Carlyle bizi Musul'a götür


Oktay Yıldırım

Oktay Yıldırım

06 Ekim 2016, 11:38

Hep söylüyoruz, Tayyip Erdoğan’ın bir danışman sorunu var.

Olmadık laflar söyletip, olmadık işler yaptırıyorlar. Ve bazen bunların kadrolu danışman olmasına da gerek kalmıyor, akil rolü üstleniveriyorlar hemen…

Yalan, yanlış bir bilgi bombardımanının eşlik ettiği yağcılık, “yürü reis, kim tutar seni” goygoyculuğu memleketi bir çukurdan ötekine sokuyor.
Niye kızdım bu kadar?

Anlatayım…

“Parlamento Ulusal  Gevezelik Meclisi” mi

Adı, Thomas Carlyle… Bir İskoç…

İnsanların doğuştan cennete ya da cehenneme gideceklerinin belli olduğuna ve kişilerin bu geleceklerini öğrenmek için kendilerinde mistik işaretler araması gerektiğine inanan Calvinist bir babanın oğlu. Kendisi de aynı babası gibiydi.

Tek kurutuluşun maneviyatta ve kendini unutmada olduğuna inanıyordu.Güzel sanatlara karşıydı çünkü sonu anarşizme varabilirdi. Demokrasi ancak kaos getirebilirdi, palavra okyanusunda anayasal yolla boğulmaktan başka bir şey değildi.Parlamento ise Ulusal Gevezelik Meclisiydi. Soylu yüksekte, soylu olmayan aşağıda olmalıydı. Zenciler doğuştan efendi olan beyazların hizmetkârı olmalı ve gerektiğinde zorla çalıştırılmalıydılar.

Tanrısal bir irade ve akılla toplumu sürükleyecek bir kahraman lider, toplumun geri kalanını askeri bir disiplinle idare etmeli ve halk kendileri için özgürlüğün bundan ibaret olduğunu kabul etmeliydi.Böyle yazıyordu Carlyle…

Carlyle’ın Kahramanları

Sürekli gerçekleri saptıran ve kendini tekrarlayan çok sayıda kitabının dışında, adıyla özdeşleşen “Tarihte Kahramanlar, Kahramanlara Tapınma ve Kahramanlık” başlıklı konferanslar dizisini kitap olarak bastı.
Kitapta İlah, Peygamber, şair, papaz, yazar, kral gibi kategorilerde çeşitli kahramanlardan söz etti.
İlah kategorisindeki kahraman İskandinavların mitolojik tanrısı Odin…

Şairlerde kahraman, Hz Muhammed’i “bölücü” olarak niteleyen ve en önemli eseri sayılan İlahi Komedya’daHz. Ali ile birlikte cehennemde işkence çekerken tasvir edenDante ile eserlerinde Türklere büyük bir önyargı ve aşağılama ile yaklaşan Shakespeare…(Kadir Mısırlıoğlu Shakespeare’in aslında Şeyh Pir adında bir gizli Müslüman olduğunu söylüyor. Yazıyı okurken arada gülesiniz diye böyle parantezler koyuyorum.)

Papazlarda azılı bir Türk ve Müslüman düşmanı olan Luther…

Kral kategorisinde, Osmanlı Ordusu’nu Mısır’da darmadağın eden Napolyon ve İngiliz parlamentosunu basıp kralı idam eden Cromwell…

Peygamber kategorisinde ise Hz Muhammed, Carlyle’ın kahramanlarından bazılarıydı.
Bunların içinde tarihte yer edinebilecek ve akış sağlayabilecek olanların ise sadece Luther, Knox ve Napolyon olduğuna inanıyordu. Hz Muhammed’in bu kitaptaki kahramanlar arasında sayılmasının nedeni Carlyle’ın ona bir hayranlık duyması, onun peygamber Kuran’ın da kutsal kitap olduğuna inanması değil, halkı ilahi sözlerle peşinden sürüklemesiydi.

Hitler’in Ders Kitabı

Kitabı en çok Mussolini ve Hitler sevdi.İtalyan faşistleri Mussolini’yi de bu kahramanlardan biri olarak görüyordu.

Alman ve İtalyan faşizminin en bilinen düşünsel kaynaklarından olan kitap 1933 yılında Almanya’da 300 binden fazla basılıp dağıtıldı, okullarda ders kitabı olarak okutulması dönemin aydınlarının yaygın kanaatiydi.Führer’in kutsiyeti, Carlyle’ın ulusu arkasından sürükleyen ve tanrısal bir akıl ve irade ile donatılmış kahraman teorisine dayanıyordu…

Tayyip Erdoğan Peygamber mi?

