AKP, CHP, MHP ve HDP’yi, Gaziantep’in temel sorunlarının nasıl çözüleceği konusunda tartışmaya çağırıyoruz!


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

27 Nisan 2015, 19:32

13 yıllık AKP iktidarının ardından Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi Gaziantep’te de biriken sorunlar dağlar gibidir.

Sanayi bölgesinde orta çaplı bir fabrika sahibi, arkada kalan üç-dört ay içinde 70 kadar fabrikanın kapandığını söyledi. Organize Sanayi Bölgesi yetkilileri de son aylarda çok sayıda doğal gaz aboneliğinin iptal edildiği bilgisini vererek bu bilgiyi doğruluyorlar.

1990’lardan bu yana kuyumculuk yapan bir arkadaş, son dört aylık durgunluğa benzer bir durumu daha önce hiç yaşamadıklarını anlattı.

İşsizlik, eğitim, sağlık, güvenlik vb. gibi akla gelen her konuda geçmişe göre çok daha kötü durumda olunduğu konusunda da bütün yurttaşlar arasında fikir birliği vardır.
Ama Gaziantep’in en önemli sorunu, hiç şüphe yok ki, sayısı 400.000 olarak ifade edilen Suriyeli mülteciler sorunudur.

Bütün bu sorunların bir numaralı sorumlusu iktidarda bulunan AKP’dir. Ama TBMM de temsil edilen diğer Partiler de sorumluluğa ortaktırlar.

Bu Partiler halkın kendilerine verdiği desteğin gereğini yapmamışlar, hatta dış politika ve ekonomiye ilişkin politikalarıyla AKP’ye destek olmuşlardır.

Belli başlı sorunlar

400 bin Suriyeli mültecinin varlığından kaynaklanan sorunlar şöyle özetlenebilir:

Onbinlerce yeni işgücünün çok düşük ücretlerle piyasaya girmesi büyük bir işsizliğe yol açmıştır.

Boş dükkanlar bile konut olarak kullanıldığı için kiralarda büyük bir yükseliş olmuştur.

Dilenci sayısı akıl almaz boyutlara varmıştır. Trafik ışıklarının olduğu her kavşakta dilenen Suriyelilere rastlamak olağan görüntüdür.

Suç işleyen Suriyelilerin varlığı, ciddi bir can ve mal güvenliği sorununu ortaya çıkarmıştır.

Din ve mezhep ayrılıkları temeline oturtulan, Dünyanın son yüzyıl içinde tanık olduğu en vahşi savaşlardan birini yapan teröristlerin, sınırlarımızı yol geçen hanına çevirmesi ve bir kısmının ülkemizde serbestçe barınma olanağı bulması, Türkiye’nin iç barışı ve milli birliği için çok büyük bir tehdit haline gelmiştir.

En önemlisi, sanayi kenti olan Gaziantep için dış pazarlar, önemli ölçüde artık yoktur. Başta, üretilen malların en büyük alıcıları durumundaki Irak ve Suriye olmak üzere, Arap ülkelerinin kapıları Türkiye’ye kapanmıştır. Son olarak Mısır, Türk ihraç ürünlerinin kendi ülkesinden transit geçişine bile yasak koydu.

Kısacası Gaziantep’in can damarı kesilmiştir. Üzerine, çok büyük sayıdaki mültecinin yol açtığı işsizlik, barınma ve güvenlik sorunu eklenmiştir.

Partilerin Suriye politikası
İşte bu tablo karşısında seçime doğru giderken, Meclis’te bulunan partilerin Gaziantep’in bu temel sorununa söyleyebilecekleri bir çözümleri bulunmamaktadır?

AKP hiçbir şey söyleyemez. Çünkü kendisi sorunun nedenidir. Çözmek bir yana, izlemekte olduğu politikayla sorunu daha da ağırlaştırmaktadır.

HDP de sorunun tarafıdır. Suriye ve Irak’ta, toplumu etnik temelde bölmekte ve sorunun büyümesine yol açan aktörler arasındaki yerini almaktadır.

AKP’nin Suriye’deki politikasına CHP’nin de esasta bir itirazı bulunmuyor. Bu Parti’nin Suriye tezkeresine olumlu oy vermesi, Esat düşmanlığında AKP’den geri kalmaması, bu konudaki politikasının ne olduğunu gösteriyor. CHP, Atlantik ötesine bakarak politikasını belirlemektedir.

MHP ise her konuda olduğu gibi bu konuda da hiçbir şey söylememekte veya farklı bir tavır almamaktadır.

Dolaysıyla Mecliste bulunan Partilerin bir bütün olarak, Suriye ve Irak’ta yaşanan sorunun tarafı olduğunu söyleyebiliriz. Onun için Gazianteplilerin yaşadığı en temel sorun konusunda hiçbir çözümleri yoktur.

Mecliste temsil edilen Partilerin Gaziantep adaylarını, basın önünde Gaziantep’in ve Türkiye’nin sorunlarını tartışmaya çağırıyoruz. Böyle bir tartışma Gazianteplilerin 7 Haziran’da doğru tercihi yapmasına katkıda bulunacaktır.

Mehmet Bedri Gültekin
[email protected]
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.