Atatürk korkusu!


Barış Tınay

Barış Tınay

26 Ekim 2016, 14:33

Bundan tam 17 yıl önce, bir Cumhuriyet aydınımızı daha, Ahmet Taner Kışlalı'yı bizden ayırdılar. Uğur Mumcu'yu yitirdiğimiz gibi, onu da alçak bir bombalısuikast ile halkından kopardılar.
 
Emperyalistler, bir ülkeyi hedef aldıklarında, önce o toplumun can damarlarını keserler. O can damarları ise, toplumun gerçek aydınlarıdır. Ülkemizin gerçek aydınları katledildikçe,Cumhuriyet'in değerleri, aydın diye halkın karşısına çıkartılankifayetsiz muhterislerinayakları altında hunharca çiğnendi. Bayağılık, basitlik, ilkesizlik, yalancılık ve işbirlikçilik ile etrafımızı habis bir ur gibi sardılar.
 
İleriyi görebilmek, her koşulda halkının çıkarlarını savunmak ve ülkesinin tam bağımsızlığı için mücadele etmek; aydın olabilmenin en yalın hali ile şartlarıdır. Bunları tabi daha da çoğaltabiliriz. Bugün gazetelere, televizyonlara şöyle bir göz gezdirin; her bildiriye tuzluk ile koşan imzacıları, Abant toplantılarının müdavim zarfçılarını, sürekli kandırıldım diyerek çark etmekten başı dönen iktidar yalakalarını ve cahillikten ruhları kararmış Atatürk düşmanlarını karşımıza aydın diye çıkartıyorlar.
 
Ben Kemalistim, Ben Tam Bağımsızlıkçıyım!
 
Bugün bir Uğur Mumcu’yu, bir İlhan Selçuk’u, bir Ahmet Taner Kışlalı’yı hangimiz aramıyor ki?
 
Bu karanlık günlerden kurtuluşa bir reçete verebilecek, bir düşünce kırıntısına nasıl da muhtacız!
 
Büyük hicap duyarak, karşılaştırma maksadı hiç taşımayarak, ülkemizin içine düşürüldüğü derin karanlığı daha iyi anlatabilmek için bir örnek vermek istiyorum.
 
Bakın Ahmet Taner Kışlalı “Tam Bağımsızlık” için ne yazıyordu?
 
"…Emperyalist devletlere karşı kazanılan bu ilk kurtuluş savaşı, giderek evrensel bir model oluşturmuştur. Kemalist milliyetçilik anlayışının dışa yönelik hedefi, ‘çağdaş uluslar topluluğunun eşit haklara sahip bir üyesi olmak’tır. Sadece siyasal bağımsızlıkla yetinmeyen, ekonomik bağımsızlığı da içeren bir "tam bağımsızlık", bu hedefin ayrılmaz bir parçasıdır..."
 
Bu Cumhuriyet’ten (!) Aydın Engin’in tam bağımsızlık yorumu!
 
“…Özellikle finans sermayesinin bütün ulusal sınırları kırıp, yıkıp, dörtnala ve kısıtsız dolandığı bir dünyada ‘tam bağımsızlık’ ancak gümrük duvarlarının ardına çekilmiş, dünyaya kapanmış bir ekonomi ve siyasetle mümkündür…”
 
Bu da Rasim Ozan Kütahyalı denilen zat-ı muhteremin!
 
“…Tam bağımsızlık demek tam barbarlık demektir... Bu tam bağımsızlık söylemi bütünüyle terk edilmelidir. Sadece Türkiye çapında değil evrensel bazda da “tam bağımsızlık” tam keyfilik, tam iktidar konsolidasyonu ve sonuç olarak tam barbarlık demektir..."
 
İşte aydın diye gazeteci diye bunları,televizyonlara, gazetelere çıkartıyorlar.
 
Atatürk İle Baş Edemiyorlar!
 
İşte bu ve bunlar gibiler yıllardır Kemalizmi faşistlik, ırkçılık; tam bağımsızlığı da statükoculuk, içe kapanmacılık olarak anlatıyorlar.
 
Ve ne yazık ki böyle yaza yaza, söyleye söyleye insanları, "Ben Kemalistim" demekten, "Tam Bağımsızlıkçıyım" demekten imtina ettirdiler, sindirdiler.
 
Peki, niye? Cevabı yine Ahmet Taner Kışlalı yıllar önce veriyor:
 
“…Atatürk ile baş edemeyeceklerini anlayanlar, kendilerine hedef olarak Kemalizmi seçti!
 
***
 
Ahmet Taner Kışlalı doğru söylüyordu.
 
Emperyalisti, işbirlikçisi, gericisi, bölücüsü, liberali, yetmez ama evetçisi…
 
Ne yaparlarsa yapsınlar, Atatürk ile baş edemiyorlar!
 
Ne kafalardan, ne yüreklerden Atatürk'ü silemiyorlar.
 
Esas korkularıbundandır.
 
Korkmakta da haklılar.
 
Çünkü küllerindende olsaTam Bağımsız Türkiye’yi yeniden kuracağız.
 
***
Barış Tınay
ulusalkanal.com.tr

https://twitter.com/baristinay
https://www.facebook.com/tinaybaris/
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Cemal Türk - 2 hafta önce
Yüzbinlerce yıl öncesinden Anadolunun doğusunda ve batısındaki dağlara asil çehresinin silüeti çizilen Mustafa Kemal ATATÜRK, en karanlık ve çaresiz dönemindeki beşeriyete 'kurtarıcı' olarak vadedilmiş idi. Geldi, gördü ve karanlık güçlerin belini kırdı. Ona düşman olanlar, tarih boyunca tüm 'kurtarıcılara' hiç bir istisnasız aynı düsmanlığı yaptılar zira aydınlığa karşı ve karanlıkdan yanalar.