banner863

Aydın körlüğü değil, aydın ihaneti


Oktay Yıldırım

Oktay Yıldırım

25 Aralık 2015, 12:39

Aydının kör olanıyla satılmış olanı arasındaki farkı anlamak çok kolaydır aslında.

2. Dünya Savaşı yıllarında Cumhuriyet gazetesinin Almanya ve Hitler hayranlığını ve bunun “duygusal” nedenlerini bilmeyen yoktur.

Hitler’in “Kavgam” kitabının tercümesini “son asrın en mühim kitabı” diye yayınlıyordu. Nadir Nadi Alman basınının hakaret dolu yazılarına karşı kırıtarak “lütfen yapmayın” diye yakarırdı. Babası Yunus Nadi, Ankara garında herkesin içinde İnönü’den “Ticari faaliyetler uğruna siyasi yazı yazılmasına müsaade edemem” azarı işitmişti.

Gazete o kadar çığırından çıkmıştı ki, İhsan Yıldırım: “(…) Memleket ve milletimiz hakkında… Ulu önderimiz Atatürk’e ve diğer büyüklerimize karşı büyük sempati beslediklerine şahit olduğumuz bugünkü Hitler Almanya’sına talebelerimizi seve seve yollamalıyız” diye yazabiliyordu.

Zekeriya Sertel ya da Hüseyin Cahit Yalçın gibi kalemler de sıkça Hitler gerçeğini yazıyorlardı. Ama bunları yolundan çevirmek mümkün olmuyordu.

Elbette aydın körlüğü değildi bu. İnönü boşuna kızmıyordu. Yeni matbaa makineleri ve tonlarca kâğıt Alman parasıyla alınıyordu. Bazı gerçekleri isteseler de göremezlerdi.

Bütün bunları neden anlattım?

Hrant Dink öldürüldükten bir gün sonra şöyle yazmıştım:

“Hırant Dink vuruldu ama ne ölecek biliyor musunuz? Ancak oluşmaya başlamış olan milli ruh ölecek, öldürülecek. Yenice filizlenmeye başlamış olan ulus bilinci öldürülecek, gazete köşelerinde.

Hırant Dink vuruldu ama Türküm ve kimseye soykırımı uygulamadım, benim olan vatan toprağından bir karış vermeyeceğim diyenler ve diyecekler öldürülecek televizyon programlarında.

Hırant Dink vuruldu ama aslında ölen başka bir şey olacak ve HırantDink”i vuran her kimse gerçekten bu vatana ihanet etti. Bu ülkeye verilecek en büyük zararlardan birini verdi.

Şimdi Irak”ta ki Türkmen katliamına gösterilecek tepki bu travmaya takılacak.

Kıbrıs için oluşmaya başlayan hassasiyet bu olaya kurban edilecek.

Türk varlığı için söylenecek her söz ve yazılacak her kelime derhal Şişli”deki kanlı sokağın müsebbibi olma suçlamasıyla karşılaşacak.”

Sonunda tam da dediğim gibi oldu, Taksim’de yürüyen kalabalık “katil devlet” sloganları atarken, en önde, kollarında Ağrı Dağı’nı Ermenistan hudutları içinde gösteren amblemler taşıyan Ermenistan Ordusu subayları yürüyordu.

Hrant Dink’in gerçek katilleri Türk Ordusu’na operasyon yaparken, Türk askerleri katil ilan edildi. Hapsedildik, suçlandık, manşetlerde darağacına çekildik.

Mesela Hrant Dink’in avukatı Fethiye Çetin, gerçek katilleri saklamak pahasına şöyle diyordu: “Hrant Dink cinayetinin hazırlık sürecinde yer alan Veli Küçük, Oktay Yıldırım, Kemal Kerinçsiz gibi isimler var.”(Yeni şafak, 15.01.2012)

Ama boş durmadık, yazdık. Başbakanlık Teftiş Kurulu Raporu’nu Aydınlık’ta bir yazı dizisinin konusu yaptık (24-27 Temmuz 2014).

O raporda hangi polisler hakkında inceleme yapılması gerektiği isim isim yazıyordu. Ahmet Altan’ların, Yasemin Çongar’ların Taraf gazetesi de bu isimleri gizliyordu manşetlerinde.

Yetmedi bir de soruşturulduk. Geçen hafta elime bir mahkeme kararı ulaştı. Hiç haberim yokken ailesinin ve tanımadığım başkaca insanların şikâyetiyle Hrant Dink cinayeti hakkında soruşturulmuştum.

Savcılık ifademi bile almaya gerek görmeden “Kovuşturmaya Yer Yoktur” kararı vermişti.

Şimdi bütün gerçekler ortaya çıktı. Asıl katilleri kimlerin koruduğunu herkes biliyor artık. Biz haklı çıktık.

Ama yeter mi kardeşim?

Ben kararı aldıktan sonraki gün(22 Aralık) Nedim Şener, CNN-Türk’de Şirin Payzın’ın programındaydı. Yine Veli Küçük üzerinden suçlama yaptı. Hala Ergenekon masalları anlatıyordu.

Şaşırıyorum bu adamlara. Bu düşmanlıklarının, hala gerçeği görmeyişlerinin bir nedeni olmalı. Nedim Şener o Ergenekon şemasını kimden aldığını söylemiyor ama hala kurt masalı gibi Ergenekon öyküleri anlatıyor.

Ben hapisteyken kitabımı basmak isteyen yayınevine, “bu adam Hrant’ın katilidir, kitabını basmayın” diyecek kadar alçalan bile çıktı…

Görevleriydi.

Bizim sesimizin duyulmasına engel olacaklardı.

Peki, neden?

Bunu da herkes biliyor artık…


Oktay Yıldırım
ulusalkanal.com.tr

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.