Askeri vesayet geri mi geliyor?


Osman Başıbüyük

Osman Başıbüyük

02 Nisan 2015, 20:50

Kumpas bitti mi?
Balyoz davasında sanıklar beraat etti herkes kumpas bitti zannediliyor.
Kumpas, yargılanan subaylara yapılmadı ki.
Kumpas, Türkiye Cumhuriyeti Devletine, Türk Milletine ve Türk Siyasetine yapıldı.
Kumpasın amacı neydi?
TSK’da Cemaatin kadrolaşması. TSK’daki kadrolaşmanın önüne geçildi mi ki kumpas bitsin?

Askeri vesayetin ayak sesleri
Bazı aklı evveller , “Balyoz davasında mağdur olanlar oldu ama askeri vesayetten de kurtulduk” zannediyor. Çok yanılıyorlar.
Önce askeri vesayetin tanımında anlaşalım: Asker eğer, siyasilere rağmen devlet ve milletin çıkarlarının aksine eylem ve söylemlerde bulunuyor ve bunda etkili oluyorsa buna askeri vesayet denir.
Ülkemizde yaşanan darbeler, askeri vesayetin en güzel örnekleridir. Ankara ne zaman Batı’nın kontrolünden çıkma temayülü gösterse, askerler yerli ve yabancı istihbaratların imdadına yetişmiş, darbe ve muhtıralarla Türkiye’nin kayan yörüngesini Amerikan eksenine oturtulmuştur.
Türkiye, askeri vesayetten neredeyse kurtulmak üzereydi. Kumpas davalarda tasfiye edilen askerler, komuta kademesine gelseydi bu hayal gerçekleşecekti. Çünkü o askerler, Batı’ya göbeğinden bağlı değildi. Ülkesinin çıkarlarını her şeyin üstünde tutuyordu. En tepede olan ülke çıkarı, siyasilerle askerleri eninde sonunda aynı istikamette buluşturacak ve askeri vesayet doğal yollardan ortadan kalkacaktı. Bunu istemediler!!!
Üst akıl, Türkiye siyasetine müdahale edecek bir kuvveti her zaman elinde bulundurmak ister. Bu kuvvetin Cemaat olması planlanmış. Peki, TSK içinde hiç Cemaatçi general, amiral, subay, astsubay yok mu?
Gelin birlikte birkaç soru soralım; sonra cevabı siz verin.
İstihbarat Daire eski Başkanı Sabri Uzun kitabında, Cemaatin devlette 400 bin kadrosunun olduğunu iddia ediyor. Bunların arasında hiç mi asker yok?
Kumpas davalarda tasfiye edilen askerler rastgele mi seçildi? Rasgele seçildiyse niye bunların %90’ı kurmay?
Tasfiye edilecekleri kim fişledi? İçeridekilerden başkası bunu yapabilir mi?
1. Ordu veya Genelkurmay Plan Harekât Daire Başkanlığından Çok Gizli harekât planları çalındı, CD’lerle piyasaya sürüldü. O planları MOSSAT mı çalıp Cemaate verdi?
Donanma Komutanlığı İstihbarat Şubenin tabanına, içinde sahte bilgiler bulunan 5 nolu hard diski kim yerleştirdi? Hard diskin içinde Jandarma'nın devletin iç güvenliğine, kamu düzenine ve istihbari görevlerine yönelik gizli kalması gereken dijital veriler ne geziyordu?
Bilirkişi olmaması gereken bilirkişi Bnb. Hakan Erdoğan (!), “Balyoz belgeleri doğruysa bu bir darbe planıdır”, diyen bilirkişi raporunu tesadüfen mi yazdı?
Önündeki 4 korgeneralin tasfiye edilmesiyle birileri, bir makama gelebiliyorsa buna şans mı diyelim?
2010 KPSS soru hırsızlığı soruşturmasında askeri lojmanlarda kalan 263 subay eşi ve yakınının 100 puanın üzerinde alması, 24’ünün ise soruların tamamını bilmesi Allah’ın hikmeti mi?
Neyse soruları uzatmayıp sadede gelelim. Genelkurmay Başkanlığımız sağ olsun Balyoz davasında beraat eden askerler için basın bildirisi yayınlayıp iyi dileklerde bulunmuş. Ayrıca bildiride; yaptığı suç duyurularından bahsederek kumpasçıların tespit edilerek yargılanmalarını istemiş. Oh ne güzel! Topu taca atmış, pardon sivillere atmış.
Biz kumpasın medya bacağında kimlerin yer aldığını TV’lerde seyrettik, gazetelerde okuduk, biliyoruz. Kumpasın polislerinin, savcı ve hâkimlerinin gözlerini yakından gördük tanıyoruz. Tanımadığımız kumpasın Cemaatçi askerleri. Ey Genelkurmay sen bu adamların tespit edilip yargı önüne çıkarılması için ne yaptın?
“Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” diye bir atasözümüz var ya! Biz de Genelkurmayın ne söylediğine değil, ne yaptığına bakacağız.

Aman dikkat
Cemaat yine her zamanki taktiği uyguluyor. TSK’da kendilerinden başka herkesi cemaatçi yaptılar. Kimi sorsam hepsi cemaatçi çıkıyor. Bu mümkün değil. Cemaatçiyle olmayanı ayırmak bize değil ehil ellere düşüyor.

Darbe tehdidi yükselişte
Cemaat bir kanser hücresi gibidir. Hızla çoğalarak bulaştığı yapıyı öldürene kadar yayılır. Mertliği öldürüp, kalleşliği yayarak 2000 yıllık TSK’nın genetik yapısını hızla bozmaya başlamıştır. Bu kalleşler sistemden temizlenmedikçe, TSK’da astın üste güveni yeniden tesis edilemez.
Çok çok daha önemlisi; Amerika’ya göbeğinden bağlı olan bu yapı ile askeri vesayet yeniden tesis edilmek istenmektedir.
Cemaat varlığı TSK’da devam ettikçe darbe tehdidi “Demokles’in kılıcı” gibi siyasilerin tepesinde sallanmaya devam edecektir.

Osman Başıbüyük
E.Hv.Plt.Kur.Alb.
[email protected]
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Adil Aydın - 2 yıl önce
cemaatçi personelin silahlı kuvvetlerimizden uzaklaştırılması ülkemize huzur getirecektir.