Canlı bombalardaki benzerlik


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

22 Ağustos 2016, 16:10

20 Ağustos günü Gaziantep’te, Kürt yurttaşların yoğun olarak yaşadığı Vatan Mahallesinde bir sokak düğününü hedef alan canlı bomba, 50 yurttaşın ölümüne yol açtı. Fail muhtemelen IŞİD’li.

İki gün öncesinde Elazığ’da Emniyet Müdürlüğünü 8 Ton bomba ile hedef alan intihar saldırısını gerçekleştiren ise PKK. Yaralı 210 kadar yurttaşın yarası sivil.

Son bir yıl içinde PKK ve IŞİD tarafından gerçekleştirilen çok sayıda canlı bomba eyleminin hemen hepsinde aynı zamanda siviller de hedef alındı.

PKK’nın sözde güvenlik kuvvetlerini hedef alan eylemleri, onun gerçekte halk düşmanı olan özünü ortadan kaldırmıyor. Hemen her canlı bomba eyleminin ardından çoluk çocuk sönen ailelerin trajedisine tanık oluyoruz.

15 Temmuz sonrasında PKK ve IŞİD tarafından gerçekleştirilen bombalı eylemler, ABD’nin Türkiye’yi teslim almak stratejisinin bir parçasıdır. FETÖ ile başarılmayan şimdi her türden terör örgütü harekete geçirilerek elde edilmek isteniyor.

Aynı şekilde Aydınlık gazetesinin büyük bir isabetle saptadığı üzere patlayan bombalar, 24 Ağustos’da Türkiye’yi ziyaret edecek Joe Biden’ın ayak sesleridir.

Ama bu yazıda, farklı örgütler tarafından gerçekleştirilen eylemlerin benzerliği üzerinde durmak istiyoruz.
           
Halk düşmanı eylemler      
  

Eylemi gerçekleştirenler farklı ama yaptıkları iş nereden bakarsanız bakın aynı. Bu eylemler halk düşmanı eylemlerdir. Doğrudan doğruya halkı hedef almaktadır.

Diyarbakır’da trafik merkezini, Ankara’da servis otobüsünü hedef alan veya günün her saatinde halkın yoğun olarak bulunduğu Kızılay gibi merkezde gerçekleştirilen eylemin doğrudan doğruya halkı hedef aldığından en ufak bir şüphe olamaz.

Eylemi gerçekleştirenler açısından hayatını kaybeden yurttaşın hiçbir önemi yok. Oysa kökü Türkiye topraklarında olan bir siyasi hareketin, siyasal görüşü ne olursa olsun halkı kazanmak diye bir sorunu vardır.

Ama ABD emperyalizmi açısından ise kazanılacak değil, sadece boyun eğdirilecek ya da ortadan kaldırılacak insanlar vardır.

Onun için ABD planlarına bağlı olarak hareket edenler de kaçınılmaz olarak ABD’nin o “halk düşmanı” eylemlerinin uygulayıcısı olmaktadırlar.
           
İntihar eylemleri

Ayrıca bunlaradı üzerinde “intihar” eylemleridir. İntihar umutsuzluğun doruğudur.

Gerek PKK, gerekse IŞİD; emperyalist projelerderol üstlendiler ve şimdi kaybediyorlar.

IŞİD açısından iniş başladı. Her geçen gün yeni mevziler kaybediyor. Hala elinde bulunan Musul ve Rakka gibi önemli merkezleri kaybetmesi ise artık bir takvim meselesidir.

PKK ise yedi Haziran seçimlerinin hemen ardından ABD’nin koridor planı uyarıca Türkiye’de harekete geçti ve ardından hendeklere gömüldü.

Son ağrı mitingi PKK’nın geldiği yeri gösteren çarpıcı bir örnektir. Kürt yurttaşlarımız en güçlü olduğu yerlerde bile PKK’ya tavır almaktadır.

Sonuç olarak kaybetmekte olan iki örgüt umutsuzca intihar eylemlerine başvuruyor.
 
Aynı merkezden kontrol edilen eylemler

PKK ve IŞİD’in halk düşmanı eylemleri Türkiye’de ilk değildir.

1 Mayıs 1977’de gerçekleştirilen katliam, bugünkü PKK ve IŞİD eylemlerine benzer halk düşmanı bir Gladyoeylemiydi.

1 Mayıs’ın bir ay sonrasında Yeşilköy havaalanında ve Sirkeci garında gene halkı hedef alan bombalı eylemler gerçekleştirildi.

Amaç bir Amerikancı darbe için gerekli ortamı yaratmaktı.

1 Mayıs, Sirkeci, Yeşilköy katliamları ile PKK ve IŞİD eylemleri arasındaki çarpıcı benzerliğin en önemli nedeni, bütün bu eylemlerin aynı merkez tarafından verilen emirle gerçekleştirilmesidir.

Emri veren ABD, uygulayan, Gladyo veya PKK veya IŞİD. Bu durum, farklı örgütlerin nasıl oluyor da özde aynı olan eylemleri gerçekleştirebildiğini açıklıyor.
 
Çare: Teröre karşı bütün milletin birliği

Halkı sindirmeyi amaçlayan, etnik kökenler ve inanç farklılıkları temelinde ayrıştırarak birbirine düşürmeyi hedef alan bu eylemlere karşı en etkili tedbir, siyasi görüş, dinsel inanç ve etnik köken farklılığı ne olursa olsun, bütün milletimizin birleşmesi ve harekete geçmesidir.
     
Canlı bombalar halkı sindirmek ve tepkisiz hale getirmek istiyor. O halde daha büyük kitleler halinde alanlarda olmak gerekiyor.

Terör, halkı etnik ve mezhep ayrılıkları temelinde bölmek ve birbirine düşürmek istiyor. O halde etnik kökeni ve siyasi görüşü ne olursa olsun bütün halkımızın milli kimlikle ve milli simgelerle tek bir yumruk halinde tepki vermesi doğru tavırdır.

Canlı bombalara, millet olarak kenetlenerek ve milli devletin bütün olanaklarını teröre karşı harekete geçirerek karşı koyabiliriz.

Mehmet Bedri Gültekin
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.