Alevilerin güvenliği ve PKK


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

18 Aralık 2015, 16:57

 Taa Ardahan’ın Damal ilçesinde bile HDP’ye oy veren Türkmen Alevi yurttaşlar gerekçelerini; “PKK, kafa kesen IŞİD canilerine karşı Alevileri savunuyor” sözleriyle açıklıyorlardı.
“IŞİD gelecek ve bizi kesecek” korkusuyla geceleri köylerinde nöbet tutmaya başlayan Adıyaman’ın kimi Alevi köylüleri arasında da, “Bizi sadece PKK koruyabilir” diyenler vardı.
Benzer propaganda ve “savunma” sözlerine, Alevi yurttaşların yaşadığı hemen her yerde –Gaziantep, Maraş, Elazığ, Tunceli, Mersin, Ankara, İstanbul vd.- rastladık.
ABD’nin, IŞİD tehlikesine karşı “İnsanlık için dövüşen laik Kürtler” propagandasının, özellikle Türkiye’deki Alevi yurttaşlar içinde etkili olduğu tartışma götürmez bir gerçektir.
Emperyalistlerin dev propaganda makinesi, bir yandan IŞİD vahşetini, adeta canlı yayınla bütün dünyaya en ince ayrıntısına kadar sürekli olarak duyurdu. Öte yandan vahşetin karşısında direnen “Laik Kürtler” daha doğrusu “laik PKK” propagandası da aynı “makine” aracılığıyla yapıldı.
Ve sonunda Damal’daki Alevi Türkmen’e “PKK, beni IŞİD’li katillerden koruyacak” sözleri söyletildi.
Gerçekten böyle midir?


90 yıldır Aleviler kimin güvencesi altındaydı?
Alevi yurttaşlarımız, bir yandan Suriye ve Irak’da yaşanan manzaralar, öte yandan AKP iktidarının mezhepçi politikaları yüzünden derin bir endişe içindedirler. Bu durum aynı zamanda emperyalistlerin istismarı için elverişli bir zemin yaratmaktadır.
Öylesine yoğun bir propaganda bombardımanı yapılmaktadır ki, en sonunda Alevi yurttaşların önemli bir kısmı gerçeklikten koptu ve tam da ABD’nin istediği şekilde düşünmeye ve hareket etmeye başladı.
Oysa Türkiye’de Alevi yurttaşlar, Cumhuriyet’in laiklik politikasının yarattığı güvence içinde bugüne kadar esas olarak barış içinde yaşadılar.
Laiklikten uzaklaşmanın sonucu yaşanan Maraş, Sivas benzeri olayların daha da büyümemesi, bir yerde önünün alınması da gene, hâlâ görevini yapmaya devam eden Laik Cumhuriyetin kurumları (Ordu, yargı vd.) sayesinde oldu.
Ve Türkiye bugün hâlâ bir Suriye olmamışsa ve Türkiye Alevileri Irak Ezidilerinin yaşadığı trajedinin uzağında iseler, bunun da biricik açıklaması, Atatürk’ün laik Cumhuriyetinin ve TSK başta olmak üzere Cumhuriyetin kurumlarının hâlâ tasfiye edilememesinin sonucudur.

Cumhuriyetin laikliği, TSK’nın varlığı
Aynı değerlendirme, elbette daha farklı bir düzlemde Irak ve Suriye için de yapılabilir. Irak’ın Laik Baas rejimi ABD emperyalistleri tarafından yıkıldı. Ondan sonra mezhep çatışmaları başladı. Ve Ezidiler gibi azınlık din mensupları için hayat cehenneme döndü.
Suriye’de yüzde 15 oranındaki Nusayri nüfus, laik rejim sayesinde IŞİD vahşetine ve emperyalist saldırılara karşı Sünni çoğunluk ile birlikte vatanını savunabiliyor.
Emperyalist propaganda makinesi, Suriye Ordusu’nun ve halkının tam beş yıldır yüzbinlerce şehitle verdiği kahramanca mücadeleyi görmüyor. Halep’te, Palmira’da, Hama’da, Humus’ta ve Şam kapılarında durdurulan Ortaçağ vahşeti Suriye Ordusu sayesinde oldu.
Acıdır ama gerçektir.
Emperyalistler mazlum halkları etnik ve dini farklılıklar temelinde bölerek birbirine düşürüyor; daha sonra bizzat kendi yarattıkları bu Ortaçağ temelli örgütlerden kimilerini “şeytan” kimilerini ise “melek” gibi göstererek planlarını uygulamaya devam ediyorlar.
IŞİD’i ortaya çıkaran kim? ABD. Bugün PKK’dan “Sahadaki kara gücüm” diyen kim? O da ABD. Bölge halklarının son yüzyıldır hiçbir zaman görülmemiş bir vahşetin hedefi olmasını sağlayan ortamı kim yarattı? Gene ABD…

TSK’nın düşmanları
Alevilerin üzerinde düşünmeleri gereken en can alıcı nokta şudur: Türkiye Alevilerinin can güvenliğinin en büyük garantisi, bütün saldırılara rağmen hala ayakta duran Atatürk Cumhuriyetinin en önemli kurumlardan olan Türk Ordusu’nun varlığıdır.
Türk Ordusu görevini yapamaz duruma geldiği zaman Alevilerin bu topraklarda nefes alabileceği bir alanın kalmayacağı bir gerçektir.
Peki Alevi yurttaşların en büyük güvencesi olan Türk Ordusu’na kim düşmanlık yaptı? Ergenekon Balyoz tertiplerini kim yürüttü?
ABD emperyalizmi, F tipi Çete, AKP iktidarı ve PKK.
Bugün Türk Ordusu ile kim savaşıyor? ABD destekli bölücülük; PKK terör örgütü.
Göz önündeki bu gerçeklerden sonra söylenecek söz şudur: PKK bugün eylemiyle, Alevileri koruyan bir konumda değil, tam tersine Alevileri en büyük tehlikelerin içine atmak için hazırlanan yolu açmakla görevlendirilmiştir.
Mezhep ve etnik çatışmalarla bölünmüş bir Türkiye, ABD’nin bölge planlarını uygulamak için hedeflediği bir Türkiye’dir.
Aleviler ise ABD açısından “İkinci İsrail” hedefine ulaşmak için kullanılacak ve harcanacak bir “araç”tır sadece.
Bu aracın kullanılması için harekete geçirilen görevliler; bir yandan “Alevicilik” yaparak menfaat sağlayan mezhep tüccarları, öte yandan kaderini ABD ile birleştirerek kendisine ait bir Ortaçağ beyliği yaratmak peşinde olan PKK’dır.


Mehmet Bedri Gültekin
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
abrek - 13 ay önce
net ve bilimsel bir yazıdır. karşı tez sunacak olanlar ancak dogmalara ve yalanlara sıgınır. cunku baska malzemeleri olmayacaktır.