Cumhurbaşkanı “vatana ihanet suçu” işledi


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

10 Aralık 2014, 19:41

Tayyip Erdoğan 8 Aralık 2014 günü Din Şurası’nda konuştu. Laiklik ve yurttaşlık konularında söyledikleri açık bir Anayasa ihlalidir.
Laiklik, Cumhuriyetin üzerine oturduğu esaslardandır. Yurttaşlık ise Ortaçağ ile Cumhuriyet arasındaki temel farka işaret eder. Ortaçağ’da yurttaş yok, “kul”, “teba” vardır.
Erdoğan, sözkonusu konuşmasında bu iki konuda dile getirdiği görüşleriyle; Cumhuriyet Başsavcısının görmezden gelemeyeceği bir eylemi gerçekleştirmiş oldu:
“Bunlar kendi elleriyle yurttaş dini benzer dinler icat ederek İslam’ın karşısına kendi yapay dinlerini koymak çabası içinde (oldular).”
“ ‘Din ve devlet işleri ayrı olsun’ diyerek… kendi yapay dinlerinin mücadelesini (verdiler).”
Bu sözler, gemlerinden boşalmış bir Cumhuriyet düşmanlığının ifade ediyor. Hala yürürlükte olan Anayasa’nın ise açık bir ihlalidir.

Cumhuriyetle ‘yurttaş’ olduk
Osmanlı devletinde “yurttaş” yoktu. Osmanlı sınırları içinde yaşayan insanları tanımlayan ifade, Padişahın tebası olmalarıydı. Ayrıca her bir din mensubu kendi dindaşlarıyla birlikte padişahın tebası durumundaki ayrı bir “millet” idi. “Müslüman milleti”, “Yahudi milleti”, “Hristiyan (Ortodoks, Katolik) milleti” gibi.
Her bir “millet”, padişahın tebası olmak ortak paydasının ötesinde kendi dininin öngördüğü toplumsal ve hukuki düzene tabi olarak yaşıyordu.
Cumhuriyet Devrimi işte bu duruma son verdi. “Kul”un yerini yurttaş aldı. 1924 Anayasasının 88. Maddesinde yer alan “Türkiye ahalisi, din ve ırk farkı olmaksızın vatandaşlık itibariyle (Türk) ıtlak olunur.” ifadesi bu anlayışın sonucudur.
Aynı anlayış, 1937’de yapılan değişiklikle “Türkiye’de din ve ırk ayırt edilmeksizin vatandaşlık bakımından herkese ‘Türk’ denir” biçiminde yer aldı. 1961 ve 1982 Anayasalarında da söz konusu madde ufak değişikliklerle korundu.
İşte Tayyip Erdoğan, “Yurttaşlık dini” diyerek, Cumhuriyetle sağlanan bu temel kazanıma karşı çıkmaktadır.

Laikliğe karşı olan Cumhurbaşkanı
Keza Tayyip Erdoğan’ın ‘Din ve devlet işlerinin ayrı olmasını yeni ve yapay bir din’ olarak ele alması da kendi dünya görüşüne uygundur. Evet, dünyanın her tarafında ve Türkiye’de de, din ve devlet işleri, dinlerin vazettiği siyasal ve toplumsal düzen ortadan kaldırılarak hayata geçirildi.
Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması laikliğin tamamı değil ama önemli bir parçasıdır. Laiklik, din ve dünya işlerinin birbirinden ayrılmasıdır.
Ve Laiklik Türkiye Cumhuriyeti devletinin esaslarındandır. Nitekim Tayyip Erdoğan milletvekili olurken ve Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmadan önce Meclis kürsüsünden laik düzene bağlı kalacağına ve onu koruyacağına yemin etmiştir.
Ama şimdi, 8 Aralık 2014 tarihinde Tayyip Erdoğan, “laiklik” ilkesine karşı olduğunu açıkça ilan etmektedir.

TCK’nun 309. maddesi
Yani Tayyip Erdoğan, ettiği yemini bozmaktadır. Türk Ceza Kanunu’nun 309. Maddesinde yazılı olan suçu alenen işlemektedir.
“Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar.”
Tayyip Erdoğan’ın eyleminde “cebir ve şiddet” vardır. Çünkü Tayyip Erdoğan herhangi bir kişi değildir. Şu anda Cumhurbaşkanlığı makamındadır. Devletin bütün yaptırım ve zor gücü emrindedir. Onun için Tayyip Erdoğan’ın söylediği her sözün arkasında devletin “cebir ve şiddet” unsurunun var olduğunu kabul etmek yanlış değildir.

