AKP’nin bahanesi kalktı, koalisyona desteği gündemde


Mehmet Ali Güller

Mehmet Ali Güller

22 Eylül 2014, 11:55

IŞİD’in esir tuttuğu rehinelerimizin serbest kalmasıyla ilgili dünkü ilk incelememizde şu saptamayı yapmıştık:

49 rehine gerekçesi 101 gün sonra ortadan kaldırıldı ve Ankara ABD planına teslim oldu. Daha doğrusu, Ankara ABD planına teslim olduktan sonra IŞİD’in elinde 49 rehine bulunmasına gerek kalmadı!”

Bir gün sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söyledikleri, tezimizi doğruladı!

ERDOĞAN: ‘KOALİSYONA DESTEĞİ KONUŞACAĞIZ’

Erdoğan BM toplantıları için ABD’ye giderken havalimanında yaptığı basın toplantısında bir gazetecinin “rehinelerin serbest bırakılmasının ardından Türkiye’nin ABD koalisyonuna katkısı artar mı” sorusuna önce şu yanıtı verdi:

Bundan sonraki sürece yönelik, ‘Cidde’deki koalisyonda niçin böyle bir tavır takındık’ deniliyorsa işte bu dün içindi.”

Yani Erdoğan, “artık bahanemiz yok” demiş oluyordu...

Nitekim hemen ardından şöyle devam etti: “Bundan sonraki süreçle ilgili mesele ayrı bir konu. Onu bu sabah Başbakanımızla da görüştüm, ‘Sizler de çalışmalarınızı yapın, bizler de BM’de zaten görüşmeler yapacağız, döndükten sonra oturur değerlendiririz. Ne gibi bir tavır alacağız, bu tavrı da artık belirlememiz lazım.”

Ancak Erdoğan, toptan bir değişiklik gibi görülmemesi için dikkatli ifadeler kullanıyordu. Örneğin ABD koalisyonuna askeri ve opeasyonel desteğin akla sadece uçakları, tankları, topları getirmemesini istiyordu. Erdoğan’a göre başka türden operasyona destekler de vardı ve Türkiye o destekleri verecekti!
Erdoğan ayrıca TSK ile Pentagon’un neler yapılacağı konusunda görüştüğünü, ayrıntılara giremeyeceğini ama Tampon Bölge konusunun önemli olduğunu belirtti!

Kuşkusuz ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel ve ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Kongre’deki muhataplarına “merak etmeyin Türkiye istediğimiz desteği verecek” derken, bizim bildiklerimizin çok ötesinde şeyler biliyorlardı!

IŞİD KOZDAN NEDEN VAZGEÇER?

Madem IŞİD’in elindeki rehinelerimizle ülkemizin ABD saldırısına alet olması arasında doğrudan bir bağ var; o zaman yurttaşlarımızın serbest bırakılmasına sevineceğiz ama tekrarının yaşanmaması için de bize yapılan açıklamalarla yetinmeyeceğiz ve gazeteci olarak soru soracağız.

Kaldı ki, yetkililerin şu açıklamalarından sonra bu olayın perde arkasını kurcalamayan kişi gazeteci değildir! Zira Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın sözlerine bakılırsa operasyon yok ama temas ve ikna vardı, maddi pazarlık yok ama siyasi pazarlık var, takas hem yok hem var...

Son bir ayda rehinelerin yedi kez salıverilmesinin gündeme geldiği ama IŞİD’in her seferinde nedensiz olarak son dakikada bunu iptal ettiği belirtiliyor.
Son bir ayın özelliği ne? ABD’nin hava saldırısı başladı, IŞİD üzerinden koalisyona katkı pazarlığı yapılıyor vs.

ABD şimdi daha geniş bir saldırı yapmak üzereyken, IŞİD elindeki en önemli kozdan neden vazgeçti?

ÖNCE ANLAŞMA, SONRA REHİNELER

Artık tablo şöyledir:

1. AKP, IŞİD’in elindeki rehineler nedeniyle ABD planına direnebiliyorsa, bugünden itibaren elinde bir bahanesi yoktur.

Kuşkusuz AKP için direnmek esas, bahane ikincilse AKP yine de direnebilecektir, yeni itirazlar masaya sürecektir. Yok direnmezse, rehine bahanesi direnebilmenin değil pay kapabilmenin bahanesi olur!

2. Rehineler Türkiye’yi ABD planına mecbur edebilmek için bırakıldıysa, öncesinde AKP’nin koalisyona istenilen katkıyı yapmayı kabul etmiş ve anlaşmış olması gerekmektedir. Aksi taktirde rehinelerin serbest bırakılmasına rağmen AKP itiraz etmeyi sürdürebilecektir

Dolayısıyla önce AKP ABD planına teslim olmuş ve istenilen katkıyı yapmayı kabul etmiştir, sonra da rehineler serbest kalmıştır!

Ancak AKP’nin teslimiyetine rağmen, Türkiye ve TSK içindeki milli eğilim, ABD planına yine de direnecektir!

Şu noktaya dikkat çekerek bitirelim: Erdoğan BM programını anlatırken, ABD’de Dünya Yahudi Kongresi heyetiyle biraraya geleceğini söyledi! Nereden çıktı bu? Önemli!

Mehmet Ali Güller
ulusalkanal.com.tr


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.