Anlama rehberi


Oktay Yıldırım

Oktay Yıldırım

07 Ağustos 2015, 11:46

Açılım şımarıklığı, PKK eylemleri, İncirlik mutabakatı ve Türkiye'nin uzun süredir ara verdiği iç güvenlik operasyonları. Hemen ardından ABD'nin Diyarbakır havaalanını bir bedel gibi üs olarak istemesi.

Anlamaya çalışalım.

ABD Esad’ı yenemeyeceğini görünce anlaştı. PYD Başkanı Salih Müslim önce, “IŞİD’e karşı Esad’ın ordusuna katılacaklarını” hemen arkasından da “hedeflerinin demokratik ve federal Suriye” olduğunu açıkladı. WSJ’da, “ABD uçaklarının PYD’ye
destek olacağı" ilan edildi. PYD yetkilileri PKK ile ilişkileri olmadığını söyledi.

ABD Savunma Bakanı Ashton Carter, operasyonlar için Türkiye’ye gelmeden önce Barzani ile el sıkışırken bütün dünyaya şu mesajı verdi: “Kürdistan büyük ortağımızdır.” Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, John Kirby ise, “PKK bir terör örgütüdür, Türkiye’nin kendini savunma hakkı vardır” dedi. Yani, "PKK, kara gücümüzdür" günleri bitti. Barzani ile PKK arasında bir tercih yapıldı.Şaşırtıcı mı bütün bunlar? Hep yazdık hainin kaderi ihanete uğramaktır.

Tayyip Erdoğan da yaptığı açıklamayla “çözüm sürecinin bittiğini” açıkladı. HDP’nin kapatılması bile gündemde. Türkiye Irak topraklarındaki PKK kamplarını, barınma merkezlerini vuruyor, PKK can havlinde.

Bilek Güreşi

Eee. BOP bitti mi? Elbette hayır, ama can çekişiyor.

PKK, Irak'ın kuzeyinden temizlenerek Barzani'nin iktidarı sağlamlaştırılırken, IŞİD karşısında zor durumda kalan YPG saflarına eklemlenmesi için zorunlu göçe tabi tutulacak gibi görünüyor. PKK bugün bir örgüt olarak silahlı işlevini YPG'ye, siyasi işlevini de HDP'ye devretmektedir. Türkiye’deki açılım, Kürdistan planının sadece bir parçasıydı, olmazsa olmazı değil. Bunun için Financial Times, "Batı'nın PKK'yı feda edebileceğini" yazdı.

Barzani Kürdistan’ı temsil ederek ABD’nin ortağı olacak, PYD Esad ile anlaşarak federal bir Suriye kuracaksa ve bütün bunlar ABD uçaklarının desteğinde yapılacaksa… BOP devam etmektedir.

Bugün PKK’ya atılan sopadan ABD'nin başka, Türkiye'nin başka sonuçlar beklediği açıktır. ABD, Suriye'deki koridoru tamamlamaya çalışmakta ve Kürt parçalarını birleştirmeyi ertelemektedir. Türkiye ise "fırtsat bu fırsat" diyerek bölge içinde birkaç parçaya ayrılmış olan ayrılıkçı Kürt hareketinin Türkiye içindeki bölümünü yok etmeye çalışmaktadır. Bu bilek güreşinin farkında olan sadece biz değiliz.

Financial Times’dan David Gardner, “PYD’nin Fırat’ı geçmesine engel olmak için Türkiye’nin bazı yerlerdeki IŞİD hedeflerini vurmadığını” yazdı. Yani Gardner’a göre de Türkiye’nin öncelikli hedefi PKK. Obama'nın Huffington Post muhabirinin sorusuna verdiği cevap bunu doğruladı. İndependent gazetesi, “Türkiye’nin PKK’ya operasyon yapmasına izin vererek, ABD’nin hata yaptığını” belirtti. Aynı gazeteden Rober Fisk'in de kafası karışmış, "Türkiye'nin ABD'yi kullanmasından şüpheleniyorum" diyor.

Sonuç...

ABD son kozlarını oynamaktadır. PKK'yı gözden çıkarmasının nedeni budur. Türkiye ise bu savaşta yanına mutlaka ayrılıkçı Kürt hareketlerine karşı mücadele eden diğer bölge ülkelerini ve Rusya-Çin ikilisini almalıdır.

Tayyip Erdoğan'ın Çin'e milli paralarla ticaret önerisi, Rusya ile Şangay Beşlisine girmeyi konuşması, PKK ve IŞİD konusunda da İran cumhurbaşkanı ile görüşmesi bu ittifak için olumlu adımlardır. Çok derin analizlere gerek yok, Türkiye PKK'yı vuruyor. Gerisi adım adım gelecek. Evet zor olacak, evet analar ağlayacak belki... Ve sonunda tarih tekerrür edecek...

Oktay Yıldırım
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.