Bu filmin sonu kötü!


Barış Tınay

Barış Tınay

19 Ocak 2016, 12:48

Türkiye Cumhuriyeti’nin en temel taşı, 93 yıllık dev bir çınar, kuruluşun, kurtuluşun, devrimlerin partisi Cumhuriyet Halk Partisi... Nice güzel insanlar, nice aydınlık insanlar Atatürk’ün kurduğu ve emanet ettiği partide; tam bağımsız ve gerçekten demokratik Türkiye idealini gerçekleştirebilmek, yarım kalan Kemalist Devrimi tamamlayabilmek için ömürlerini feda ettiler...

Kimileri işkence masalarında teslim etti canını...

Kimileri soğuk cezaevi duvarlarında çaldırdı hayatını...

Kimileri faili meçhullerle sessizliğe bıraktı düşüncelerini...

Kimileri de mücadele edemedi, belki yoruldu, belki korktu, terk etti ideallerini...

CHP'yi ne kadar eleştirsek de, yurtseverler için her zaman bir çekim merkezidir. Bu CHP'nin hem tarihsel arka planından, hem de Atatürk üzerinden yüklenen manevi anlamından öte gelmektedir. Bu sebeple de belirleyeceğimiz siyasi hedef ve bu hedefe yönelik izlenecek stratejiler için dayanak oluşturacağımız en büyük güç, CHP'nin parti tabanı diye adlandırdığımız örgüt ve seçmen kitlesidir.

Parti tabanı, bugün ideolojik olarak farklı yöne evriltilmek istense de, ki bunda kısmen başarılı da olunmuştur, parti tabanı bizlerin aydınlanma mücadelesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu tarihsel olarak da böyledir, bugün yaşadığımız mecburiyetler açısından da böyledir. Dolayısı ile gericiliğe ve bölücülüğe karşı mücadele ederken; aydınlanma savaşımızın saflarını güçlendirmek için herkesi mücadeleye nefer olarak katmak zorundayız. Çünkü savaşlar önce insan kazanarak, kazanılır.

Ne Demokrasi Var, Ne Değişim Var, Ne De Kardeşlik Var...

Evet, bir kurultay daha geçti... CHP'den beklenen değişimin "yine" gerçekleşmediği ve gerçekleşeceğine dair umutların giderek azaldığı bir kurultay daha... Kurultayın adı demokrasi, değişim ve kardeşlik lakin ortada ne demokrasi var, ne değişim var, ne de kardeşlik var... Etrafı kuşatan kibir ve bireyselcilik, ellere tutuşturulan numaralı kartlar, oy için yalandan gülen yüzler, siyasi hırsların kör ettiği gözler, neye oy verdiğini bilmeden tüzük değişikliğine kalkan eller, genel başkan ile aynı karede yakalanacak bir özçekim fotoğrafı için birbirine düşen insanlar...

"Neden başarılı olamıyoruz" sorusunu ise soran kimse yok!

Çünkü alınabilecek en iyi sonucun, bu olduğuna inandırıldılar. %25'e tamah ettirildiler...

Çünkü genel başkan iyi, çevresi kötüydü...

Çünkü örgüt hep yatıyor, hiç çalışmıyordu...

Ulusalcılar desen sürekli genel başkanı devirmeye çalışıyordu...

Muhalefet edenler aslında mezhep ayrımcılığı yapıyordu ama gizliyorlardı...

Hem zaten değişimin sonuçları da öyle hemen alınmıyordu...

***
Has Parti yöneticileri elini kolunu sallayarak listelere giriyor, partinin emekçi gençleri harcanırken yetmez ama evetçiler listelerde başı çekiyor, Atatürk'ü katliamcı ilan edenler, Atatürk'ün resmini odasının duvarından indirenler itina ile korunuyor, tüzük değişiklikleri ile genel başkan kutsanıyor...

Üzülüyoruz, yüzlerce kez izlediğimiz bir Türk filminin içerisinde gibiyiz. Başını da sonunu da biliyoruz, yine de izliyoruz. Sadece tebessüm ediyoruz ama artık hiç gülmüyoruz. Biliyoruz ki aydınlanma savaşında, bu kadar karanlık içerisinde kalmışken, her bir omuza ihtiyacımız var. Bu sorumluluk ile hareket ediyoruz, gerçekleri haykırmaktan bu yüzden geri durmuyoruz.

Uyanın, çünkü artık filmin sonuna gerçekten yaklaşıyoruz...

Ve filmin sonu, Bukowski'nin dediğinden bile daha kötü!

Barış Tınay
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kus Almanyadan - 10 ay önce
Baris bey, haklisiniz. Anlatmaktan yorulduk hic kimse filmin sonuna gelindiginden maalesef farkinda degil. Cok üzgünüm.