Çankaya denklemi nasıl çözülür?


Mehmet Ali Güller

Mehmet Ali Güller

08 Mayıs 2014, 14:04

Önemli konular, artık geometrik şekillerle anlatılır oldu. Siyasiler bu yöntemi mesajlarının daha net anlaşılması için tercih ediyorlar.
Örneğin Erdoğan krizi teğetle açıklamıştı, Öcalan F Tipi yapıya ilk paralel diyendi, Bahçeli de Çankaya için üçgeni tercih etti...
Biz de “çerçeve” çizerek derdimizi anlatmaya çalışalım.

İki temel yanlış

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, cumhurbaşkanı adayı konusunda “ortak aday” mesajı vererek önemli ve doğru bir çıkış yaptı. Bakalım CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu konuya aynı ölçüde olumlu yaklaşabilecek mi?

Çünkü Ağustos’ta yapılacak seçimler, cumhurbaşkanı seçmenin çok ötesinde bir anlama sahiptir.

Bu konuda bize göre iki temel yanlış yapılıyor:

1) Seçim, Erdoğan ile Gül arasında sıkışan bir yarış gibi kabul ediliyor. Türkiye’nin başka bir seçeneği yokmuş gibi, ya Erdoğan’ın ya da Gül’ün cumhurbaşkanı olacağı varsayılıyor.

2) PKK, cumhurbaşkanı seçimlerinin kilidi olarak sunuluyor. Üstelik hem AKP, hem de CHP çevreleri PKK’ye bu misyonu yüklüyor.

AKP, yüzde 43,5’ine 2. turda PKK’nin yüzde 6,6’sını eklemeyi, CHP de PKK’nin oylarını AKP’ye kaptırmamayı seçim stratejisinin merkezine koyuyor.

Birkaç gündür medyada işlenen “BDP’nin oylarını alan kazanır” tezi bu bakımdan anlamlıdır.

Türkiye Cephesi’nin doğruları

Peki, bu iki temel yanlışın doğrusu nedir?

1) Türkiye “ya Erdoğan, ya Gül” seçeneğine mahkûm değildir. Erdoğan ya da Gül, cumhurbaşkanı adayı olarak değil fakat en fazla AKP’nin göstereceği aday olmak bakımından yarışmaktadır. AKP’nin son tahlilde hangisine karar vereceği, Türkiye Cephesi’nin meselesi değildir.

Türkiye Cephesi için önemli olan, büyük ihtimalle Erdoğan’ın ya da o çıkamazsa yerine aday gösterilecek Gül’ün karşısında bir “kazanacak ortak aday” gösterebilmektir.

Burada aritmetik, sadece 100 eksi 43,5 eşittir 56,5 değildir. “Kazanacak ortak aday” aynı zamanda o 43,5’in içinden de oy alabilecek olandır.

2) Cumhurbaşkanlığı seçiminde PKK’yi kilit ilan etmek, Öcalan’ı tayin edici kritik aktör görmek, sadece mevcut siyasetin bir iflası değil, aynı zamanda ABD’nin Kürt Açılımı’nın devamıdır!

PKK’nin 6,6’sıyla Türkiye’nin dizayn edilebileceğini sananlar, 30 Mart seçimlerinin şu aritmetiğine yeniden bakmalıdır:

30 Mart 2014 yerel seçiminin il genel meclis sonuçlarını, son genel seçime göre kıyaslarsak: AKP, 49,9’dan 43,3e düştü, yani 6,6 puan kaybetti. CHP 25,9’dan 25,6’ya düştü, yani 0,3 puan kaybetti. MHP 12,9’dan 17,6’ya yükseldi, yani 4,7 puan kazandı. BDP’nin oyu ise değişmedi, 6,6’da kaldı. Yani AKP ve CHP oy kaybetti, BDP oyunu korudu, MHP ise oyunu artırdı.

Bu tablonun ortaya çıkardığı en önemli gerçek şudur: Seçimleri “milliyetçilik” kazandı. Nitekim AKP’nin de beklenenden fazla oy çıkarması, Erdoğan’ın seçimlere doğru “milliyetçi” argümanlara sarılmasına bağlanmaktadır.

Bölücülük değil, vatanseverlik kazanacak

Artık Çankaya’nın hangi çerçeve içinde kazanılabileceğine gelebiliriz.

Çerçevenin bir köşesinde, yukarıda da belirttiğimiz gibi milliyetçilik vardır ve bu köşe, MHP’den başlayarak pek çok parti seçmenin oyuna taliptir.
Çerçevenin ikinci köşesinde halkçılık vardır ve halkçılık ile başta CHP olmak üzere birçok partinin oyu alınabilecektir.

Çerçevenin üçüncü köşesinde sosyalistler vardır ve onların oyu, Haziran Halk Hareketi içindeki konumları nedeniyle, niteliğinden dolayı çok önemlidir.
Çerçevenin son köşesinde de cumhuriyetçilik vardır ve cumhuriyetçilik bu topraklarda laik kesimlerden muhafazakâr orta Anadolu’ya kadar pek çok kesimi kapsayan en önemli çatıdır.

Erdoğan’ın ya da o olmazsa Gül’ün karşısına çıkacak “kazanacak ortak aday” özetle milliyetçi, halkçı, sosyalist ve cumhuriyetçi kitleyi kucaklayabilecek bir isim olmalıdır.

Bu dört akımın ortak noktası ise vatanseverliktir, yurtseverliktir. O nedenle daha şimdiden ilan edebiliriz: Çankaya seçimlerini bölücülük değil, vatanseverlik kazanacaktır.

Mehmet Ali Güller
ulusalkanal.com.tr


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.