Şimdi…

Akit gazetesi soruyor: “Cumhurbaşkanımızı tarihteki hangi lider ile eşleştiriyorsunuz?”

Profesör cevaplıyor: “Liderlerin birisi diğerine tam benzemez. Her birinin farklı özellikleri vardır. Thomas Carlyle’nın Kahramanlar adında bir eseri vardır. Türkçe’ye de çevrildi. Orada 8 lideri örnek olarak veriyor. Çok enteresandır ki Thomas Carlyle Müslüman değildir. Birinci sıraya yerleştirdiği lider Hazreti Muhammed’dir. Bu Müslümanlar açısından son derece önemlidir. Türk-İslam tarihinde liderler O’nu takip etmişlerdir. Cumhurbaşkanı da çağımızın bir lideridir. Cumhurbaşkanımız sadece 15 Temmuz için değil, başından beri öyledir.”

Yani Thomas Carlyle’ın ulusu refaha taşıyacak kahramanlarından biri de bu profesörün Hz. Muhammed’e benzettiği Tayyip Erdoğan…

Yağcılıktan Fazlası

Bu profesörün hoyrat göndermelerinin,soruyu soranın ya da bu röportajı okuyan çoğu vatandaşın, ne Carlyle ne de faşizmin düşünsel kökleri hakkında bir şey bilmemesi yüzündenolduğu ve buna güvenerek salladığı o kadar belli ki...

Mesele sadece yağcılık da değil, ağzını büzüşünden Ömer diyeceği hemen anlaşılan Profesör, Lozan ile ilgili soruda ise: “Lozan Anlaşması muvaffakiyet değildir” diyordu.

Türk Tarih Kurumu Başkanı Refik Turan’dan söz ediyorum.

Tayyip Erdoğan’ın Lozan çıkışından önce ne yazık ki, TBMM Başkanı olan İsmail Kahraman’ın, “Türkiye Meriç ile Ağrı Dağı arasına sıkıştı” demesi, neredeyse bütün yandaş Tv’lerde her akşam Lozan’ın bir zafer olmadığının, yarım bir anlaşma olduğunun tartışılması boşuna değil.

Amerika’nın Musul operasyonu dayatması ile doğrudan ilişkili.

El birliği etmiş bir grup vasat, burnunun dibindeki 152 ada ve kayalığa sahip çıkamayan, eski ortağı FETÖ’den canını zor kurtaran, bütün komşularıyla düşman olmayı başarmış, memlekette satılmadık yer bırakmamış Tayyip Erdoğan’dan bir kutsal kahraman yaratmaya… Yedi düveli memleketten silahıyla kovan Atatürk’ün ise Lozan’da başarısız olduğuna… Ve Amerika’nın piyonu olarak Musul’a girmemizin tarihsel haklılığına milleti ikna etmeye çalışıyor…

Carlyle Musul’a Götürmez

Avrupa’nın yabancılara karşı tutumunun 2. Dünya Savaşı öncesi ırkçılığa evrildiği bugünlerde, Carlyle’ın sayıklanması, bu adamlara o meşhur üst akıl tarafından verilmiş bir propaganda görevi değilse, en hafifiyle şaşkınlıktır.

Ne yani, şöyle mi düşünüyorsunuz, “Biz şimdi Lozan’dı, Musul’du diye milleti kandıracağız, sonra Tayyip Bey PKK/PYD’yi kabul edecek, daha dün kendisini öldürmeye çalışan ABD ile anlaşma yapacak ve üç ülkeyi sırasıyla bölüp bir kukla Barzanistan, bir ikinci İsrail kuracak, biz de bu hizmetimiz sayesinde daha yüksek mevkilere geleceğiz…”?

Sahiden buna inanıyor musunuz? Aritmetik demi bilmiyorsunuz?

Eğer Tayyip Erdoğan etrafındaki bu kravatlı kifayetsizler tayfasını dinlemeye devam ederse iktidarından çok daha fazlasını kaybeder.

Musul’u kurtarmak için meşru Irak hükümeti ile anlaşmak yerine ABD’nin ipine sarılıp mezhep ırkçılığı yapmanın sonu Türkiye için de bölge için de hüsrandır, bölünmedir.

Bol sıfırlı bir danışmanlık ücreti almıyorum ama… O Tarih Kurumu Başkanı olacak Beyefendinin ve onun gibilere inanacakların dikkatini çekerim: Carlyle’ın fikirleri Hitler’i intihara, yönetici kadrolarını Nürnberg mahkemelerine, Alman halkını ise tarihsel bir utanca sürükledi…

Herkes aklını başına alsın!

Oktay Yıldırım
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.