banner863

Amerika Kürdistan kurmakta kararlı!?


Bülent Esinoğlu

Bülent Esinoğlu

23 Ocak 2016, 12:49

Amerika’nın ikinci adamı Joe Biden’ın ziyaretinin gerçek nedenini ileri ki yıllarda öğreniriz.

Niye geldiği, ne Türkiye’den ne de Amerika’dan yapılan açıklamalarla anlaşılamaz.

Ancak yaptığı görüşmelere, görüşme yaptığı karakterlere bakıldığında, Türkiye’den ne istediği çok açık.

“Biz bölgede bir Kürdistan kuracağız, siz de bize yardımcı olun” çalışmasından başka bir şey değil, bu ziyaret.

İfade özgürlüğünden başlayalım.

Türkiye’de ifade özgürlüğünün olmadığını söylüyor, beyefendi. Özgürlükten kastı; Türkiye’nin bölünmesi konusunda ve Kürdistan kurulması konusunda herkes serbestçe konuşsun diyor.

Bölünmenin siyasi çalışması ve propagandası serbest olsun diyor.

Onun düşünce özgürlüğünden kastı; emperyalizme ve kapitalizme karşı mücadele özgürlüğü değil.

Ülkeyi bölenlere, bırakın bölsünler özgürlüğüdür.

Keşke tüm özgürlükleri savunsaydı.

Sınıflar arasındaki bu uçurumların ortadan kalkması için özgürlük isteseydi.

Bölünme sadece PKK’nın silahlı terörü ile olmaz ki. Bölünmeye Türk ve Kürt halklarının ikna olması gerekir.

Beyefendinin söylediği şey şu; Bırakın herkes bölünmeyi serbestçe konuşsun. Bu işin silahlı tarafı zaten var. Bir de siyasi ve sosyal tabanını oluşturursak, Kürdistan kurma işi yoluna girer demek istiyor.

İçerideki ABD işbirlikçileri, işin bölünme kısmını sanki söylenmemiş gibi alıp, meseleyi düşünce özgürlüğü soyutlaması üzerinden tartışmak istiyorlar.

Korkmasalar bölünmeyi de doğrudan propaganda edecekler de…

Biden’in çalışma ziyareti bir kere daha göstermiştir ki, Amerika bölgede Kürdistan Kurma kararındadır. Israrlıdır.

Bir kere daha anlaşılmıştır ki; Amerika ile birlikte olarak, ne ülkemizin birliğini, ne de, toprak bütünlüğümüzü koruyabiliriz.

Çünkü Amerika Türkiye’nin birliğine ve toprak bütünlüğüne göz dikmiştir. Çıkarları bunu gerektirmektedir.

Çıkarlar içimizdeki işbirlikçiler sayesinde yürütülür.

Çok öncelerden beri tekrarladığım tarihi gerçeği, bir kez daha tekrarlamak istiyorum.

Emperyalizmle savaş; içimizdeki işbirlikçilerle savaştır.

Şu an yaşadığımız süreç; İşbirlikçilerle savaş sürecidir. Bu Amerikan işbirlikçilerinin başında, Amerikalı yetkililerin “Kara gücüm” dediği PKK/PYD gelmektedir.

PKK ile savaş bir anlamda Amerika ile savaştır. Vatan savaşıdır.

Vatanın olmadığı yerde, özgürlükler zaten olmaz.

Bu nedenle bu süreç sürdükçe, savaş derinleştikçe, bu işin bir entelektüel özgürlükler meselesi olmadığını anlamayanlar da anlayacaktır.

Daha açık ifade edersem; ayağını bu toprağa basan burjuva ve sermaye kesimi de, ben ABD sermayesiyle ortak iş yapıyorum, ben bölünme özgürlüğünü savunayım mevziinde duramayacaktır.

Her ne kadar emperyalizmle yürüttüğü işleri varsa da, ana gövdesinin Türkiye’de olduğunu görecektir.

Eninde sonunda herkes toprak bütünlüğünü savunma noktasına gelecektir.

Toprağı savunmak özgürlüğü savunmaktan önce gelir.

Bu bir entelektüel özgürlükler meselesi değil, varlık meselesidir.

İktidar meselesi hiç değildir. Dışarıdan bir saldırı varsa, iktidarda kim olursa olsun bir yerden sonra savunma mevziine girecektir.

Bülent Esinoğlu
[email protected]
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ali Doğan - 11 ay önce
Aynen katılyırum Başkanım