banner863

Aydınlıkçıların üç ustası


Mehmet Ali Güller

Mehmet Ali Güller

31 Ağustos 2014, 14:22

Takvimin şu günleri, yakın yapraklarda yitip gidenlerin izlerini taşır: 12 Ağustos'ta Feyza Perinçek, 29 Ağustos'ta Hasan Yalçın ve 6 Eylül'de Işık Soner; farklı yıllarda ama aynı mevsimde...

Üçü de Aydınlıkçıların en özel isimlerindendi ve üçü de biz sonraki kuşak Aydınlıkçılarda derin izler bıraktı...

Partili devrimcilikleriyle, davaya bağlılıklarıyla, halka sadakatlarıyla, işlerine olan ciddiyetleriyle ve başı dik kişilikleriyle...

TİTİZ DEVRİMCİ: FEYZA PERİNÇEK

Feyza Abla, Aydınlık'ın en titiz neferlerindendi. Onun doğru Türkçe merakı, hepimizi geliştirdi, eğitti...

"İse"den sonra virgül koymayacağımızı, geçtiğimiz değil geçen zaman dememiz gerektiğini hep ondan öğrendik...

Hayatımda tanıdığım en kararlı, en mücadeleci ve en başı dik insanlardandı...

Uzun yıllar sağlık sorunları yaşamasına rağmen sanki hiç sorunu yokmuş gibi çalışırdı, hiç "ah" demezdi, sağlık sorunlarının işini titiz yapmasını engellemesine izin vermezdi...

Hastalığının en ağır günlerinde bile partisi için, Aydınlık için emek verebilmenin peşindeydi...

İnce mizah anlayışı, ciddiyetiyle paralel muzip yanları, doğruda direnme kararlılığı ve gençlerle genç olabilme özelliği, bizim kuşak için Feyza Abla'yı hep çok özel kıldı...

Kazasker'deki evinin balkonunda kimi akşamlar iki kadeh parlatarak yaptığımız uzun tartışmaları öyle çok özlüyorum ki...

FİLOZOF DEVRİMCİ: HASAN YALÇIN


21 yaşındaydım; daha Aydınlık'ta yazmanın hayalini bile kurumadığım günlerdi...

Feyza Abla'yla Ahmet Altan'ın yeni çıkan ve çok satan "Tehlikeli Masallar" kitabını tartışmıştım bir akşam.

"Yaz bunları" dedi. Yazdım, Aydınlık'taki ilk yazımdı; yapıcı eleştiriler vardı, olumlu değerlendirilmişti...

Ama hepsinden çok Hasan Yalçın'ın ne düşündüğünü merak ediyordum. Çünkü o Türkiye'nin en iyi roman eleştirmeniydi, Kafka uzmanıydı... Saçak'taki roman incelemeleri, bu alandaki en iyi örneklerdendi...

Hasan Ağabey'le yazımın üzerinden çok zaman geçmeden karşılaştık. Heyecanla fikrini sordum ve verdiği şu kısa yanıt, yazma işimde aldığım en önemli derslerden biri oldu: "Partiyi arkana alarak Altan'a savaş açmışsın. Teke tek mücadelede et!"

Hasan Yalçın filozoftu, onun Selim Uslu mahlasıyla yazdığı yazılar Nasreddin Hoca'dan Neyzen Tefvik'e uzanan bir geleneğin devamıydı....

Hasan Yalçın filozof devrimciydi, onun Aydınlık'taki köşe yazıları devlet teorisine yapılmış en özel katkılarla doluydu...

Hasan Ağabey'in o çok özel yazılarını ölümünün ardından Işık Soner derledi, Kaynak Yayınları'nda kitaplaştırdı, yeni kuşaklara kazandırdı...

ÇALIŞKAN DEVRİMCİ: IŞIK SONER


Işık Soner'le hem Ulusal Kanal'da hem de Aydınlık'ta yan yana çalıştık... Her iki kurumda da yeniden yapılanmaya el attı...

Çok titizdi, çok çalışkandı... Abonelik sistemini düzeltmekten kurumsal işleyişe kadar pek çok yenilik getirdi Aydınlık'a... Koordinatör olarak haber merkezinden rejiye kadar tüm kompartmanların uyum içinde çalışmasını sağladı Ulusal Kanal'da...

Soba borusundan yapılan füzenin mimarlarındandı; o borunun paslarını silip üzerini boyayan devrimciydi...

Onu, kardeşi Feyza Abla'dan sonra tanıdım ama tıpkı Feyza Abla gibi onunla da çok iyi arkadaş olduk... Sık sık buluşur, yemek yer ve sohbet ederdik...

Son olarak Emirgan'da buluşmuş, Çınaraltı'nda uzun bir kahvaltı yapmıştık... Ardından uzun bir yürüyüş...

Hastahaneden önceki o son buluşmamızda farketmeden vedalaşmıştık...

KUŞAKTAN KUŞAĞA AYDINLIKÇILIK

Feyza Perinçek, Hasan Yalçın ve Işık Soner...

Her üçünden de çok şey öğrendim, öğrendik... Biz üçünkü kuşak Aydınlıkçıların öğretmenleriydiler... Öğrencileri olmaktan gurur duyduk...

Partili gazeteciydiler, partili yayıncıydılar, partili devrimciydiler ve Cumhuriyet'in en erdemli evlatlarıydılar...

Şefik Hüsnü'lerden, Nazım Hikmet'lerden devralınan Aydınlıkçı mücadele ruhunun ve kararlılığının en cesur savaşçılarıydılar...

Mehmet Ali Güller
ulusalkanal.com.tr


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.