banner863

Bahçeli ve Öcalan aynı masada


Rıza Zelyut

Rıza Zelyut

05 Mart 2016, 12:35

7 Haziran seçimlerine kadar MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin iyi niyetli olduğunu düşünmekteydim. Lakin 7 Haziran gecesinden başlayan süreçte, onun AKP’yi iktidarda tutacak belli siyasal gelişmelere yardımcı olmak gibi özel bir görevinin olduğunu düşünmeye başladım. Bu yüzden Aydınlık Gazetesi’nde 24 Şubat’ta çıkan yazımda, “Bahçeli hemen çekilmelidir.” dedim.

Buna sayın Bahçeli’yi tutan isimler kızmışlar.

Anlıyorum ki Devlet Bahçeli’nin kalıp MHP’nin gitmesi bu arkadaşlar açısından daha doğrudur.

Şimdi onlara neden “Bahçeli, hemen çekilmelidir!” dediğimi bir de Ulusal Kanal’dan açıklayayım:

Üç sorum var: * 7 Haziran seçimlerinden sonra, AKP’liler derin bir düş kırıklığına uğramışken; Sayın Bahçeli hemen seçim gecesi “Yeni seçime buyurun!” diyerek AKP’yi yeniden iktidar yapacak yolu göstermedi mi?

*CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Sayın Bahçeli’ye, birlikte hükümet kurma önerisi götürmedi mi? Devlet Bey o günlerde “Biz HDP ile asla aynı masaya oturmayız!” diyerek bütün önerileri baştan reddetmedi mi?

*AKP dışındakiler, HDP’nin dışarıdan desteği ile bir hükümet kursalar AKP dağılıp gitmez miydi? AKP oyları çok büyük ölçüde MHP’ye yönelip de onu birinci parti haline getirmez miydi?

ABD İSTİYOR

7 Haziran’dan sonra “Ölsem bile HDP ile aynı masaya oturmam!” diyen MHP Lideri; bugün “yeni bir anayasa yapmak” bahanesi ile HDP’nin bulunduğu masaya oturdu.İnatla da oturmayı sürdürüyor. Karşısındaki HDP sandalyesinde de Abdullah Öcalan bulunuyor.

Geldiğimiz noktaya bakar mısınız? Öcalan-Bahçeli-Davutoğlu üçlüsü el ele vermişler; “Çözüm süreci” denilen yıkım sürecini yasal bir temele oturtmak için yeni bir anayasa yapmaya çalışıyorlar.
Bu yeni anayasa emrini veren küresel gücün ABD olduğunu çok iyi biliyoruz. Etnikçi-mezhepçi bir anayasa ile Türkiye’yi parçalama planını ABD daha 2002 yılında AKP kurucularına kabul ettirdi. Ve onları bu yüzden iktidara taşıyıp kumpaslarla önünü açtı. Çözüm Süreci, Milli Birlik ve Kardeşlik Süreci gibi adlar altında pazarlanan, PKK’yı yeniden canlandırma süreci de bu amaçla devreye sokuldu.

Bu işe CHP’nin de evet demesi gerekiyordu. O yüzden Deniz Baykal bir kaset oyunu ile partinin başından uzaklaştırıldı; yerine Amerikancı Kılıçdaroğlu getirildi. O da bugüne kadar ABD’nin planları doğrultusunda çalıştı. Lakin milletin bilinçli kesimi bölücü ve gerici anayasa girişimine karşı harekete geçince CHP’li taban da aynı doğrultuda tepki gösterdi. Bu yüzden CHP masadan kalkmak zorunda kaldı.

BELGESİNİ VERİYORUM

Bugün Devlet Bahçeli’nin yapmaya çalıştığı yeni anayasayı MHP’liler değil HDP’liler; daha doğrusu Abdullah Öcalan istiyor. AKPtemsilcileri  ileÖcalan ve adamları arasında yürütülen görüşmelerde Öcalan bunu dayatmıştır.Dolmabahçe Mutabakatı denilen bu anlaşmanın son maddesi şudur:

* “Bütün bu demokratik hamle ve dönüşümleri içselleştirmeyi hedefleyen yeni bir anayasa." 

