Bakalım bu oltaya takılan olacak mı?


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

05 Mart 2016, 08:17

Washington'da bulunan düşünce kuruluşu Wilson Center'ın Orta Doğu Programı Direktörü HenriBarkey, Financial Times'ta yayınlanan yorum yazısında bölgede Kürtlerin bugün, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar etkili olduğunu yazıyor.

Henry Barkey’i Türkiye kamuoyu yakından tanıyor. ABD’nin Kürt sorununa ilişkin politika yapıcılarından…

Barkey söz konusu yazısında,Kürtlerin Irak ve Suriye'de güç dengesini ellerinde tuttuklarını belirtiyor. "Büyük ya da küçük güçler bu kez Kürtlerin talepleriyle, daha önce hiç olmadığı kadar yüzleşmek zorunda" diyor.

Barkey, Kürt PYD güçlerinin Suriye'deki savaşta IŞİD'e karşı en etkili güç olması nedeniyle ABD'nin, Kürtler ve Türkiye arasında kaldığını, Washington'ın iki tarafa da ihtiyaç duyduğunu ve zor bir denge politikası içinde olduğunu belirtiyor.

Barkey'e göre "ABD tüm tarafları tatmin edemeyecek olsa da, mevcut ikilem Türkiye ile Suriye ve Türkiye'deki Kürtler arasında, tüm tarafların ve IŞİD ile mücadelenin de yararına olacak bir pazarlık imkânı sunuyor".
 
Kazan-kazan formülü

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin ardından Suriye'de de özerk bir Kürt devleti kurulmasından endişe ettiğini hatırlatan Barkey, Kürt sorununun Türkiye siyasetine yön veren konu haline geldiğini yazıyor.

"Mevcut durum istikrarsız...Özellikle Erdoğan'ın ABD'den PYD ve Türkiye arasında tarafını seçmesini istemesiyle durum kontrolden çıkabilir. Ama ABD'nin aracı olabileceği bir kazan-kazan ihtimali var: Türkiye'deki PKK militanlarının Kuzey Irak ve Suriye'ye çekilmesi karşılığında Türkiye'den, Suriye'deki Kürt bölgelerine müdahale etmeme sözü alınabilir.

“Bu anlaşmanın avantajı Türkiye'nin bazı Kürt bölgelerinde Suriye'deki gibi bir yıkıma neden olan çatışmayı durdurmak, aynı zamanda PYD ve ABD'nin,IŞİD'le savaşa odaklanmasını sağlamak olabilir."
 
Aldanmanın bedeli

Barkey özetle bunları söylüyor ve aslında ABD’nin şu anda izlemekte olduğu politikayı ve yakın geleceğe ilişkin niyetlerini güzelce ifade etmiş.

Mevcut duruma çözüm olarak sunduğu öneri, ABD’nin son aylarda Türkiye’yi neden ısrarla PKK ile pazarlık masasına oturtmak istediğini de açıklıyor.

ABD için bugün bölgede en önemli hedef, Suriye’nin kuzeyinde PKK’nın kontrolü altında olan bölgelerdeki fiili durumun, Türkiye tarafından resmen tanınmasıdır.

Bu adım atıldıktan sonra, ilk olarak Suriye’nin kuzeyindeki koridorun tamamlanması, sonra da Türkiye’nin Güneydoğusunun Irak ve Suriye’de fiili devlet haline gelmiş bu oluşuma dahil edilmesi daha kolay olacaktır.

Henry Barkey, bu planı kabul etmesi için Türkiye’ye; “Ülke içindeki PKK militanlarının sınır dışına çekilmesi” havucunun uzatılmasını öneriyor.

Yani Barkey, çok değil birkaç yıl önce AKP ile PKK’nın “anlaştık, barış olacak, PKK bütün silahlı güçlerini Türkiye’nin sınırları dışına çekecek” yalanıyla milleti aldattıkları gibi yeni aldatma planı öneriyor.

PKK, bu söylemlerin ardına gizlenerek şehirleri patlayıcılarla doldurdu. Uzun süreli şehir savaşları için gereken yığınağı yaptı.

Türkiye bu yalanlara kanmanın bedelini bugün yüzlerce evladının hayatıyla ödüyor.
 
30 yılın kısa hikâyesi

Aydınlık dergisi 1988 yılında “ABD’nin üç İsrail Planı” kapak manşetiyle çıktı.Aradan 30 yıl geçti. Bütün gelişmeler bu manşetin ne kadar doğru olduğunu tekrar tekrar kanıtladı.

Birinci Körfez savaşından sonra Kuzey Irak’ta İkinci İsrail’în temelleri atıldı. İkinci Körfez Savaşı ile atılan temeller tahkim edildi.

Daha sonra Suriye’de tetiklediği ve beslediği iç savaş ile İkinci İsrail’i denize ulaştırma hamlesine girişti. 2015 Haziran’ında PYD aracılığıyla kuzeyde koridor saldırısını başlattı. Şu anda bölgedeki iki “üs”te, birkaçbin asker konuşlandırmış vaziyette.

Engel olabilecek tek ülke Türkiye. Onu da PKK sopasıyla hizaya getireceğini düşünüyor.

Ama salt askeri önlemlerle sonuç alamayacağını da biliyor. İşte bu noktada Barkey giriyor devreye.

‘Suriye’nin kuzeyindeki PKK devletçiğini kabul et, bunun karşılığında Türkiye’deki militanlar sınır dışına çıksın!’ “Kazan, kazan!”

Bakalım 30 yılın yaşananlarının ardından, bu havucu yutacak enayi Türkiye’de çıkacak mı?

Mehmet Bedri Gültekin
ulusalkanal.com.tr

 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.