“Cumhuriyet başsavcısı” harekete geçmelidir.
Türkiye’de Cumhurbaşkanları sadece “vatana ihanet” suçundan yargılanabilirler. Tayyip Erdoğan’ın ettiği yemini bozarak, cebir ve şiddet kullanarak Anayasal düzeni değiştirmeye kalkması vatana ihanet suçu kapsamına girer.
Bu durumda sıfatının başında “Cumhuriyet” sözcüğü bulanan Başsasavcı’nın kendiliğinden harekete geçerek Tayyip Erdoğan hakkında “vatana ihanet” suçuna teşebbüsten dava açması gerekmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasası ve ceza yasaları bunu emretmektedir.


Mehmet Bedri Gültekin
[email protected]

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Saban - 2 yıl önce
tayyip vatana ihanet sucunu hergün isliyor ama cumhuriyet savcilari uyuyor. cumhurbaskanlarini ettigi yemine yaptiklari ve konusmalari birbirine ters düsüyor. tayyip mutlaka yargilanmali ve türk adaleti önünde hesap vermeli. yeter artik.
Avatar
mina - 2 yıl önce
Vallayi ben iranliyim va turkiyenin bu durumdaki halini iranin 35 yil oncesine benzetiyorum insallah geleceginiz bizim ki gibi olmaz
Avatar
Mehmet Ali Kaya - 2 yıl önce
R.T.E 12 yildir Anayasa Sucu işlemektedir.Cumhuriyet Savcilari geç bile kalabilirler.Dikkat
Avatar
osman yücesoy - 2 yıl önce
gültekin bey. önce bir cumhuriyetin savcısını bulunak lazım, bulsanızda dediğiniz işlemi yani görevini yapacak kadar yürekli olması lazım. bulursanız haber verin lütfen..
Avatar
Tülay - 2 yıl önce
Böyle bir türkiyeye böyle bir Cumhur Başbakan Yakış miyor Savcılığı göreve davet ediyorum
Avatar
Tülin aksak - 2 yıl önce
osmanlı devleti zamanında (yurttaş)yoktu diyorsa o zamanda cumhurbaşkanıda yoktu.boşuna işgal etmesin o yüce mevkiyi.
Avatar
melsa - 2 yıl önce
dinle yönetim şeklini birbirine karıştırmayın. kafanızı karıştıran dindeki kesin emirlerse onlar toplumlardaki ahlak yapısının bozulmaması için. diyelim dini yönetim şekli olarak algıladınız tayyipte suç işliyor müslümanım derse müslümanlığa göre ,hristiyanım derse hristiyanlığa göremi yargılayacağız?hadi adam yırtmak için ataistim kuralda tanımam dedi, o zaman ne yapıcaz hadi sen git serbestsin mi dicez.osmanlıyada geçmiştekilerede herkes fazla dil uzatmaya başladı bilip bilmeden.osmanlının kuruluşunda beylikler döneminde şuandaki yönetimine benzer bir yönetim vardı.her gruptan temsilciler sözü sayılır doğru kararlar aldığı düşünülen temsilciler bir araya gelir bir kişi başkanlık eder ortak kararlar alınırdı.şimdiki meclisin ,bakanlar kurulun gibidaha sonrasında savaşlar ve gelişim nedeniyle yapının hantallaşmaması için belirli zümrelere kaldı.şimdi bırak türkiyeyi dünyada bu böyle değilmi?temsilcilerine bak.
Avatar
zafer ayal - 2 yıl önce
Bugunlere gelinmesi bir supriz degil,12 eylul darbesinin hemen ertesinde pkk ile mucadele ediliyor denilerek ucaklardan ayetli,hadisli bildiriler atanlar,imam hatip liselerini ilimli islam kilifina buruyerek cogaltanlar RTE 'larinda yollarini actilar.12 yildir attiklari her adimda cumhuriyet kazanimlarini yok ettiler.Sih,seyh bozmalari hergun t.v kanallarinda cumhuriyetdevrimlerine onun onderlerine saldiriyorlar.milli egitim milli olmaktan cikartilip gericiligin at kosturdugu alanlar haline getiriliyor,bir vatandas olarak artik bu gidise dur diyecek hukukculari,siyasileri,askerleri,aydinlari bizler gormek ve onlarla omuz omuza yurumek istiyoruz,bir ozanimizin dedigi gibi biz artik sarki dinkemek degil birlikte sarki soylemek istiyiruz.Halkin birlikteligi,oncu bir kuvvetin onderligi inaniyirumki hujukcularimizida,cumhuriyet savcilarimizida,milli ordumuzuda,aydinlarimizida kararli bir tutum almaya zorliyacaktir.