AKP’ye oy veren yurttaş da arayış içindedir


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

20 Şubat 2016, 17:58

Öyle görünüyor ki 2016 yılı halk açısından Cumhuriyet tarihinin en büyük arayışına sahne olacak… Sistem Partilerinin hiçbirinin seçmeni, bu arayışın dışında kalmayacak.

Mafya-Gladyo-Tarikat Sistemi açısından deniz bitti. Bu Partilere oy veren yurttaşlar artık her geçen gün daha belirgin bir şekilde şimdiye kadar yaptıkları tercihleri kökten değiştirmeye yöneliyorlar.

AKP daha üç ay önce yapılan seçimde oylarını 8 puan artırarak çıktı. Ama en büyük yanlış, bu seçmenin kararlı AKP’liler olduğunu sanmaktır.

Arayış, AKP’ye oy veren kitlenin çoğunluğu açısından da geçerlidir.

AKP’ye oy veren ama AKP’li olmayan seçmen

Önemli gerçek şudur: 1 Kasım’da AKP’ye yeniden oy veren yüzde 8 oranındaki yurttaş kitlesi AKP’li olduğu için bu partiye oy vermedi.

Haziran’dan Kasım’a aynı yurttaş kitlesinin yeniden AKP’ye dönmesinin nedeni, o günkü koşullar içinde Meclis’te temsil edilen partiler içinde oy verilecek başka bir Partinin olmamasından dolayıdır.

Söz konusu dönemde seçmen davranışını etkileyecek tek bir önemli gelişme yaşandı: PKK 7 Haziran’ın hemen ertesinde şiddet eylemlerine başladı ve TSK 24 Temmuz günü AKP’nin açılım politikasını bitirerek PKK’ya karşı harekete geçti.

Yurttaş, Güneydoğu’nun çeşitli il ve ilçelerinde yaşanan Irak ve Suriye benzeri manzaralarının ardından, böyle bir tehlikenin nasıl önlenebileceğini düşündü. Meclis’te bulunan Partilere tek tek bu açıdan baktı. HDP zaten karşı taraftaydı. CHP, teröre karşı harekete geçen TSK’nın karşısında PKK’nın yanıbaşında konumlanmıştı. MHP ise hiçbir konuda hiçbir çözümü olmayan Parti durumundaydı.

İşte bu tablo içinde seçmen, TSK’nın arkasında duran AKP’ye oyunu verdi.

Yani AKP’li olduğu için değil, önüne gelen somut tehlikeyi önleyebilecek biricik güç olan TSK’nın arkasında duran parti olarak gördüğü için AKP’ye oy verdi.

AKP’ye oy veren CHP’li seçmen

Haziran’da CHP’ye oy veren yurttaşlardan küçümsenmeyecek oranda bir seçmen kitlesi de 1 Kasım’da AKP’ye oy verdi.

MHP, HDP ve SP’den AKP’ye gidenler ile ilk defa oy kullanan seçmenlerin hepsini topladığımız zaman gene de AKP’nin oy artışını bulamayız.

Öte yandan HDP’den CHP’ye geri dönen Kürt Alevi ve etnik olarak Türk olan seçmen sayısı, CHP’nin 0.4’lük oy artışından çok çok fazladır.

İki olgunun ortaya koyduğu gerçek, kayda değer bir CHP’li seçmenin 1 Kasım’da AKP’ye oy verdiğidir.

CHP’li seçmenin AKP’li olmadığı açıktır. En azından laik seçmendir. Ama onlar sadece, Türkiye’nin Suriye haline dönmesini istemediler ve bu tehlikenin, laikliğin tehlikeye düşmesinden daha acil hale geldiğini düşündüler.

Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak

Ama seçimin üzerinden çok geçmeden AKP, icraatıyla Türkiye’nin kapısına dayanan tehlikeyi önlemek bir yana daha da büyüttüğünü ortaya koydu.

Rusya uçağının düşürülmesi, Musul’a asker gönderilmesi, Suriye’nin içini karıştırmada ısrar etme ve mezhepçi dış politika sonucunda Türkiye’nin bütün komşuları ile ilişkilerinin bozulması bölücü örgüte alan açtı.

Yani bir yandan TSK ve diğer güvenlik güçleri hergün şehitler vererek bölücülüğe karşı mücadele ederken, AKP izlediği dış politika ile bu mücadeleyi baltalıyor.

Öte yandan komşularla ilişkilerin bozulması ekonomik krizi daha da derinleştiriyor.

Ve bütün bu gelişmelerin üzerine AKP’nin yeniden gündeme getirdiği yeni Anayasa girişimi ise, deyim yerindeyse derinleşen krizin üzerine tüy dikmek anlamına geliyor. Toplumsal kutuplaşmayı derinleştiriyor ve iç çatışmaların önünü açıyor

Yani AKP’ye oy veren yurttaş, yağmurdan kaçarken doluya tutulmuştur. Ama elbette bu duruma mahkûm değildir.

AKP’li seçmeni kazanmak

1 Kasım seçimlerine giderken AKP’li olduğu için değil, başka bir çıkış yolu görmediği için bu Partiye oy veren seçmen, daha büyük bedeller ödemek anlamına gelen AKP pratiğini görünce veya önüne bir çıkış yolu konunca, siyasal tercihini aynı hatta daha büyük bir hızla değiştirecektir.

Bu durumda olan AKP seçmeninin, 1 Kasım’da kazandığı yüzde 8’lik oy oranından çok daha fazla olduğu da bir gerçektir.

Türkiye’nin yaşamakta olduğu hesaplaşmanın derinleşmesine bağlı olarak AKP’ye oy veren kitle konumunu sorgulayacak ve çıkış yoluna yönelecektir.

Onun için bugüne kadar AKP’ye destek olmuş yurttaşları, Tam Bağımsız ve Demokratik Türkiye için mücadele saflarına kazanmak için çalışmaya özen göstermek önemlidir.

Mehmet Bedri Gültekin
ulusalkanal.com.tr

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
TC Gerçek Vatandaş - 10 ay önce
Aynen.
Avatar
Recep TOPBAŞI - 10 ay önce
TSKnın bölücü terörle verdiği mücadelenin, AKP dış politikasıyla baltalandığı tespiti yerinde ve oldukça önemli bir tespit. Üzerinde düşünülmesi gerek.