Alın o kupayı, müzenize götürün


Nazlı Tektaş

Nazlı Tektaş

14 Haziran 2014, 18:30

Uzun yıllardır ülkemizde bir çok derbi maçına şahitlik ettik. Futbolda şiddeti bir türlü engelleyememek bir yana, şimdilerde basketbolumuza sıçrayan şiddet ile karşı karşıyayız. Biz de derdik, salon sporlarına şiddet bulaşmaz, daha bilinçli bir kesim geliyor diye. Oysa ki ne kadar yanılmışız.
Şiddet sadece insanların birbirine fiziksel saldırısı değil, sözlü saldırısı da şiddeti içerir. Sahalarımızdan çirkin sözleri, küfürleri bir türlü çıkaramadık gitti. Bunun son kanıtı da Fenerbahçe ile Galatasaray asında yaşanan final serisi maçlarında karşımıza çıktı. Seride durum 3-2 Fenerbahçe önde. Galatasaray’ a 4. maçta taraftarının küfürlü tezahuratı nedeniyle 2 maç seyircisiz oynama cezası verildi.
Bu şu demek, Galatasaray kalan maçlarını kendi sahasında seyircisiz oynayacak. Haa bu arada SEYİRCİSİZ derken de aşağılanmış KADIN ve çocuklarımız gidebiliyor. Ayrıca federasyon bir ilke daha imza atarak, maça gelen kadın taraftarların araçlarını da otoparka almayacağını duyurdu. Dahası var, 14 yaşından küçük çocuklar maça gelebilecek ancak yanlarında mutlaka anneleri- refakatçıları olabilecek. Dahası da var, kadınlarda yanlarında çocuk olmadan tek başına maça giremeyecek ve sadece bir çocuğuyla maça girebilecek. Kulaklarınıza inanamadıysanız www.tbf.org.tr adresinden duyurulara bakabilirsiniz.
Şimdi bu acı, üzüntü dolu federasyon kararını sonra konuşacağım. Galatasaray ve Fenerbahçe maçında olan gerginliklere gelmek istiyorum. Her iki tarafta o şunu yaptı, bu bunu yaptı diyerek her maçta daha fazla çirkinleşmek için ellerinden geleni ardlarına koymuyorlar. Ne acıdır ki, Dünya’ ya mal olmuş iki güzide takımımızın yöneticileri yaptıkları şiddet ve acı dolu açıklamalarla kendi taraflarını da resmen gaza getiriyorlar ve hiç kimse geri adım atmıyor. Hakemleri baskı altına almalardan başlandı, protokolde ki yerler verilmedi, taraftarlar küfür etti vs vs…
Ülke olarak çok ama çok zor günlerden geçiyoruz. Hukuksuzluk, adaletsizlik diz boyu. Böylesine zor sıkıntılı günler yaşarken tek eksik kalan sporumuzda da şiddet görmekti. Nitekim bu da oldu. Galatasaray- Fenerbahçe kadın final serisinde başlanan gerginlik son olarak erkek maçlarında da devam etmekte. Galatasaray’ ın skor tabelasında kazandıkları maç sonunda yazan “koyduk mu” ibaresi gerçekten kanımı dondurdu. Her kim, kurum ne yapmış olursa olsun, Galatasaray gibi büyük bir camiada, kendini bilmez birinin çıkıp bunu yazması gerçekten büyük hata ve çok yanlış. Fenerbahçe cephesinde de yöneticilerden birinin milli takımımızın koçu olmuş bir insana bir taraflarını tutup “seni….s…” hareketi yapması ve söylemesi de Fenerbahçe gibi büyük bir camiaya hiç ama hiç yakışmadı. Bu kadar mı birbirinizden nefret eder oldunuz, bu kadar mı kin ve çirkinlik içindesiniz aklım almıyor.