Yeniden okuyunuz: “Demokratik hamle ve dönüşümler” dedikleri şey; PKK’nın taleplerini anayasaya sokmaktır. AKP-HDP’nin anlaşmasının temelini işte bu madde oluşturmuştur. Gerçi görünüşte Dolmabahçe Mutabakatı,Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından devredışı bırakılmıştır ama bu bir aldatmacadır. Dolmabahçe’deki anlaşmanın temeli olan yeni anayasa için AKP ile HDP anlaşmışlar; MHD de bunlara yardımcı güç olarak masada yerini almıştır.

***

Yeni anayasayı Abdullah Öcalan’ın dayattığını gösteren  ikincibelge de böyle açık ve önemli. Öcalan’ın; İmralı’ya gelen HDP’lilerleyaptığı konuşmalar kayıt altına alınmış. Bu konuşmalar Avrupa’da “Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşamı İnşa: İmralı Notları” isimli bir kitapta yayımlandı. AKP’nin kendisine serbest siyaset hakkını onayladığını da söyleyen ÖcalanAKP  temsilcileri ile yürüttükleri görüşmelerin yasal güvenceye bağlanmasını istiyor. İşte o cümleler: “Eğer yasal düzenlemeler yapılmazsa, hepimiz yargılanırız. Biz vatana ihanet ediyoruz burada. Bu görüşmeler yasal zemine oturtulmalı. Yasal değil. Başbakan da yargılanır, ben de. Bunun yasal zeminini hazırlasınlar.”

Öcalan’ın “yasal zemin” dediği şey; yeni bir anayasa hazırlayıp PKK’nın isteklerini buraya yerleştirmektir. Bellidir ki Öcalan, yeni anayasa ile Türkiye’yi parçalama süreci olan Çözüm sürecine yasallık kazandırmak peşine düşmüştür.
 
***

İşte Devlet Bahçeli, AKP ile HDP (PKK) arasında varılan anlaşma sonucunda gündeme getirilen bu yeni anayasaya omuz vermek için masaya çöküyor ve oradan da kalkmıyor.

Biz yurtseverler ise bu gerici-bölücü projeye karşı her yerde direniyoruz. Biliyorum ki MHP tabanı da bizlerin yanındadır.

Bunu bilerek Sayın Bahçeli’ye sesleniyorum: Devlet Bey, millete son bir iyilik yap: Hemen bölücü anayasa masasından kalk ve Öcalan ile Davutoğlu’nu baş başa bırak…

Sonra da artık MHP’yi taşıyamadığını kabul edip ayrıl. Onursal Genel Başkan olarak anıl… Böyle yapmazsan sen o koltukta kalırsın ama partin gider…

Soruyorum: Sen mi önemlisin MHP mi önemli?
 
YILDIRAY ÇİÇEK’E NOT

Bu genç yazar arkadaş, benim “Bahçeli hemen çekilmelidir.” diyen yazıma çok kızmış. Beni, “Daha önce Devlet Bahçeli’yi övüyordun, şimdi Doğu Perinçek’in etkisine girdin; kötülüyorsun!” diyerek eleştiriyor.

Sevgili Yıldıray! Beni biraz tanırsan hatır gönül için yazı yazmayacağımı bilirsin. Ben, fikrimi bildiğim gibi yazmak uğruna çok şeyleri teptim devirdim. Sanıyorum ki benim Doğu Perinçek üstündeki etkim, onun benim üstümdeki etkisinden az değildir…

Üstüne üstlük Doğu Perinçek, Aydınlık gibi bir gazetede yazan isimleri yönlendirmeye kalkışmanın ne kadar yanlış olacağını da iyi bilir ve asla böyle bir şey yapmaz.
 
Sevgili arkadaşım! Görüyorsun ki Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk Milleti’ni amasız fakatsız savunan tek lider de odur. Senin; Fethullahçı, PKK’cı, Amerikancı liberal takımının ağzı ile Doğu Perinçek’e saldırmana doğrusu çok şaşırdım.

Genç arkadaşım; gayri milli elemanların büyük bir koro oluşturarak bu Perinçek’e neden saldırdıklarını anlamaya çalış.

O zaman benim Sayın Bahçeli’nin ve MHP’nin düşmanı olmadığımı, sadece ülkemin yararı için o çağrıyı yaptığımı anlarsın.
 
Rıza Zelyut
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Davut Gul - 10 ay önce
Riza beyin her yazisi mensubu olduğu ulusal ailesi baglaminda adeta birer akademik yol gösterici calisma, teşekkürler ulusal kanal...
Avatar
Almayadan - 8 ay önce
Sizleri cok seviyoruz, iyiki varsin, saygilarimla