Asgari ücret nasıl artar?


Çetin Ünsalan

Çetin Ünsalan

29 Mayıs 2015, 09:55

Türkiye’de seçimlere damgasını vuran konuların başında geldi asgari ücret… Rakamlar havada uçuşuyor da, vatandaşa dönüp de halini soran yok. Bir açık arttırma ya da açık eksiltme misali, ortada rakamlar dolaşıyor. 
Ben filmin sonunu belirteyim. Anayasa 65. Madde gayet açık. Diyor ki: “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, ekonomik istikrarın korunmasını gözeterek, milli kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.”
Özetle meydanda ne söylenirse söylensin; başa gelen istemediği takdirde bunu uygulamama hakkını anayasadan almaktadır. Nedense de 12 Eylül Anayasası diye yeri göğü inletenler, referandum, şovu yapıp bugün hukuktan sendikalaşmaya kadar her alandaki güvensizliği yaratanlar iktidarıyla, muhalefetiyle bundan söz etmez.
Elbette iktidarlar olanaklar ölçüsünde bir şeyleri yapacaktır. Ama bu madde verilen sözleri tutmamayı legalleştirdiği gibi, kaynakların kullanımındaki tercihi de vatandaş dışındaki faktörlerde kullanmanın yolunu açıyor.
Diyelim ki yaptılar ve asgari ücret 2 bin TL net oldu… Yani yüzde 100 zamlandı. Çok basit; ürünlerin fiyatlarını üç katına çıkarırsanız, hem asgari ücreti yükseltmiş, hem de olayı dengelemiş, hatta vatandaşı çırak çıkarmış bile olabilirsiniz. Çünkü satın alma gücünü yok edersiniz. 
Yani Temmuz 2015 itibariyle bin TL olacak asgari ücretle 40 TL’ye aldığı bir ürünün fiyatı 100 TL olursa, aldığı fark bile erimiş olur. Aynı oyunu Almanya avroya geçerken yaptı. Ücretleri avro bazında yarı yarıya hesapladı; fiyatları bire bir arttırdı. Bir gecede Alman vatandaşı yüzde 50 fakirleşti. Bunun yapılmayacağının garantisi yok.
Gelelim asgari ücretin nasıl artacağına… Bakan Zeybekçi büyüme olursa asgari ücretin yükselebileceğini belirtiyor. Zaten yıllardır yapılan bu. Salt büyüme, satın alma gücünü eritmekten başka bir işe yaramaz. 
Sağlıklı olan kalkınmaya dayanan bir ekonominin, bu yolla elde ettiği büyümeyle sağladığı refah ve refah paylaşımının asgari ücrete yansımasıdır. Gerisi hoş bir masal… Zaten Bakan Zeybekçi de aynı masalı anlatıyor.  
2003 yılında asgari ücret 130 dolar iken bugün 430 dolar oldu diyor. Bu da bir yanıltmaca… 2.65 dolar kurundan bugünkü asgari ücret 358 dolar eder. Hadi onu geçtim; ama satın alma gücünü ne yapacağız?
Yine ürün bazlı istatistikler gösteriyor ki, asgari ücret üç katına çıkmışken, yüzde 400 ortalamadan aşağı zamlanan ürün yok. İşte bahsettiğim az önceki hesabın sağlaması… Satın alma gücünü düşürürseniz, gerisi sadece rakam olarak kalır. 
Buna bir de yalan yanlış enflasyon oranları açıklayarak, insanların doğal ihtiyaçlarını karşılaması için cebine kredi ve kredi kartı koyup, çaresiz bırakmayı da ekleyin, gelin çıkın işin içinden,
Ayrıca Zeybekçi’nin dediği gibi kişi başına düşen milli gelirin artmasıyla da asgari ücret tek başına artmaz. Eğer bir ülkede gelir dağılımında adaletsizlik varsa, asgari ücretli hep ezilir. Asgari ücret nasıl mı artar? 
Planlı bir ekonomiyle, üretime dayalı kazancın oluştuğu, kalkınma ile birlikte zenginleşmenin yaratıldığı ve gelirin adaletli paylaşıldığı bir sistemde asgari ücret artabilir. Bir diğer seçenek de kaynakların dağılımında önceliklerinizi sabit gelirlileri güçlendirmek tercihinde saklıdır. Gerisi tıpkı başarılı ekonomi söylemi gibi palavradır. 
Ama ne olursa olsun; o ekonominin bir değer üretmesi ve adil paylaştırılması şart. Yoksa iş ulufeye döner ve toplumu tembelleştirir. Üstelik rakamlarda ve istatistiklerde kalmayan bir değer… 
Aksi takdirde de sokakta çatık kaşlı insanlar dolaşırken, en ufak bir konuda birbirini boğazlayan insanlar varken, iktidar partisinin reklamları gibi herkes sadece reklamlarda güler. Kural basit: Üretmeden tüketirsen, batarsın. Bugün olduğu gibi…
Velhasıl kelam neresinden bakarsanız bakın, elde kalan bir tartışma ve çarpıtmalarla dolu bir Bakan açıklaması. Peki ya siz? Halen palavralara inanıp, cebinizi ve yaşadığınız gerçeği görmezden gelmeye devam edecek misiniz?
Çetin Ünsalan
[email protected]

ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.