Anlama rehberi-3


Oktay Yıldırım

Oktay Yıldırım

15 Mart 2016, 12:29

Daha önceki anlama rehberlerinde yazmıştım. Vekil bebek katili Duran Kalkan da doğruladı:“PKK ölüm-kalım savaşı veriyor.”

Yapılan analizler arasında ayakları yere basan çok az analiz var. Bir tanesi mahpushanede koğuş arkadaşım Soner Yalçın’ın yazısı. Dikkat çeken iki saptaması var. İlki PKK’nın başka merkezlerden verilen emirleri uyguladığı. Buna katılıyorum. Diğeri ise PKK’nın bu eylemlerinin kontrol dışı hücreleri tarafından panikle yapıldığı ve “taktik hata” olduğu, bu şekilde halkın nefretini kazandığı şeklinde… Buna katılmıyorum.

Anlatayım.

Doğru, PKK’nın Kandil’den bağımsız hücreleri var ama eylemleri kendi başlarına yapmıyorlar. Üst akıl, batı illerindeki bu saldırıları bilinçli olarak yaptırıyor.

Kobani Pazarlığı

ABD ile Kandil arasında yapılan pazarlık Kandil’deki teröristlerin Suriye’ye indirilmesi içindi. Ama PKK “olmaz” dedi. Çünkü hem IŞİD sert savaşıyordu, hem de giderlerse Kuzey Irak’taki iktidar kavgasını Barzani’ye kaybedeceklerdi.

ABD bunu gördü ve Irak’ın kuzeyinde Barzani ile ortak olacağını ilan etti. PKK yine razı olmayınca zorunlu göç seçeneği ortaya çıktı.

ABD-Türkiye İncirlik mutabakatı budur. Türkiye ABD’nin verdiği üç beş hedefi vuracak, bunu kısa aralıklarla tekrarlayacaktı. Barzani de Kandil’in ikmal yollarını kesecekti. Kesti de… Böylece orada barınamayan PKK zorunlu olarak Suriye’ye inecekti.

Ama…

Bir Gece Ansızın

Türkiye’nin elinde daha fazla hedef istihbaratı vardı ve bir gecede 700 sorti yapıldı. Türk Ordusu oyunu bozmuştu.

Herkes panikledi. ABD’nin Kobani’ye kaydıracağı silahlı güç telef oldu. PKK bütün planlarını değiştirmek zorunda kaldı. Ellerinde kalan az sayıda adamı, aslında daha sonrası için hazırladıkları Cizre ve Sur’a indirdiler. Yani zorunlu bir erken doğum oldu.

Dağ kadrosundan gelenlerin sayısı azdı. Şehirlerdeki YDGH yapılanması ile tamamladılar. Dağ kadrosundan bir kişi, yanına YDGH denilen çakal takımından 8-10 kişiyle bir grup oluyordu. Sur ve Cizre macerasına böyle başladılar.

Sonuç: Onları da kaybettiler.

Ama daha önemlisi halk desteğini kaybettiler.

Halk Desteği Neden Yok

 Daha önce bunu da yazdım. Halk yıllardır anlatılan o “devlet zulmü” masallarının gerçek olmadığını gördü. Aksine PKK zulmü vardı… Eskiden iki günlüğüne köye gelip giderken anlayamamışlardı ama şimdi iş ortadaydı: Kahvede ayağa kalkmayanı vuran, ambulansı patlatan, ev yakan, çocuk öldüren aslında PKK’ydı.

Bunların üstüne bir de meskûn mahal çatışmasının yıkımı eklendi. Halk evlerini kaybetti, yandı yıkıldı. İşini kaybetti. Onları destekleyenler bile anladı ki, üç-beş hayalperestin işi değil devleti yıkıp, yeni devlet kurmak… PKK zulmünden kaçanlar, Irak ya da Suriye’ye değil Ankara’ya, İstanbul’a sığınıyordu.

Dahası batı ile doğu arasında bekledikleri düşmanlığı da yaratamamışlardı.

Bu Yaz Çok Sıcak Geçecek

PKK’nın üst aklı da bunları gördü.

Artık hem sayıları yeni bir bölgesel çatışmayı sürdürmeye yeterli değil, hem de zaman kalmadı.

Yeni plan, kayıpları yeniden kazanmak. Kayıplar şunlar: Militan kadro ve halk desteği.

Bunun için üst akıl özellikle batı illerinde masum halkın zarar göreceği büyük eylemler yaptıracak.

Böylece batı illerinde PKK’yı değil Kürtleri hedef alan nefret dalgası doğurmaya çalışacak. Kavgalar, çatışmalar, provokasyonlar planlanacak. Bu nefret dalgası PKK’nın yeniden üye ve mevzi kazanmasına neden olacak. Hesap budur!

Bunu engellemenin tek yolu, Kürde tepki gösterip çaresizce PKK’ya itmek değil, onu büyük Türk Milletinin bir parçası olarak kucaklayıp, PKK’ya karşı birlikte durmaktır.

Bunun için bu yaz çok sıcak geçecek.

Ama tarih değişmez, Türk Milletinin birliği galip gelecek.
 
Oktay Yıldırım
ulusalkanal.com.tr





Anlama kılavuzu

 Anlama rehberi
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.