Amerika ile asla!


Bülent Esinoğlu

Bülent Esinoğlu

05 Temmuz 2015, 13:53

Afganistan ve Irak’la başlayan, Libya ve Suriye ile devam eden, bölgemize Amerikan saldırısının, şekil değiştirse de, devam ettiğini biliyoruz.

Gerek Irak devletinin ortadan kaldırılması, gerekse, Suriye devletinin büyük ölçüde zaafa düşürülmesi sonucunda, yangının Türkiye’ye sirayet edeceği ya da sirayet ettirileceği kesindir.

Amerika’nın farklı senaryo ve farklı vekâlet savaşlarıyla, bölge devletlerini imha ettiği bir gerçektir. Aslında bölgede ki sınırlar, Amerika’nın umurunda değildir.

Balkanizasyonun sürmesi, Büyük Kürdistan’ın kurulması ve İsrail’in güvenliğinin bir üst seviyeye taşınmasıdır. Eğer bunu başarabilirse, zaten Çin’in petrole ulaşımını da sınırlamış olacaktır.

Amerika’nın bölgede gireceği her hareket, her söylem ve davranış bölge ülkelerinin aleyhinedir.

Şimdi Türkiye’nin güvenliği alarm vermektedir. Güvenliğin olmadığı yerde, ne ekonomik istikrar, ne siyasi istikrar, ne de demokrasi olur.

Zaten Irak ve Suriye’de sürdürülen Amerikan siyasetleri, Türkiye halkının gırtlağına dayanmıştır. Güvenlik olmayan yerde, üretimin güvenliği de yoktur.

Güvenlik dediğimizde, üretimin güvenliğinden söz ediyoruz demektir. Ordular bunun için vardır.(Sözümüz Türk burjuvazisinedir)

Eğer Türk Ordusunun, Türkiye Devletinin güvenliğini alması gibi bir zorunluluğu varsa, stratejisini ve taktiklerini Amerika ile birlikte yapması durumunda, başımıza neyin geleceği açıktır.

Irak’ın kuzeyinde Amerika ile yapılan işbirliğinden, Barzani devleti çıkmıştır.

Şimdi de ABD, bizi PYD(PKK) ile işbirliğine zorluyor.

“Türkiye ve PYD, DEAŞ’a karşı karadan girsin, ben(ABD) havadan bombalayayım. İncirliği de kullanmalıyım.”

Özetle Türkiye’nin, Barzani ve Amerika ile yaptığı işbirliğini, Suriye’de de tekrarlayalım.

Türkiye’nin güvenliği söz konusu olunca, TSK’nın da, Amerikasız bir plan yapması ve güvenliğini tesis etmesi işaretleri ortaya çıkınca, yetmez ama evetçiler bağırmaya başladı.

Bildiğiniz gibi bunlar Amerikancı ve Batıcıdırlar.

Amerika ile birlikte savaş olursa evet, biz kendi güvenliğimiz için bir şeyler yapmaya kalkarsak, “savaş istemiyoruz” naraları…

Ordunun ülkenin içinde güvenliği sağlayabilmesi için, güvenliğin gereği olarak, tehdidin dış uzantılarını da bertaraf etmesi gerekir.

Güvenliğimiz için önce güney doğumuzda devletimizi hâkim kılmalıyız. Bunun için PKK’ya kesin darbe indirmeliyiz.

Hatırlatalım. Ordumuzun güvenliği Suriye’den başlayarak temin etmesi için girişeceği bir harekete, Kandil’den cevap geldi.

“Türkiye içinde savaş çıkarırız.” PKK ile PYD’nin bağlantısı yok diyenlere bu cümle yeter.

Bunlar daha Büyük Kürdistan’ı kurmadan, Türkiye’yi tehdit ediyorlar. Bir de Suriye’de yeni alanlar kazanırlarsa, Türkiye’nin içinde neler yapmazlar.

Sürdürülen ikinci yalan, PYD ve PKK arasında ilişki yokmuş, Barzani ile PKK zaten düşmanmış!

Bu ifadeleri kullananlar, sadece, Büyük Kürdistan’ın kurulması için ABD’ye taşeronluk yapanlardır. İç hainledir.

İçerdeki hainleri temizlemeden, dışardakine bakmak; iç cepheyi kaybetmek demektir. İç cepheyi garantiye almadan, dış cephede elde edilecek bir güvenlik yoktur.

Önce güney doğumuzda devletimizi var etmeliyiz.

Bu söylediklerim AKP iktidarıyla olur mu bilmem. Sonunda ABD tuzağına düşerler mi bilmem.

Ama ülkemiz var olacaksa, güneydoğuda var olarak, bunu sağlayabiliriz. Aksi taktide, her yer Irak ve Suriye olur.

Bir şey yapacaksak, Amerika ile birlikte asla olmaz.

Bülent Esinoğlu
[email protected]
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.