ABD’nin verdiği 50 ton silah nerede kullanılacak?


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

15 Ekim 2015, 16:34

PKK, 9 Ekim günü yaptığı açıklama ile eylemsizlik kararı aldığını açıkladı. Yurt içinden ve yurt dışından gelen talepleri göz önüne alarak, “eşit ve adil bir seçimin yapılmasını engelleyecek veya sakatlayacak hiçbir girişimde bulunmayacağını” ilan etti.
7 Haziran seçimlerinin hemen sonra başladığı şiddet eylemlerini ısrarla sürdüren, ikiyüze yakın asker ve polisin şehit olmasının ve binlerle ifade edilen kendi kayıplarının ardından PKK’nın seçime 20 gün kala aldığı bu karar ne anlama geliyor?
PKK’nın gerçekten “eşit ve adil” seçim” diye bir derdi var mıdır?
Daha düne kadar “Ateşkes ancak çift taraflı olabilir” diyerek devletin de silah bırakmasını isteyen PKK, ne oldu da tek taraflı olarak ateşkes yapma noktasına geldi?

HDP’nin aldığı oy
Bu sorunun cevabını bulmak için PKK’nın, büyük bir siyasi başarı kazandığı 7 Haziran seçimlerinin hemen ardından giriştiği şiddet eylemlerinin HDP’ye oy veren yurttaşlar tarafından nasıl karşılandığına bakmak gerekir.
Kandil’deki yöneticiler yüzde 13 oy içinde emanet oy yoktur. Hepsi bizim oyumuzdur dediler ama gerçek öyle değildir.
Yüzde 13 oy içinde, “ne olursa olsun yeter ki Erdoğan gitsin” diyenler vardı.
‘HDP meclise girerse Kürt Sorunu Meclis zemininde çözülür ve PKK silah bırakır’ diye düşünen saftiriklerin olduğunu da biliyoruz.
CHP yönetiminin özellikle bazı illerde kendi tabanını HDP’ye yönlendirmesini de bu arada anmak gerekir.
Seçimden bir gün önce Diyarbakır’da patlayan bombaya tepki olarak HDP’ye oy veren yurttaş sayısının da az olmadığını söyleyebiliriz. Seçime birkaç gün kala Demirtaş’ın ‘Barajı geçeceğimiz garanti değil. Onun için herkes sandık başına gitmeli’ diye taraftarlarına yaptığı çağrı akıllardadır.
Demirtaşlar gerçek güçlerini biliyorlardı onun için seçimin hemen ardından “Aldığımız oylar içinde emanet oylar olduğunu biliyoruz açıklamasını yapmışlardı.

Seçmen HDP(PKK)’den uzaklaştı
HDP’nin gerçek oyu yüzde 7 – 8 aralığındadır. Yüzde 5 – 6 oranında oy ise yukarda saydığımız nedenlerle alındı.
Yaz ayları boyunca gerçekleştirilen terör eylemleri, işte bu kitle içinde önce tereddütlere ve giderek adım adım HDP’den uzaklaşmaya yol açtı.
10 Ekim’de Ankara’da gerçekleşen patlama öncesinde HDP’nin baraj altında kalma ihtimali ciddi olarak ortaya çıktı.
İşte PKK’nın eylemsizlik kararı bu koşullarda alındı.

“Eşit ve adil seçim”
PKK 7 Haziran seçimleri öncesindeki taktiğini yeniden yürürlüğe koymuştur. Şimdi yeniden bir yandan “mağduru” oynayacak, diğer yandan “barış güvercini” pozlarını takınacaktır.
Aslında PKK, “eylemsizlik kararı”nın 1 Kasım seçimlerinin “eşit ve adil bir şekilde yapılmasını sağlamaya” yönelik olduğunu söyleyerek gerçekte seçim sonrasında şiddet eylemlerine yeniden başlayacağını daha bugünden ilan etmektedir.
“Eşit ve adil seçim” lafları da trajikomik bir durumun ifadesi olmaktan başka bir anlama gelmiyor.
Seçime katılan biri elindeki silahı yurttaşın kafasına dayayacak, şehirlere ve karayollarına patlayıcılar döşeyecek; öte yandan “eşit ve adil bir seçim”den bahsedecek.
Güneydoğu’nun hemen bütün şehirlerinde, yüzlerce sandıkta hiçbir geçersiz oy olmadan yüzde yüz katılımla toptan HDP’ye verilen oylar, PKK’nın bahsettiği “eşit ve adil seçimin” ne olduğunu gösteriyor.

PKK’nın tuzağına düşülecek mi?
PKK’nın sözümona eylemsizlik kararının ardından önemli olan devletin ne yapacağıdır. Geçmiş yıllarda olduğu gibi ‘aman ne güzel, şehit cenazeleri gelmeyecek, biz de bir şey yapmayalım” anlayışıyla hareket edilirse PKK’nın kurduğu tuzağa düşülmüş olur.
ABD’nin PYD’ye verdiği 50 ton silahın Suriye’de kullanılacağını düşünenler yanılıyor. Rusya, İran, Irak, Suriye ittifakının, Suriye’deki iç savaşa ağırlığını koymasıyla, bu ülkede sorunun çözüm yoluna girdiğini söyleyebiliriz.
ABD’nin de bu gerçeği kabullendiği anlaşılıyor. PKK da bu saatten sonra o çözüm içinde kendine bir yer bulmaya çalışacaktır.
Şimdi Türkiye, “Büyük Müttefik”in kanlı senaryolarına aday ülke durumundadır. Ankara’da patlayan bomba bunun ilk adımıdır.
PYD’ye verilen 50 ton silahın kullanılacağı saha Türkiye’dir.
Onun için PKK’nın “eylemsizlik kararına verilecek biricik cevap “PKK, elindeki silahı bırakmadıkça teröre karşı mücadelede en ufak bir duraklama olmayacak” olmalıdır.

Mehmet Bedri Gültekin
[email protected]

ulusalkanal.com.tr

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.