banner863

*Ayaz Ata'ya mektup


Teoman Alili

Teoman Alili

25 Aralık 2015, 14:34

Sevgili Ayaz Ata;
Bu yıl da bitti. Ben bu yıl çok uslu durdum, olaylara karışmadım. Ben uslu durdum ama kötüler gene kötüydü. Uzaklardan gelen zalim çocuklar mazlum çocuklara acılar getirdi yine. O zalimlerin çocukları Erdal'ı öldürmüştü ya hani şimdi de Suriyeli çocukları öldürüyorlar. Biliyor musun, bazıları denizde boğularak ölüyor. Aylan adında bir bebek öldü sonra ihtiyar, kadın, insanlar öldü. Savaş var Ayaz Ata, bitmedi savaşlar çünkü zalim çocuklar hala bütün oyuncakları ellerinde tutuyorlar. Oyuncakları hep tabancalı, tüfekli, tanklı. Kuklaları var, konuşuyorlar ama ninni söylemiyorlar, küfür ediyorlar, yalan söylüyorlar, sapanları var taş atıyorlar. Mazlum çocuklar birbirine tabancalı oyuncaklar alsın diye daha çok tabancalı oyuncaklar yapıyorlar.

Ayaz Ata;
Hani bir çocuk vardı ya ekmek almaya giderken ölmüştü işte O'nun annesi hala ekmek yiyemiyormuş. Çocuğun düşen ekmeği hala yerde ve kimse kaldırmadı. Günah değil mi Ayaz Ata, ekmek yerde kalır mı? Sonra senin adaşın vardı Ayaz Bebek, öldü biliyor musun? Hem de ayazda donarak öldü. Bebek olduğu için adaşının senin gibi soğuktan koruyacak uzun beyaz sakalları yoktu. Annesi belki de seni bekledi geyiklerin çektiği kızağınla gelirsin de bir tas sıcak kımız verirsin diye ama gelmedin Ayaz Ata. Olsun belki haberin yoktu ama ben sana yazıyorum işte çocuklar hala "ölüyor ve şeker yiyemiyorlar" Ben birazını biliyorum ama dünyanın çok yerinde soğuktan donan, açlıktan ölen bebekler var. Büyüyebilenler aynı kötülükleri yaşamasın istiyorum Ayaz Ata.

Ayaz Ata;
Hakkımdır... Sana bu mektubu yazarken ne istediğimi de yazacağım. Uslu durdum ya hakkımdır istemek. Bize ekmek getir Ayaz Ata temiz akmek, petrol kokmayan beyaz ekmekler getir. Bize sıcak getir Ayaz Ata barut kokmayan geyiklerini koruyan kürk kadar doğal sıcaklar getir. Bize kardeşlik getir Ayaz Ata, zalim çocuklara karşı mazlum çocukların kardeşliğini getir. Bize birlik getir Ayaz Ata, tabancalı, tüfekli, tanklı oyuncaklar yerine tahta at getir, bez bebek getir, bisiklet getir. Bize bizi getir Ayaz Ata, bizi kendimize getir, ağzı küfürlü, yalanlı kuklalar yerine suda batmayan kayıklar getir... getir ki; kardeşlerimizle "mavi patiskaları yırtalım"

Ayaz Ata;
Mektubumu bitirirken sana ve bütün atalara mahsus selam eder ellerinizden öperim. Çok şey istediysem kusura bakma ama en azından kalpak getir Ayaz Atam lazım olur belki.

*Bilenler bilir bugün Noel Baba olarak anılan kişiye çok benzeyen bir Türk efsanesi vardır. Uzun beyaz sakallı, geyiklerin çektiği kızakla gezen ve zorda kalanlara hediyeler dağıtan bir dede. Ayaz Ata, adı gibi ayazda karların içinde yaşar hediyeler taşır. Bizim "medeniler" Noel Baba der durur ya esasında Noel Baba'nın doğu hıristiyanlarında adı "Buz Dede"dir. Mesela Slavlar "Dedo Mras" derler tam Türkçesi "Buz Dede" yada "Ayaz Ata" yani. Türklerle Slavlar aynı coğrafyada yaşadığına göre "Noel Baba"yı kırmızıya boyayıp süsleyenler gerçek çıkış noktasını gizliyorlar. Ayaz Ata veya Dedo Mras tesadüf mü? Bizim "medeniler" biraz okusalar da hediye götürüp darda kalanlara yardım eden efsanenin Türk efsanesi olduğunu bilseler incileri mi dökülür?

Teoman Alili
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.