Bu konuda yazılacak konuşulacak çok olay var. Ancak ne yazık ki işin başı federasyondan kaynaklanmaktadır. Federasyon öncelikli olarak böylesine büyük bir final serisinde atayacağı hakemleri ile sıkı sıkıya görüşüp, her ne olursa olsun adil olmaları, başkalarının lafları ile hareket etmemeleri gerektiğini önemle söylemeli, hakemleri uyarmalıydı. Hakemlerin çaldıkları düdükler her maçta farklılık göstermekte ve belirli bir standarda uymamaktadır. Bu yüzden de her iki tarafta haksızlık yapıldığını iddia etmektedir ve bu durumda her iki tarafta haklıdır. Hakemler ve federasyon başından beri net bir duruşla, tavırla seriye başlasalardı ve gerekli cezaları anında uygulasalardı işler kanımca bu kadar büyümeyecekti.
Fenerbahçeliler lütfen bana şimdi kızmasınlar. Obradovic’ in kariyerine, basketbol bilgisine Dünya şapka çıkarır ben de öyle. Ancak Türkiye’ ye geldiği günden beri gerek hakemlere karşı sürekli konuşması, duracağı yeri bilmemesi, sınırlarını aşması ve hatta kalkıp maçın ortasında karşı rakip takımın koçunun yanına kadar gidip itip kakmasını hiçbir zaman tasvip etmiyorum , her kim yaparsa da etmeyeceğim. Bu kadar büyük bir koç her davranışı ile örnek olmalı. Nitekim bu seride maçın ortasında potanın altına kadar gelipte hakeme tiiraz edebilecek gücü buluyorsa bu hakemlerin hatasıdır, verdiği tavizdir ve yanlıştır. Ayrıca milli takımımızın başına geçmiş olan bir koça da şahsına küfür etmek, maç boyunca tükürüklere boğmak… Bu adam yarın sizin, bizim milli takımımızın başında yer alacak, Ergin Ataman’ a yapılan bu çirkin davranışı da kınıyorum.
Şimdi gelelim 6. maça. Abdi İpekçi’ de Galatasaray’ ın sahasında Pazartesi akşam 20:00’ da. Araçla gelemiyorsunuz çünkü park alanına aracınız alınmayacak. Çok güzel akşamın 8’ inde çocuğumla maça gelmek isteyeceğim ancak aracı park edecek yer sorunum olacak. Onu da geçtim maç akşam 10 da bitiyor, akşam 10’ dan sonra ben çocuğumla kadın başıma nereye gidip nasıl geleceğim. Ertesi gün de işi gücü olan hiç gitmesin artık. Çocuğum yok, tek başıma gitmek istiyorum, federasyon buna da müsaade etmiyor çocuğunla gel diyor. Peki 10 ve 8 yaşında iki çocuğum var, federasyon ona da izin vermiyor hayır efendim 1 çocuğunla gelebilirsin diyor. Oldu ben küçük çocuğumu evde bırakayım büyüğüyle geleyim evde zırlasın diğeri. Bu mudur çocuklara aşılamaya çalıştığınız basketbol sevgisi sorarım size? Bu ayrımcılık, ikilemlik nedendir hiç aklım almıyor. Birine kıyaksa bu neyin nasıl kıyağı? Ya da ceza ise Allah aşkına okumuş etmiş adamlarsınız mantıklı bir ceza verin ve kimseyi almayın seyircisiz oynansın, en azından kadınlarımızı aşağılamaktan yırtın bir maçlığına da olsa.

Uzun lafın kısası, federasyon görevini hakkıyla yapmıyor, yanlış kararlar ile ortamı daha çok geriyor. Rezaletin böylesi olmaz. Her seri olduğu gibi bu seride bitecek. Akıllarda kalan, küfür kıyamet, insan yerine konmayan KADINLARIMIZ, taraflı hakemlerimiz, kulüplerin yaptığı çirkin açıklamalar olacak. Kazanılan kupa mı? Alın müzenize götürün, tüm çirkinliklerin eseri o kupa olacak.
 


Nazlı Tektaş
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.