve Rusya önümüzdeki aylarda da Güney Çin Denizinde ortak tatbikat yapma kararı aldı.)
6) İran ile Irak önce petrol üretiminde işbirliği anlaşması yaparak, ardından silah satış sözleşmeleri imzalayarak 35 yıllık bir sürece son noktayı koymuş oldu.
7) Çin Dışişleri Bakanı geçen hafta Irak’ın enerji altyapısına yatırım için Bağdat’taydı. Pekin-Bağdat işbirliği Ortadoğu’da yeni bir başlangıç olacak.
8) Mısır ile Rusya başta silah olmak üzere bir dizi stratejik anlaşmalar imzaladı. Mısır, 3 yılda ABD’nin cephesinden Rusya’nın içinde yer aldığı Doğu cephesine geçmiş oldu.

ABD’nin yüzde 10 kartı: Davutoğlu

Dikkat ederseniz, kabaca resmettiğimiz tabloda bir tek AKP’nin varlığı sırıtıyor. ABD, 2001’den itibaren BOP coğrafyasına yaptığı saldırılardan bir tek Türkiye’de hâlâ iktidarını tutabiliyor.
Kuşkusuz onun da aslında 2013’te, Haziran Halk Hareketi ile yıkıldığını, ama bıraktığı boşluk doldurulamadığı için hâlâ varlığını koruduğunu söyleyebiliriz.
Diğer yandan AKP’nin stratejik kullanım önemi, ABD’nin diğer tüm ülkelerdeki araçlarından daha çok Erdoğan’a yatırım yapmasına neden olmuştur.
ABD “AKP ya da türevi” bir iktidara Ermenistan-Azerbaycan geriliminde, İran’da, Irak’ın kuzeyinde, Suriye’de, Kürt Koridoru projesinde, Kıbrıs’ta, Afganistan’da, Sincian-Uygur özerk bölgesinde ve şimdi de Ukrayna’da ihtiyaç duymaktadır.
ABD’nin Kırım’daki yüzde 10 Tatar varlığını Rusya’ya karşı bir koz olarak kullanma ihtiyacı gündemdedir ve Ahmet Davutoğlu mesaiye başlamıştır.
Peki, Suriye’de ABD’ye ilaç olamayan Davutoğlu, Ukrayna’da merhem olabilir mi?

Mehmet Ali Güller
ulusalkanal.com.tr

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.