banner863

Bölünürsek Batı'yı unutun!


Bülent Esinoğlu

Bülent Esinoğlu

22 Haziran 2015, 13:59

 Amerika ve Avrupa’nın Büyük Kukla Kürdistan’ı, kurma kararını verdiklerini, artık, sağır sultanın bile duyduğunu biliyoruz.

Durum bu kadar belli ve açıkken, ülkemiz karar alıcıları ve zengin elitler, neden bu gerçeği yok sayarak hareket ederler?

Çünkü bizim zengin elitlerimizin ortakları böyle ister. Onlar da, elinde bulundurdukları ekranlarla, PKK propagandası yaparlar. Bölünme propagandası yaparlar. Batı propagandası yaparlar.

Batı propagandası; Batı zenginlerinin, Türkiye içindeki çıkarlarının propagandasıdır.

Varsayalım ki, zengin elitlerimiz ve onların yabancı ortaklarının planları işledi. Ve Büyük Kürdistan kuruldu.(Irak, Suriye, İran ve Türkiye’den çıkan parçalarla)

Bölünen Türkiye’de, kararları gene çok uluslu şirketlerle ortak olan kesimler mi alacak? Ya da onların Meclisteki temsilcileri mi verecek?

Bölünmüş Türkiye’de kararları gene Amerika’ya yakın olan Amerikancılar tarafından mı alınacak?

1919-1920’li günlerde, Osmanlı Hanedanı kararları İngilizlerle birlikte alıyordu.

Bölündükçe ve toprak kayıplarıyla yüzleştikçe, “karar vericilerin de” başka merkezlere kaydığı kesindir.

Bölünen Türkiye’de ordu, hala NATO’nun ve Batının yanında kalabilir mi?

Ordunun içinden, bölünmeye karşı olan güçlerin harekete geçmeyeceğini kim garanti edebilir?

Bölünmüş Türkiye’de, hala Gümrük Birliği, Dünya Bankası, IMF ya da CIA etkinliği devam eder mi?

Çok uluslu şirketlerle ortaklığı olan yerli şirketlerin işleri eskisi gibi sürer mi?

Ekranlarla beynini yıkadığınız halkımız, hala Avrupa Birliğine girelim der mi?

Kurtuluş Savaşı sürecinde ve sonrasında Türkiye ile Batının ilişkileri ve konumunu düşünürsek,( Mustafa Kemal’in vefatına kadar olan süre) Bölünmüş Türkiye’nin Batı ile ilişkilerinin üç aşağı beş yukarı nasıl olacağını anlarız.

Doğu’da toprak kaybeden, Türk halkı ve onun devleti olur. Ama kaybeden sadece Türk halkı olmaz.

Bölünmenin ertesinde, İstanbul, Adana, Mersin’de büyük ayaklanmalar olur.

Konu özgürlükler ve demokrasi yalanlarından çıkar. İç savaşın gerçek yüzü ile karşı karşıya kalır.

Çok uluslu şirketlerin ortağı olan işbirlikçi Türk sermayesi, mallarını gene bu bölgelerde satabilir mi?

Bölünmeden yana olanların, bölünme gerçekleştiğinde, acaba yeni yaşamları eskisi gibi olur mu?

Hem Amerika ve Batı ile birlik olacaksın, hem de bölünmeye karşı olacaksın… Artık bu ikisinin bir arada yürüyemeyeceği bir sürecin içindeyiz.

Bunu kavradık, kavradık. Kavramazsak, çok zor günler bizi bekliyor.

Çare; Rusya, İran, Suriye, Lübnan, Mısır ve Çin gibi ülkelerle yeni askeri ve ticari ittifaklardır. Yeni bir konumlanmadır.

Bülent Esinoğlu
[email protected]
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.