banner863

Çözüm Sürecinin biriktirdiği


Bülent Esinoğlu

Bülent Esinoğlu

22 Ağustos 2015, 15:36

Çözüm Sürecinde, PKK sadece metropoller ve şehirlerde, silah ve eleman depolamadı. Sempati ve taraftar da depoladı.

Gelin bu strateji hangi ihtiyaçtan kaynaklandı ve bu plan nasıl hazırlandı, ona bakalım.

Dünya dengeleri değiştiğinden, Amerika, kendi çıkarlarını sürdürme ve dünya denetimini sağlamada, önemli bir strateji değişikliğine gitmişti.

Sömürülecek ülkeyi doğrudan işgal etmek ve böylece istenen rejimi yerleştirmenin, hem pahalı hem de sürdürülemez olduğunu gördü. Bunun da ötesinde, işgaller diğer dünya ülkeleri tarafından iyi karşılanmaz oldu.

Durum bu olunca, Amerika yerel güçleri kendi işgal gücü gibi kullanmanın yollarını aradı.

Artık herkesin çok iyi öğrendiği mezhep ve etnik farlılıkları yerel güç olarak kullanma yoluna gitti

Ortadoğu’yu şekillendirmenin temel anahtarı olarak, Kürtlerin, Büyük Kürdistan hayalini örgütlemek, bulunmaz bir anahtar niteliğindeydi.

Büyük Kürdistan’ı kurmak demek; Irak, İran, Suriye ve Türkiye’yi işgal etmeden parçalamanın en kolay yoluydu.

Amerika’nın, PKK’ya olan ilgisi bu stratejinin eseridir. Yani PKK’yı, Araplara, İranlılara ve Türklere karşı kullanmak.

İyi güzel de, PKK’nın gücü tüm bunlara yeter mi?

Amerika da, PKK’nın gücünün buna yetmeyeceğini biliyordu. Başka araçlara da, ihtiyacı vardı.

Türkiye dost ve müttefik ülkeydi. PKK ile Türkiye’nin barış yapması halinde bir taşla, birçok kuşu vurabileceğini hesapladı. Zaten bu konuda, Irak’ın kuzeyinde kurulan, Barzanistan’ı da öyle kurmuştu. Bu deneyimi Suriye içinde kullanabilirdi.

PKK ile AKP arasındaki Çözüm Sürecinin uygulamaya konulmasının, Amerika yönünden temel felsefesi budur. Amerika ve PKK için çözüm sürecinin adı; BARIŞ’tır. Barış sözcüğü; ABD planında ifadesini bulan bir sözcüktür.

Bu felsefenin tamamlayıcısı ise; Amerika’nın, AKP iktidarına tam destek vermesiydi. Türkiye’nin bir çıkarı yoktu, iktidarın bir çıkarı vardı.

Bunun iki anlamı vardı. Hem Amerika hem de siyasi iktidar, çözüm sürecini, her şart ve her araçla destekleyecekti.

Bir taraftan PKK’ya içerde ve dışarda silah desteği verilirken, Türkiye’nin içinde de, olabildiğince, PKK sempatisi üretilecekti.

Türk ulus devletini yıkmanın ilk şartı; halkın PKK’ya karşı iradesinin kırılmasını gerektiriyordu. Milli değerlere saldırılmasının asıl gerekçesi de buydu.

Bunun için de, HDP kuruldu. İçine vatansızlaşmış Türkler de alındı. Böylece sempati biriktirme imalatı hızlandırıldı. Bu iş için CIA artıklarından yeterince, hem sahada, hem de ekranlarda, karargâhlar kuruldu. Doğu’yu kurtarmak için Batı’da çare arayan aydınlar da, bu sempati biriktirme işinde görev üslendi.

Çözüm Süreci sırasında Amerika’nın güvenini kazanmak için, siyasi iktidar, CIA eskilerini lobi şirketi diye kullandı.

Tam uçurumun ucuna gelmiştik ki, Türk Silahlı Kuvvetleri inisiyatif aldı.

Amerikalı generaller, Türkler Kandile hayalet gibi girdi ifadesini bu sebepten kullandılar.

Türk halkı sempati birikiminin etkisinde kaldı. İki nefret arasında kıvrandı.

Bir yandan siyasi iktidara olan nefreti, öte yandan PKK nefreti.

Şimdilerde Erdoğan nefretini öne çıkararak, PKK‘nın yaptıklarını gizlemeye çalışanlar var.

Savaş bittiğinde zaten Çözümcü iktidar da gitmiş olacak. Ve PKK Amerika’nın piyonu olmanın bedelini ödeyeceklerdir.

Bülent Esinoğlu
[email protected]
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.