CHP: Bir halktan parti kaçırma hikâyesi


Rafet Ballı

Rafet Ballı

13 Eylül 2014, 14:27

Tarih: 29 Ekim 2012. İstanbul’dayım.

Gözüm, kulağım Ankara’da. Cumhuriyet mitinginde.

Katılım, milyonla ifade ediliyor.

Ve iki set aşılıyor.

Bir: AKP’nin korku duvarı.

İki: AKP’nin polis barikatı.

***

Kafamdaki temel soru:

Mitingin siyasal sürece etkisi ne olacak?

İlk tepkiyi bir telefonla alıyorum.

Arayan, Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurmaylarından. O da meydanda.

Heyecanlı: Ulus’tan Anıtkabir’e akan yüzbinleri anlatıyor.

“Sol ittifak bu meydandan çıkacak.”

***

Meydanda CHP ve İP ağırlığı var.

Kastettiği: CHP ve İP’in ittifak yapması.

Doğrusu: Beklemiyorum, öngörmü-yorum.

Kılıçdaroğlu çizgisi Atatürk’ten uzaklaşıyordu çünkü.

Yine de: Ey halk hareketi! Sen nelere kadirsin!

Konuşmak üzere sözleşiyoruz.

***

Kısa zamanda buluştuk.

Baktım: Muhatabım bütünüyle değişmiş. Sıkıntılı.

Kılıçdaroğlu ile konuşulmuş.

Sonuç: Duvar.

***

Ötesi vardı.

Devrimci Yol’un liderlerinden birisiyle görüşülmüştü.

CHP’ye davet edilmiş. Hem de yönetim kademesine.

CHP’nin tercihi belliydi:

Kemal Bey, Ulus Meydanı’ndaki Cumhuriyetçi soldan korkmuştu.

Ulus’taki sola karşı, Meydana özellikle katılmayanı seçmişti.

***

Kemal Bey’in hikayesine Gezi’yle devam edelim.

Gezi’nin ilk günleri.

CHP milletvekilleri toplanmış. Hepsi memnun.

Halk hareketi CHP’nin yapamadığını yapıyor. Erdoğan’ı çiziyor.

***

Fakat haklı bir uyarı alıyorlar.

Kılıçdaroğlu’nun danışmanı Şükrü Karaca’dan.

“Beyler, halk hareketi aynı zamanda CHP’ye karşı!”

Nasıl olur?

“CHP muhalefet görevini yapsaydı, halk sokağa inme ihtiyacı duymazdı.”

***

Sonraki günlerde Karaca ile defalarca buluştuk.

İleri tespitleri vardı.

“Gezi bir milat. Siyaset eskisi gibi kalamayacak.”

“Buna uyan partiler, kalacak. Yapmayanlar gidecek.”

***

Karaca, yerel seçim stratejisini de anlattı.

Özeti: “Gezi’nin enerjisine dayanacağız.”

“Sol ile resmen değil, fiilen ittifak

kuracağız.”

“Beyoğlu’nu da Gezi hareketine teslim edeceğiz.”

***

Sonrası malum.

CHP, İstanbul için Mustafa Sarıgül dedi.

Sarıgül: AKP gibi dosyalıydı. Gezi hareketine uzaktı.

Aday seçiminde ilke: Halkçılık değil rantçılık oldu.

Farklısı, istisnaydı.

Özet: CHP, Gezi’den ders çıkarmıştı! Uzak durmak için!

***

Kılıçdaroğlu, Gezi sürecine cevabını derinleştirdi.

Bir İslamcıyı, Ekmelettin İhsanoğlu’nu aday gösterdi.

Halk hareketinin kapsama alanı dışındaki bir ismi.

***

Siyasetin yasaları bellidir.

Bir: Sol partiler kitle örgütlerine dayanır.

Özellikle de işçi sendikalarına.

İki: Sol partiler halk hareketinden

beslenir.

***

CHP’deki durum ise bambaşka:

Kemal Bey, CHP’yi halktan özenle kaçırıyor.

Halk sokağa iniyor.

O ya halk hareketinin dışındakilerle birleşiyor.

Ya da karşısındakilerle.

Kemal Bey, halk hareketinden niye böylesine ürküyor?

Rafet Ballı
ulusalkanal.com.tr


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.