Çekiç Güç yanlışı ile kıyaslanmayacak aymazlık


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

06 Haziran 2016, 15:47

Türkiye 1991 yılındaki Körfez Savaşı’nın ardından kendi topraklarında ABD Çekiç Güç’ünün konuşlanmasına izin vererek tarihi bir aymazlık örneği verdi. Deyim yerindeyse kendi eliyle kendi kuyusunu kazdı.

Türkiye topraklarını kullanan Çekiç Güç, Irak’ın kuzeyinde bir kukla devletin kurulmasını adım adım örgütledi. Irak devletini fiilen parçaladı.

PKK, Irak’ın devlet egemenliğinin yok edildiği bölgede üslenme olanağına kavuştu. Suriye’de kaybettiği olanakları, Kuzey Irak’ta fazlasıyla elde etti.

Kısacası Türkiye, tam 25 yıldır kendisine saldıran, evlatlarını şehit eden ve milyarlarca dolarlık ülke kaynağının heba edilmesine yol açan bir terör saldırısının dayandığı zemini, 1990’larda Vatan Partisi’nin (İşçi Partisi) bütün uyarılarına rağmen Meclis’te dört ayda bir yapılan oylamada, Çekiç Güç’ün görev süresinin uzatılmasına “Evet” oyu veren sistem partilerinin aymazlığıyla yaratmıştır.

Kırmızı çizgiler

Şimdi Çekiç Güç gafleti ile kıyaslanmayacak daha büyük bir aymazlık ile karşı karşıyayız.

ABD, İncirlik üssünü ve Diyarbakır askeri havaalanlarını da kullanarak hemen güneyimizde Suriye topraklarında bir PKK devletçiği kuruyor. Buradaki üç ABD üssü, binlerce ABD askeri, PKK’ya ulaştırılan tonlarca silah, helikopterimizi düşüren ABD füzesi, PKK inlerinden çıkan insansız hava araçları, ABD menşeli tanksavar füzeleri vb. vb. hepsi biliniyor.

Son olarak ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Suriye’deki PKK birliklerini teftiş etti ve ardından PKK’nın, ABD askerleri ile birlikte Rakka ve Münbiç’e doğru başlattıkları ortak operasyon geldi.

Türkiye bütün bu adımların ne anlama geldiğini 1990’lardan farklı olarak iyi biliyor.  İktidar çevrelerinden ABD’nin yaptıklarının dostlukla bağdaşmadığı, PYD’nin bir terör örgütü olduğu, “kırmızı çizgilerimiz”den ve komşularımızla işbirliği yapmamızın gerekliliğinden bahsediliyor.

Bunun da bir ilerleme olduğu söylenebilir. Ama 1990’larda değiliz. Türkiye kritik bir tarihi eşikte bulunuyor. Tehdidi görmek, işaret etmek yetmez, tehdide karşı harekete geçmek gerekir.

Bu açıdan baktığımızda iktidarın, ABD tarafından Türkiye’ye yöneltilen tehdidi sadece seyrettiğini görüyoruz.

Politikalar, tedbirler

Bugün aymazlık, “harekete geçmemektir”. Atı alan Üsküdar’ı geçmektedir. 

ABD’nin Suriye’de bir PKK devleti kurmak, Türkiye sınırı boyunca bir koridor inşa etmek için bütün gücüyle çalıştığı koşullarda hala dış politikamızda gerekli radikal değişikliği yapmamak, Şam’a dostluk ve işbirliği elini uzatmamak, içerde yeni Anayasa ve Başkanlık hayalleri peşinde koşarak milleti bölmeye devam etmek, 1990’ların Çekiç Güç politikasıyla kıyaslanmayacak büyük bir aymazlıktır.

Türkiye’nin varlığı ve geleceği; aşağıdaki adımların derhal atılmasını gerektirmektedir.

İncirlik Üssü derhal ABD uçaklarına kapatılmalıdır. ABD’nin Diyarbakır Askeri Havaalanından yararlanmasına da son verilmelidir.

Türkiye, bütün komşularımızı düşman haline getiren dış politikasını gün geçirmeden köklü bir şekilde değiştirmelidir. Dış politika değişikliğinin birinci adımı Şam’la dostluk ve işbirliğine dönmektir. 

Elbette Rusya ile bozulan ilişkilerin tekrar düzeltilmesi sorumluluğu da öncelikle Türkiye’nin omuzlarındadır.

Türkiye sınırından terörist geçişlerine son verilmelidir. Türkiye, Suriye Ordusunun ülke çapında güvenliği ve birliği sağlamasına yardımcı olmalıdır.

Türkiye’yi de hedef alan etnik ve yobaz terörünün nihai çözümü Türkiye, İran, Irak, Suriye, Lübnan, Azerbaycan ve Rusya arasında güvenlik başta olmak üzere her alanda işbirliğine gitmekle mümkündür.  Bu amaçla Türkiye NATO’dan çıkmalı ve Avrupa Birliği’ne üyelik başvurusunu geri çekmelidir.

Türkiye’nin geleceği Batı Asya Birliği’ndedir. Emperyalist tehdidin hedefi olan Batı Asya ülkeleri arasındaki birlik, güvenlik alanında işbirliği ile sınırlı kalmamalı, ekonomik, kültürel, sosyal ve siyasal alanlarda da işbirliği ile tamamlanmalıdır.

Mehmet Bedri Gültekin
ulusalkanal.com.tr

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İbrahim karavelioğlu - 7 ay önce
Sn .gultekine katılıyorum. Türkiye düşmanına karşı tedbirini almalı.