Atatürk'e niçin "dahi" diyorlar?


Soner Polat

Soner Polat

01 Eylül 2015, 09:31

Asırlara sığmayan eşsiz insan Atatürk, en karmaşık durumlarda Gordion Düğümü’nü söz, eylem ve davranışları ile kolayca çözüyordu. Gazi’nin yaşamından bazı kesitlerle sizleri baş başa bırakıyorum:

ORADAN BÖYLE GEÇİLİR!

İngilizler Çanakkale Anafartalar’dacepheyi yaramayınca yeni bir harekâta giriştiler ve cepheyi sağ cenahtan çevirmek istediler. Düşmanın planını bozmak için Kireçtepe'de tutunmak gerekiyordu!Hâlbuki oraya giden tek bir dar yol savaş gemileri tarafından ateş altında tutuluyordu.

Kireçtepe'yi tutma emrini alan Türk askerleri tereddüt içindeydi! Mustafa Kemal bu hali görünce siperlere koştu,askerin arasına karıştı ve sordu:''Niçin geçmiyorsunuz?” İçlerinden biri cevap verdi:''Düşman ölüm saçıyor, geçilmez !''

Mustafa Kemal zerre kadar korku ve tereddüt göstermeden,''Oradan böyle geçilir!'' dedi ve ileri fırladı.Mehmetçik artık durur mu? O da Gazi’nin arkasından ileri atıldı. Toz, duman, alev ve ölüm kasırgasını yaran askerler karşıya vardılar, tepeyi tuttular…

YURDUMUN TOPRAĞI TEMİZDİR!

Kral Edward İstanbul’a geldiği zaman, yatından bir motora binerek Dolmabahçe Sarayı'na yanaşır… Atatürk de rıhtımda onu beklemektedir. Deniz dalgalı olduğundan, Kral’ın bindiği motorsallanmaktadır. İmparator rıhtıma çıkmak isterken eli yere değerek tozlanır!

O sırada Atatürk elini uzatmış bulunduğundan, Kral da ona elini uzatmadan önce mendiline silmek ister. Ama Atatürk hemen söze girer:“Yurdumun toprağı temizdir, elinizi kirletmez!'' diyerek Kral’ı elinden tutup rıhtıma çıkarır…

SAKARYA SAVAŞI'NDAN DÖNÜŞ

Sakarya Meydan Savaşı Türk Ordularının zaferi ile sona ermiş, Gazi Ankara'ya dönmektedir. Yirmi gün büyük bir endişe ve karamsarlık içinde yaşayan Ankaralılar, muzafferBaşkomutan için bir karşılama töreni düzenlerler.

Ankara garından başlayarak şehre doğru yolun iki yakasında sıra ile dizilen hükümet ve meclis üyeleri, memurlar, öğrenciler, esnaf ve halk, Gazi geçtikçe alkış tutup arkasına katılarak büyük bir alay halinde ilerlemektedir.

Meclis binasının önüne gelindiğinde Gazi alayın başında bulunanların yukarıya doğru yol almakta olduğunu fark eder! Meğer bu tören şöyle düzenlenmişti: Toplu olarak Hacı Bayram Veli'nin türbesine gidilecek, onun maneviyatının yardımıyla(!) kazanılan bu büyük zafer için dua edilecek, sonra Meclis'e dönülerek nutuklar okunacaktır.

Gazi:''Öyle şey olmaz, yurt toprağını karış karış kanını akıtarak ve canını vererek savunan Mehmetçiğin hakkını ben evliyalara kaptırmam! '' deyip doğruca Meclis binasına sapar.

Atatürk yıllar sonra bu olayı şöyle tasvir eder: ''Kimileri benim bu davranışıma kamunun inancını inciten yersiz bir davranış gözüyle bakmış olabilir.Ama ben yurdun savunmasında, güvenilecek gücün evliyaların, yatırların ''maneviyatı'' olmayacağını hatırlatmayı artık zorunlu bulmuştum!”

BÜYÜK GEÇMİŞ OLSUN!

Atatürk, yurdumuzu ziyaret etmekte olan Yugoslav Kralı Aleksandr ile İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı'nda konuşurken, konuk Kral şöyle der:''Ekselans. Biz Türkleri çok severiz. O kadar çok ki, vaktiyle Cihan Harbi’nin sonunda Lloyd George Batı Anadolu'yu Yunanistan'a teklif etmeden evvel bize teklif etmişti. Fakat biz Yugoslavlar, Türkleri çok sevdiğimiz için George'un bu önerisini kabul edip Anadolu seferine çıkmadık.''

Atatürk, Kral'ın bu sözlerine şu cevabı verir:''Haşmetmeap, evvela bize karşı olan sevginize teşekkür ederiz. Sonra büyük geçmiş olsun!”

ÖVÜLMEYİ SEVMEZDİ

Atatürk ne kadar büyük bir asker, komutan, yönetici olsa da; duyguları, sevinçleri ve neşesi ile bizden biriydi… Ulusuyla bütünleştiğinin en tipik örneklerinden biri de şu kısa öyküde belirlenir:

Cumhuriyetin on ikinci yıldönümü için bir sıra dövizler hazırlanmıştır:''Atatürk bizim en büyüğümüzdür.'', “Atatürk bu milletin en yücesidir.'' ''Türk Milleti asırlardır bağrından bir Mustafa Kemal çıkardı.''

Atatürk listeyi dikkatle gözden geçirir… Bunlar ve bunlara benzeyenleri çizerek, hepsinin yerine kendini en iyi ifade eden şu satırları yazar:''Atatürk bizden biridir!''

Ulu Önderimizi sevgi, vefa, minnet ve şükran duygularımızla tazimle anıyor, aziz hatırası önünde saygı ile eğiliyoruz…

Amiral Soner Polat
ulusalkanal.com.tr
[email protected]

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Süleyman AYTEKİN - 1 yıl önce
Komutanım bu yazınızı çok beğendim. Öğretmen olarak görev yaptığım bir lisede yapacağım konuşmada, bölümler alıp okumama izin verir misiniz? Saygılarımla.
Avatar
ata-ferit- fero-defnesam- - 1 yıl önce
ataturk alcaklara guvenmeyen bir insandi belki de dehasinin sirri buydu.
Avatar
Ayhan OĞUZ - 1 yıl önce
Elinize, dilinize, yüce gönlünüze sağlık Kahraman Komutanım. Saygı, Sevgi ve Selamlarımla,
Avatar
gokmen - 1 yıl önce
Hocam yazılarınızı devamlı takip ediyorum çok
bsssrilisiniz