Cizre'deki olayların işaret ettiği


İsmail Hakkı Pekin

İsmail Hakkı Pekin

27 Aralık 2014, 23:49

 Cizre’de meydana gelen; ölümle ve yaralanmayla sonuçlanan PKK’nın uzantısı Y-DGH ve HÜDAPAR arasındaki silahlı çatışma ne anlam ifade ediyor? ‘’Çözüm süreci’’nin başlamasından itibaren PKK bölgedeki hakimiyetini perçinleştirmek ve kendinden başka bir gücün bölgede varlığının sürdürmesini önlemek için yıllardır aynı taktiği uygulamaya devam ediyor. ‘’Çözüm süreci’’ nedeniyle garnizonlarına ve karakollarına çekilmiş TSK birlikleri ve güvenlik güçleri, PKK’nın faaliyetlerine müdahil olmadıkları için şu anda PKK açısından öncelikli hedef değiller. Adeta devlet bölgeyi PKK’ya bırakmış durumda. PKK için bundan daha iyi fırsat olabilir mi? Üstelik karşısındaki düşman ya da rakip sayısı adeta iktidarın desteği ile azaltılmış oldu. Bu durum bana PKK’nın ilk kurulduğu yıllardan 12 Eylül 1980 yılına kadar bölgede uyguladığı taktiği hatırlattı.
Neydi o taktik? Güvenlik güçlerine saldırmadan önce bölgedeki diğer rakiplerini ve devletle işbirliği olan aşiretleri, onların liderlerini ortadan kaldırmak ve bölgenin tek gücü olmaktı. Ondan sonra sıra güvenlik güçlerine gelecekti. Nitekim bu planını uyguladı da. PKK’nın ortadan kaldırdığı örgütler hangileriydi? Aydınlıkcılar(ilk sindirmeye çalıştığı grup, TİKP), Devrimci Halkın Birliği( Elazığ, Tunceli, Diyarbakır, Gaziantep- en kanlı çatışmalar bu örgütle meydana gelmiştir.), TKP( Batman, Diyarbakır), Halkın Kurtuluşu (Elazığ, Tunceli, Kars, Diyarbakır. Gaziantep), Devrimci Yol(Tunceli), DDKD (Doğubeyazıt), Tekoşin ( Gaziantep, Ankara ,Elazığ, Tunceli), Özgürlük Yolu, Denge Kawa, KUK ,TDKP( Tunceli), Rızgari / Komal, Şivan Hareketi, TİKKO, DEV-YOL vb. örgütlerdi bunlar. PKK bütün bu örgütlerin liderlerini, kritik adamlarını öldürerek bu örgütleri bölgeden temizledi. Devlet de seyretti. Bilerek mi seyretti yoksa yapacak bir şeyi mi yoktu yorumunu size bırakıyorum.

Sonra bölgenin ileri gelenlerini ve devletle işbirliği yaptığını değerlendirdiği kişileri, aşiretleri, onların liderlerini hedef aldı. Kimlerdi bunlar; Türk Milliyetçisi Örgütler ve bunların bölgedeki temsilcileri, belediye başkanları( rahmetli Hikmet Tekin, 12 Ağustos 1979, Bingöl eski belediye başkanı, üstelik Hv. İndirme Tugayı’ndan arkadaşımdı), Doğu ve güney doğu’ da nüfuzlu ve popüler kişiler, Güneydoğu Millet vekilleri, Belediye Başkanları, aşiret ileri gelenleri( Bucak aşireti reisi Mehmet Celal Bucak’a saldırı vb.) Devlet adeta bunları da seyretti veya seyretmek zorunda kaldı . Yorum yine sizlere ait.

Son günlerde bölgede meydana gelen olayları ve son Cizre’deki çatışmayı duyduğumda bunları hatırladım. PKK bu defa rakip gördüğü HÜDAPAR’ı bölgeden silmek için, uzantısı Y-DGH İLE birlikte hareket etmekte ve bölgede tek güç olma taktiğini sürdürmektedir. Tabii bunun bir geçmişi de olduğunu da biliyoruz. Sonra sıra tekrar kime ve kimlere gelecek dersiniz? Bunun cevabını da size bırakıyorum. Devlet, devletin kuruluşları ve iktidar bu eski oyuna gelecek midir. PKK’nın bölgede, komşu ülkelerde ve ABD ve AB ile yürüttüğü strateji ( bunlara Rusya ve İran da dahil) iyi incelenmelidir. Tabii ‘’çözüm süreci’’ nin söz konusu stratejiye olan önemli katkıları da çok iyi irdelenmelidir. Tecrübeli siyasetçi Sayın Cemil Çiçek’in ifade ettiği ‘’ PKK kuzu postuna bürünmeye çalışan vahşi bir kurttur.’’ sözü asla yabana atılmamalıdır. Vaktim olursa PKK’nın geçmişte ve şimdiki cinayetlerini /katliamlarını ve kendi içinde yaptığı infazları da ele alırım başka bir yazıda.

ulusalkanal.com.tr

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.