Cumhuriyet'in kırmızısı


Mehmet Ali Güller

Mehmet Ali Güller

03 Temmuz 2014, 13:30

Cumhuriyet'in adayı Emine Ülker Tarhan dün yaptığı yazılı açıklamasında şöyle dedi: "Toplum, siyahla gri arasında seçim yapmaya zorlanmamalı, 'ben kırmızıyım' diyenlere de seçenek sunulmalıydı."

Emine Ülker Tarhan bu sözlerle, sadece, ortaçağın siyahı Recep Tayyip Erdoğan'a ve grisi Ekmeleddin İhsanoğlu'na karşı Cumhuriyet'in kırmızısı olduğunu ilan etmekle kalmıyor, aynı zamanda Türkiye'yi siyaha ve griye mecbur etmeye çalışan Kemal Kılıçdaroğlu'nu ve onun zoruyla Ekmeleddin İhsanoğlu'nu gönülsüzce destekleyen milletvekillerini eleştiriyordu!

ARASIZ MÜCADELE

Biz bu satırları yazarken adaylık belirlenmesine 27 saat, siz okurken de 8-10 saat kalmış olacak!

Bu iki zaman dilimi arasında Cumhuriyet'in kırmızısı için 20 imza toplanmış olacak mı, bilmiyoruz...

Bildiğimiz, 2013 Haziran'ından beri Cumhuriyet için çabalayan, bedel ödeyen kesimlerin, yani Türk milletinin ağırlıklı bir bölümünün o 20 imza için hâlâ çırpınıyor olacağıdır...

Bildiğimiz, "Erdoğan'ı Atatürk diyerek yıkamayız" diyen, Erdoğan'a karşı dincileşerek çare arayan Yeni CHP'ye inat, siz "Mustafa Kemal'in askerlerinin" 17.00'a kadar görev başında olacağı gerçeğidir...

Bu gerçek bize şunu öğretiyor: Mustafa Kemal'in "arasız devrim" ilkesi gereği mücadele hep sürecektir. 17.00'dan sonra da, 10 Ağustos'tan sonra da...

ERDOĞAN NASIL YIKILIR?

Dün "Erdoğan'a karşı Ekmeleddin" diyen zihniyetin geçen yüzyılda da "Sevr'e karşı Amerikan mandası" dediğini anımsatmıştık. Kafa aynı kafaydı; devrimci değildi, bağımsızlıkçı değildi, kendine güvenmiyordu...

Üstelik sağlıklı da düşünmüyordu!

Gelin oradan devam edelim... Hani "Erdoğan'ı Atatürk diyerek yıkamayız" diyorlar ya, işte oradan...

Adaylık töreninde izletilen biyografisinde, dikkatinizi çekmiştir, Tayyip Erdoğan için "devrimci" deniyordu...

Dahası Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı seçimine Samsun'dan başlayacağı, ardından Erzurum'a geçeceği belirtiliyordu... Tıpkı Atatürk gibi; önce Samsun, sonra Erzurum...

Peki neden?

Öte yandan Erdoğan seçim sürecine girildiğinde, daha önce "ayaklarımın altına alırım" dediği milliyetçiliğe sarılıyordu; bayrak diyordu, vatan diyordu...

TC'yi tabelalardan indiren sanki kendisi değilmiş gibi, "Diyarbakır'da bayrağımızı indireni asker neden indirmedi" diye kükrüyordu. Sanki Öcalan'la müzakere yapan kendisi değilmiş gibi PKK karşıtı görüntü vermeye çalışıyordu.

Peki neden?

Çünkü CHP her ne kadar "Erdoğan'ı Atatürk diyerek yıkamayız" dese de, Erdoğan bir tek Atatürk'ün devrimciliğiyle ve milliyetçiliğiyle yıkılacağını biliyor; cumhurbaşkanı olarak MHP'nin milliyetçi oylarına ihtiyacı olduğunu görüyordu...

Ve bunu bir tek CHP'nin tepesi göremiyor!

Oysa 2013 Haziran Halk Hareketi'nin üzerinden daha sadece bir yıl geçti. Haziran'da milyonlar Türk Bayrağı'na sarılarak ve "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diyerek Erdoğan'ın iktidarını sallamıştı!

SİYAH VE GRİ'YE KARŞI KIRMIZI

Birkaç kez söyledik... En son 30 Mart yerel seçimleri de gösterdi ki, Türkiye'de seçimler Yeni CHP'nin sandığı gibi muhafazakârlık zemininde değil, vatanseverlik zemininde yürümektedir.

Rakamlar bu gerçeği göstermektedir, Erdoğan'ın seçim yaklaşırken sarıldığı siyasetler bu gerçeğe işaret etmektedir...

Dahası geride kalan seçimler, türban diyerek AKP'yle, Dersim diyerek HDP'yle yarışılamayacağını CHP'ye "kayıplarla" öğretmiştir!

Bu gerçeğe rağmen AKP'ye karşı dincileşmeyi çare görmek ve Erdoğan'ın karşına Ekmeledin İhsanoğlu'nu çıkarmak, batı tipi projelere angaje olmaktır, Tayyip Erdoğan'ın Çankaya yoluna kırmızı halı sermektir...

Ancak Türk milleti Haziran'ı sürdürecektir, Çankaya'da Atatürk düşmanlarını barındırmayacaktır, o koltukta oturtmayacaktır!

CHP ve MHP'nin Erdoğan'ın ayağına serdiği kırmızı halıyı kaldırıp, er geç Çankaya'ya Cumhuriyet'in kırmızısını çıkaracaktır!
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ılgın gür - 2 yıl önce
ellerinize sağlık ,çok güzel yazmışsınız