banner863

Artık savunmadayız


Bülent Esinoğlu

Bülent Esinoğlu

02 Haziran 2016, 12:50

Savunma sözcüğü sizi rahatsız etmesin. Saldırıya karşı savunma namustur. Savunma ahlaki bir durumu temsil eder.

Suriye’de, Amerika ile birlikte, Suriye devletini yıkmak, Emevi Camiinde Namaz kılmak savunma değil, saldırıdır.

Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunmak, aslında Türkiye’nin toprak bütünlüğünü savunmaktır.

Rus uçağını düşürdüğümüz, 24 Kasım 2015 gününden bu yana savunma mevzilerini kuvvetlendirmeye çalışıyoruz.

Bizler öteden beri savunma içinde olduğumuzu anlatmaya çalışırken, yandaş medya ve onların güzide temsilcileri, bölgenin bizden sorulduğunu, ifade edegeldiler.

Fetih ve toprak kazanma duyguları, insanları şımarttı. Dünya dengelerini göremez hale getirdi. Suriye’de, başlangıçta ABD ile birlikte hareket edildiğini görünce, Amerika ve Türkiye çıkarlarının çatıştığını görmezden geldiler.

Şimdilerde ise yelkenleri indirmiş, Amerika’nın Türkiye’yi kuşattığından söz ediyorlar.

Önce şunu iyi görmemiz gerekir; ABD bize kaç mevziden saldırıyor? Biz, Amerika müttefikimiz, stratejik ortağımız diyerek, bu örtülü/açık saldırılara nasıl cevap veriyoruz.

Birinci mevzi; Amerika, PKK/PYD ve Demokratik Suriye Güçleri ile doğrudan saldırıyor. Buna biz, PKK ile mücadele ederek doğrudan cevap veriyoruz.

İkinci mevzi; Amerika Suriye oluşturduğu kullanışlı örgütü DAEŞ ile sınırımızdan ve Türkiye içinde intihar saldırıları yapıyor. Bu saldırıya sınırımızdan toplarla karşılık veriyoruz. Savunuyoruz.

Üçüncü mevzi; Amerika sözde demokrasi talepleriyle cephe gerisine sızmaya çalıyor. Tarih boyunca Türklere karşı kullandıkları kartları önümüze yeniden sürüyorlar. Ermeni ve Kürt ayrılıkçılarını Türkiye’ye karşı kullanıyorlar.

Bugün Alman Meclisi’nde, 1915 olayları oylanacak. Türkler, Ermenilere soykırım uygulamıştır diye bir kez daha bizi aşağılayacaklar. ‘Türkler katildir’ diyerek saldıracaklar.

Bu durum; Amerika’nın Almanya’yı, bir kez daha, nasıl kullandığını ortaya koyuyor. Böyle bir durum ne Almanya’nın ne  Türkiye’nin işine yarar. Bu işten sadece Amerika karlı çıkar.

Biz bilmiyor muyuz, Alman Meclisinin içinde, CIA’nın örgütlediği milletvekillerinin bu işe önderlik ettiğini…

Dördüncü saldırı hattı; Suriye’nin kuzeyinde, bir Kürt Koridoru kurmak, Türkiye’yi içerden ve dışardan parçalama işi değil de nedir?  Biz buna nasıl cevap veriyoruz? Diyoruz ki bırak şu PYD’yi birlikte Suriye’ye girelim eğer gerçekten senin derdin DAEŞ ise temizleyelim.

Olmaz diyor. Sen (Türkiye) önce PKK ile masaya otur. Federasyonu görüş diyor.

Beşinci saldırı noktası; Amerika ve Avrupa Kıbrıs’tan askerinizi çekin diyor. Buna cevabımız çekingen ve korkaktır. Yapılacak iş; KKTC’yi Türkiye’ye bağlamaktır.

Bir yandan, Amerika’ya karşı savunma yapmaya çalışıyoruz. Öte yandan da, Amerika’nın isteklerini karşılıyoruz.

NATO, bizden, Meclis Tezkeresi olmaksızın, asker gönderme kararı istiyor. Türk askerinin yurt dışında, yabancı askerin de, (bunu ABD askeri diye okuyun) Türkiye’de, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararı olmaksızın konuşlanmasına olanak sağlayan Bakanlar Kurulu Kararı Resmi Gazetede yayınlandı.

NATO isminin yerine Amerika ismini koyarak düşünmemiz gerekir.

Düşmanımız ile birlik olarak vatanımızı savunamayız. Çok değil, bu tür anlaşmaların çoğunu, bir yıl içinde kaldırmak zorunda kalacağız. Çünkü saflar hızla netleşiyor.

Saldıran kim, savunan kim daha açık hale geliyor.

Düşman askerini cephe gerisinde konuşlandırmak, cephe gerisini dağıtmak anlamına gelir.

Bülent Esinoğlu
[email protected]


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Adil Aydın - 7 ay önce
Hükümetin dost bildikleri zarar verince gözü açılıyor. Vakit geçmiş oluyor. Şehitlerimiz, maddi kayıplarımız bu sebepten.