AKP'yi iktidarda tutma partisi


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

22 Eylül 2015, 14:15

Vatan Partisi, bölücü terörü sona erdirmek, Türkiye’yi AKP iktidarından kurtarmak ve Milli Hükümeti kurmak hedefini gerçekleştirmek için, CHP’ye, seçimde birlikte hareket etmek teklifinde bulundu.

Genel Başkan Doğu Perinçek, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmede; “koltuk pazarlığı” yapmayacaklarını, CHP’ye, 131 olan milletvekili sayısını 200’ün üzerine çıkarma olanağını sunduklarını, bunun yol ve yöntemini beraberce belirlemek teklifini yazılı olarak verdi.

Basının ve halkın bilgisine sunulduğu üzere CHP, işbirliği teklifine başta oldukça olumlu bir tepki verdi. CHP örgütleri ve tabanı da gelişmeleri büyük bir sevinçle karşıladı. İki Parti, görüşmeleri sürdürmek üzere yetkili isimleri belirledi.

CHP bu görüşmeler sırasında Vatan Partisi’nden, iki Parti’nin seçimde birlikte hareket ettiğini somut olarak göstermek amacıyla “bir-iki simge isim” ve ayrıca CHP milletvekillerinin seçildiği sıraların arkasına düşen yerlerde değerlendirilmek üzere isimler talep etti.

Vatan Partisi istenen süre içinde belirlediği isimleri, değerlendirme yetkisinin CHP yetkili kurullarında olduğunu da bir ön yazıda vurgulayarak CHP’ye bildirdi.

Samimi olmayan cevap

Bir hafta süren görüşmelerin ardından CHP verdiği yazılı cevabında, mevcut milletvekili sıralarına dokunamayacaklarını, milletvekili çıkardıkları sırayı takip eden 1. ve 2. sıralara da Vatan Partisi’nden hiçbir ismi koyamayacaklarını bildirdi.

Kısacası CHP, seçilme ihtimali olan hiçbir sıraya tek bir Vatan Partili isim koyamayacağını söylemiş oldu.

CHP’nin tavrı iktidar olmak istemeyen bir Partinin tavrıdır.

Mevcut milletvekili sıralarına dokunamayacakları şeklindeki cevaplarında da samimi olmadıkları YSK’ya sundukları listeyle birlikte ortaya çıktı.

CHP; “Önseçimle belirledik, dokunamayız” dediği milletvekillerinden üçünü aday göstermedi, yerlerine yeni aday gösterdi.

Milletvekillerinin seçildiği sıraların arkasındaki sıralarda ve hiç milletvekili çıkarmadığı illerde ise büyük değişiklikler yaptı.

İktidar olmak istemeyen tavır

Vatan Partisi, CHP’ye, işbirliğini reddederek AKP iktidarına son verme olanağını değerlendirmediğini bildirdi.

Gerçekten de Vatan Partisi’yle güçbirliğini reddetmek, yapılacak seçimde üç aşağı beş yukarı aynı sonuçların çıkmasına razı olmak demektir.

Muhalefette iktidar beklentisinin olmaması, kaçınılmaz olarak seçime katılım oranını düşürecektir. Bu durumun ise AKP’nin işine yarayacağı açıktır. Yani AKP, aynı oy oranı, hatta daha düşük oy oranı ile milletvekili sayısını artırabilecektir.

Saflaşmada ABD tarafında kalmak

CHP’nin bu tavrının arkasında gerçekte ABD vardır. CHP yönetimi ABD’nin vatanseverlerin birleşmesine karşı olan tutumuna boyun eğmiştir.

Nitekim CHP’nin ret cevabı verdiği gün Kılıçdaroğlu, CNN Türk’de katıldığı programda “Kandil silah bırakamaz, çünkü PKK, ABD ile birlikte IŞİD ile savaşmaktadır” şeklinde konuştu.

Bu sözler CHP yönetiminin nerede konumlandığını, Bölgedeki gelişmelere ABD penceresinden baktığını ortaya koyuyor.

Vatan Partisi gibi PKK’yı da IŞİD’ı da, ABD’nin bölge stratejisinin araçları olarak gören ve Türkiye’nin bugün temel meselesinin ABD güdümündeki silahlı bölücülük ile mücadele olduğunu söyleyen bir Parti ile işbirliği demek, CHP’nin yukardaki sözlerde ifadesini bulan yaklaşımını temelden değiştirmesi demektir.

Vatan Partisi Türkiye’nin çıkarına olan bu olasılığı sonuna kadar zorladı. Ama görüldü ki CHP yönetimi Türkiye ile ABD arasındaki saflaşmada ABD tarafında kalmaya karar vermiştir.

CHP, intihar çizgisinde ısrar ediyor
Hiç şüphe yok CHP, halkın ve CHP tabanının özlemlerine tamamen ters olan bu tavrının sonucunu 1 Kasım seçimlerinde görecektir.

Bu sonuç; bir yanıyla AKP’ye kaybettiği çoğunluğu yeniden ele geçirmek fırsatını sunmak ise, diğer yanıyla da CHP’nin yerel seçimler ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile birlikte içine girdiği intihar sürecinde daha ileriye gitmesi anlamındadır.

Ama 1 Kasım’da, CHP’nin yurtsever tabanının, Parti Yönetimin bu tavrına mahkûm olmadığı görülecektir.

Türkiye’nin ihtiyacı; silahlı bölücülüğe karşı kararlı tavırdır, birliktir, tam bağımsızlıktır, üretim ekonomisidir. 1 Kasım’da bu programı savunan Vatan Partisi’nin Türkiye siyasetinde daha ağırlıklı olarak yer aldığı görülecektir.

Sanılanın aksine Türkiye 2 Kasım günü bambaşka bir siyasi iklime gözünü açacaktır.

Mehmet Bedri Gültekin
[email protected]
ulusalkanal.com.tr


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ATAY VAHABOĞLU - 1 yıl önce
DOĞRU BIR BILGILENDIRME