AKP’nin Pirus zaferi


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

17 Nisan 2017, 13:55

Epir kralı Pirus, Milattan Önce 280 yılında Roma’ya saldırır. Birinci savaşın galibidir. İkinci savaşı ise büyük kayıplar vererek kazanır.

Antik Yunan’ın tarihçilerinden Plutark, bu zaferden sonra Pirus’un; “Bir zafer daha kazanırsam tamamen biteceğiz” dediğini yazar.

Başka bazı kaynaklar ise Pirus’un savaş sonrasında, “Tanrım bir daha bana böyle zafer nasip etme” dediğini yazarlar.

Sonuç olarak Pirus’un adı; o tarihten sonra zafer gibi görünen, gerçekte ise büyük bir yenilgi anlamına gelen savaşlar – mücadeleler ile anılmıştır.
 
Yüzde 51’e nasıl ulaşıldı?

Şimdi gelelim 16 Nisan referandumuna: AKP yüzde 51 ile kazanmış görünüyor. Ama gerçekten kazandı mı?

Devletin bütün olanakları bu referandumda AKP için seferber edildi. Valiler ve kaymakamlar AKP’nin il ve ilçe başkanları gibi çalıştı.

YSK, kanunu açıkça çiğnedi. Mühürsüz zarf ve oy pusulalarının geçerli olduğunu söyleyerek sahte oy kullanımına onay verdi.

Aynı şekilde bazı ilçe seçim kurullarının, “Tercih” yerine “Evet” mührünü kullanmasına da onay vererek açıkça “Evet”ten yana tercihini yaptı.
 
Akla gelebilecek her türlü tehditle –İşini kaybetme, devletten sağlanan yardımın kesilmesi, köylerin maruz kaldığı açık baskılar vd.- sonucu, ciddi bir seçmen kitlesi “Evet” demeye zorlandı.

Bütün bu kanunsuzluklara rağmen alınan yüzde 51 oy AKP’nin aslında kaybettiğini gösteriyor.
 
AKP kendi seçmenini kaybediyor

16 Nisan referandumunun gösterdiği bir diğer önemli gerçek şudur: AKP seçmenini kaybetmeye başlamıştır.

AKP, 1 Kasım seçimlerinde yüzde 49.5 oy aldı. MHP yüzde 11.9, BBP ise 0.54 oy aldılar. Toplam yüzde 62 ediyor.

Referandumda AKP’nin HDP’den aldığı yüzde 2 – 3 civarında bir oyun olduğu da görülüyor. Yani AKP, MHP ve BBP seçmeninden toplam olarak en az yüzde 14 ve 15’lük bir kaybın olduğunu görüyoruz.

Yaklaşık olarak yüzde ikilik şaibeli bir oy oranının varlığını da göz önüne alırsak kaybın gerçekte çok daha yüksek olduğunu da söyleyebiliriz.

Bütün bu verileri göz önüne alırsak, 1 Kasım 2015’de AKP’yi destekleyen seçmenin en az yüzde 6 – 7’lik bir kesimin referandumda AKP’ye oy vermediği anlaşılmaktadır.

Yani AKP, Türkiye’ye dayattığı sisteme kendi seçmeninin de anlamlı bir kesimini ikna etmemiştir.
 
Üsküdar ve Eyüp’ün mesajı

AKP’nin, son olarak 1 Kasım seçimlerinde oyların yarısını aldığı Üsküdar ve Eyüp ilçelerinde “Hayır” sırasıyla 53.31 ve 51.54 çıktı.

Yani AKP, kalelerinde kaybetmektedir.

Üsküdar ve Eyüp’teki sonuçlar; aynı zamanda Anadolu’da çok yüksek oranda “Evet”in çıktığı şehirlerde bu orana nasıl ulaşıldığı konusunda da bir ipucu vermektedir.

Büyük şehirlerde sandık oyunlarına başvurmak daha zor, AKP’nin çok örgütlü olduğu buna karşılık muhalefetin daha zayıf olduğu yerlerde bu iş daha kolay gerçekleşmektedir.
 
AKP, Türkiye’nin can damarlarını kaybetti

16 Nisan Referandumu ile ilgili olarak üzerinde durulması gereken çok önemli bir başka nokta şudur.

AKP bütün büyük şehirlerde kaybetti.

İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Mersin, Antalya, Hatay, Diyarbakır, Eskişehir ve diğerleri… Bursa’da ise Evet ve Hayır oyları birbirine yakın…

Marmara’da, Ege ve Akdeniz’de kaybeden bir parti Türkiye’yi nasıl yönetecektir? Aslında bu bölgelere İç Anadolu’yu da eklemek çok yanlış olmaz. Anakara ve Eskişehir, İç Anadolu’nun esasıdır.

Saydığımız bütün bu bölge ve şehirler, Türkiye’nin milli hasılasının yaklaşık yüzde 80’ini üretiyor.

Üreten Türkiye’yi karşısına alan bir iktidar, gerçekte iktidar değildir.
 
Sonuç
Bütün bu verilerin sonucu olarak şunları söyleyebiliriz:

AKP, 16 Nisan referandumunun galibi değildir. Gerçekte AKP bugün, 15 Nisan’a
göre çok daha zayıftır.

AKP’nin Türkiye’yi tek başına yönetme olanağı kalmamıştır.

AKP iktidarı Türkiye’yi hedef alan dış tehdit karşısında şimdi çok daha güçsüzdür.

Bölücü terör ve FETÖ açısından koşullar, şimdi daha elverişli hale gelmiştir.

AKP’nin, önümüzdeki dönemde yapılacak ilk genel seçimi kaybedeceği

anlaşılmıştır. Aynı şekilde Tayyip Erdoğan açısından da bir daha Cumhurbaşkanı seçilme olanağı kalmamıştır.

Bahçeli ve MHP ise referandumda izledikleri politikayla intihar ettiler. MHP’nin dağılması kaçınılmazdır.


Son bir not: Pirus, Roma karşısında kazandığı “zafer”in gerçekte ne anlama geldiğini biliyordu. AKP ise bir “Pirus zaferi” kazanmıştır ama Erdoğan ile Binali Yıldırım’ın ilk açıklamalarına bakacak olursak, Pirus’tan farklı olarak gerçekte kaybettiklerinin farkında değiller.

Durumu; gerek kendileri gerekse ülke açısından vahim kılan budur.


Mehmet Bedri Gültekin
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.