AKP’nin yatırım mucizesi


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

25 Mayıs 2014, 10:20

 AKP Malatya milletvekilleri Öznur Çalık ve Mustafa Şahin, il başkanları Bülent Tüfenkçi ve partililerle birlikte 30 Mart seçimlerinin ardından basın mensuplarının eşliğinde Akçadağ Belediye Başkanı Ali Kazgan’a bir kutlama ziyareti yapmışlar. Belediye Başkanı, ziyaret sırasında, seçimi kazanmalarında önemli bir payı olan en büyük yatırım projelerini açıklamış:

“AK Parti’nin seçim beyannamesi gibi proje kitabı hazırladık. Vatandaşlarımıza da bu kitapçığı dağıttık. Onların gönlünü bunlarla fethetmeye çalıştık. Proje kitapçığımızın birinci başlığında cezaevi kompleksi yer alıyor. Kaymakam arkadaşımızdan aldığım bilgiler, bu konuyu bilen arkadaşlarımızla yaptığımız görüşmeler çerçevesinde ilçemize 15 bin tutuklu kapasiteli ve 75 lojman içeren bir cezaevi kompleksi yapılacağı söylendi. Bu, bacasız fabrikadır. 15 bin tutuklu kapasiteli bir cezaevi, belediye gelirlerinin 15 bin artması demektir. Bunun yanı sıra burada kalacak olan tutukluların yeme içme ihtiyaçlarının Akçadağ’dan karşılanması nedeniyle, Akçadağ esnafının yüzünün gülmesi ve Akçadağ ekonomisinin canlanması demektir. Bunun yanında Akçadağlı gençlerin güvenlik görevlisi olarak iş bulması anlamına da geliyor. En az 600-700 kişiye istihdam sağlanacaktır. Tutuklu yakınlarının buraya gelmesi, canlanmaya neden olacaktır. Lojmanlarda kalacak olan personelden dolayı ekonomik bir canlanma olacaktır. Tabiri caizse cezaevi kompleksi, Akçadağ için motor olacaktır.”

Bu konuşmada dile getirilen görüşler, bir belediye başkanının kendi şahsi görüşleri değildir. AKP’nin ekonomi ve siyasete ilişkin bakışı, Partinin seçim kazanmış bir adayı tarafından bu şekilde ifade edilmektedir.

Nitekim milletvekilleri Çalık ile Şahin, yaptıkları konuşmalarda Belediye Başkanını kutluyorlar. Onlar da “Cezaevi Kompleksi”nin “büyük bir yatırım” olduğu konusunda Başkanlarıyla hemfikirler.

Cezaevi ne anlama gelir?

15 bin kapasiteli bir cezaevi, 15 bin yurttaşın özgürlüğünden mahrum olması anlamına gelir. 15 bin yeni mahkûm, ülkede insanların cezaevlerine düşmelerine neden olan etkenlerin önemli oranda büyümesi demektir. Yani gelir dağılımı daha da bozulmuştur, değişik oranlarda da olsa bütün yurttaşların büyüyen ekonomiden pay almalarında ciddi sorunlar vardır. Veya ekonomi krize girmiştir. Toplumsal çürüme derinleşmiştir. Toplumsal dayanışmanın yerini birbirinin kuyusunu kazmaya çalışan saldırgan bireyler almıştır vb. vb.

Kimileri bu durumu ülke için bir felaket olarak görür. Kurtuluşun yolları üzerine kafa yorar, örgütlenir ve mücadele eder.

Kimileri ise bu tablodan nasıl yararlanırım, bu durumu nasıl ranta çeviririm diye düşünür. İşte AKP zihniyeti bu ikinci hareket tarzını doğurmaktadır.

30 bin nüfuslu bir ilçede 15 bin kapasiteli bir cezaevi AKP’nin penceresinden bakıldığı zaman ekonominin gelişmesi olarak görülmektedir. Oysa gerçekte aynı cezaevi ülkenin bütünü açısından bakıldığında siyasal, toplumsal sorunların daha ağırlaştığını gösterir.

En büyük icraat

AKP iktidarının en “başarılı” olduğu konuların başında, yeni cezaevleri inşasının olduğuna hiç kuşku yoktur.

Son on yıl içinde ülkenin dört bir tarafında adına L tipi, E tipi, M tipi vb. denen çok sayıda cezaevi yapıldı. Üstelik bu cezaevleri adlandırılırken “Falanca Cezaevi Kampüsü” gibi afili adlar konuldu. İktidar sözcüleri zaman zaman Balkanlar’ın ve Ortadoğu’nun, hatta Avrupa’nın en büyük cezaevi komplekslerine sahip olmakla övünürler.

Gerçekte Türkiye, nüfusuna oranla cezaevinde en fazla yurttaşı olan ülkeler içinde bulunmaktadır. Bugün 140 bine yakın yurttaşımız hapiste tutulmaktadır.
“65 yıl önce Türkiye’yi küçük Amerika yapacağız” sloganıyla yola çıkanlar, cezaevleri ve cezaevlerindeki insan sayısı bakımından gerçekten de ülkeyi “Küçük Amerika” haline getirmişlerdir.

AKP, cezaevine mecburdur

Yeni ve daha büyük cezaevleri inşa etmek AKP iktidarında bir zorunluluktur; iki nedenden dolayı:

Son olarak ayakkabı kutularından çıkan milyon dolarların, avroların da gösterdiği üzere iktidarın en tepelerinde bulunanlar, kamu malını kendi zimmetlerine geçirmeyi, başkalarının emeğine el koyarak zenginleşmeyi yukardan aşağı bir kültür olarak topluma dayatmaktadırlar.

Cumhuriyetin, kendinden önce vatanı ve milleti düşünen yurttaşı gitmekte, onun yerini bencil, hırsız, zorba birey almaktadır. Bu anlayışın hâkim olduğu toplumda suç patlamasının yaşanmasından daha doğal bir durum olamaz.

İkinci olarak, iktidar sahipleri yabancı bir devlet projesinde görev aldıklarını kendi ağızlarıyla itiraf etmişlerdir. 12 yıllık iktidar pratikleri, Türkiye’nin milli çıkarlarının aleyhine emperyalist projelere hizmetle geçmiştir. Bu durum bağımsızlık, özgürlük ve milletin refahını isteyen bütün yurtseverlerin, iktidarın emrindeki bütün olanakların seferber edilerek baskı altına alınması anlamına gelmiştir.

Sadece bu iki neden bile AKP iktidarının neden her geçen yıl daha fazla cezaevi inşaatına ihtiyaç duyduğunu açıklar.

Herkes yaptığı ile övünür. “Şecaat arzederken merdi Kıpti sirkatin söylermiş.”

AKP’lilerinki de o hesap!

Mehmet Bedri Gültekin
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.