Davutoğlu’nun “Beyaz Toros” itirafı


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

22 Ekim 2015, 15:55

 Ahmet Davutoğlu Van’da düzenlediği seçim mitinginde, ‘AKP iktidar olmazsa Güneydoğu’da meydanın, terör çetelerine ve Beyaz Toroslara kalacağını’ iddia etti.
Davutoğlu’nun sözleri bir yanıyla, 13 yıllık AKP iktidarının Türkiye’yi nasıl bir felaketin içine sürüklediğinin birinci elden itirafıdır.

“Beyaz Toroslar” dönemi ne zaman ve nasıl sona erdi?
Ama öte yandan Davutoğlu, milletin 13 yıl öncesini hatırlamadığını düşünmektedir.
AKP’nin iktidara geldiği yıllarda, Güneydoğu’da “Beyaz Toroslar” yoktu. “Beyaz Toroslar”, 1992-1996 yılları arasında Güneydoğu’da gerçekleşen bir dizi kontrgerilla cinayetinde kullanılan araçlar olarak biliniyordu.
Bu dönemde sözkonusu çeteler tarafından yüzlerce cinayet işlendi. İşçi Partisi’nin (Bugünkü Vatan Partisi) Diyarbakır, Şırnak, Cizre, Nusaybin ve Van’dan birçok yöneticisi ve üyesi de, bu çeteler tarafından katledildi.
1996 yılından başlayarak “Bir dakika aydınlık” eylemleriyle çetelere karşı yükselen halk hareketi, İşçi Partisi tarafından başlatılan “Devrim Kanunları Uygulansın Kampanyası ve 28 Şubat sürecinde halkla birleşen Türk Silahlı Kuvvetleri’nin etkili mücadelesi sonucu Kontrgerilla çeteleri etkisiz hale getirildi. Bölücü teröre büyük darbeler vuruldu.
1998 yılına gelindiğinde “Beyaz Toros” cinayetleri sona ermişti. Ve o zaman AKP’nin değil kendisi, düşüncesi bile daha ortalıkta yoktu.
Bu arada Öcalan’ın önce Suriye’den çıkarılması ve ardından Türkiye’ye getirilmesiyle birlikte bölücü terör de büyük bir yenilgiye uğratılmıştı.

AKP’nin iktidar olduğu 2002’de durum
Yani Davutoğlu gerçeği söylememektedir.
AKP’nin iktidar olduğu 2002 yılına gelindiğinde, tam dört yıldır Türkiye, son otuz yılın en sakin dönemini yaşıyordu.
Terör olayları dibe vurmuştu. Bütün bölgede tam bir sükûnet vardı.
2002 genel seçimleri bütün Türkiye çapında tam bir güvenlik içinde gerçekleşmişti.
İşte AKP böyle bir Türkiye devraldı.

Mevcut durum
Bugünkü durumu ise uzun uzun anlatmaya gerek yok.
“Açılım” politikasının sonucunda alan hâkimiyetinin bölücü terör örgütüne bırakıldığı, her gün şehit cenazelerinin geldiği, TSK’nın 24 Temmuz’dan bu yana büyük bir Vatan Savaşı vermek zorunda kaldığı koşullardayız.
Onun için AKP’nin “biz gidersek daha kötü olur” demesi hiç de inandırıcı değil.
Tam tersine siz işbaşında olduğunuz için Türkiye felaketin eşiğinde de değil içinde. Ve eğer Türkiye daha iyi koşullara kavuşmak istiyorsa AKP’den mutlaka kurtulmalıdır.

Kontrgerilla eylemleri ve tetikçileri
Öte yandan vurgulanması gereken bir diğer gerçek şudur.
“Beyaz Toros”larla simgelenen eylemler kontrgerilla eylemleri idi. 28 Şubat sürecinde Türkiye’nin yarım yamalak da olsa milli politikalara dönmesi ve bölge ülkeleri ile iyi ilişkiler kurması ile birlikte bu eylemler bitmişti.
Ama kontrgerilla eylemleri AKP iktidarı ile birlikte yeniden başladı. Hrant Dink, Rahip Santoro cinayetleri ile Malatya Zirve kitabevi katliamları, AKP dönemindeki kontrgerilla eylemleridir.
Daha doğrusu “Beyaz Toros” cinayetleri AKP döneminde yeniden ve böyle başladı.
Ayrıca gene bu dönemde özellikle şehir merkezlerinde silahsız ve sivil güvenlik mensuplarına arkadan yaklaşarak kafalarına kurşun sıkmak şeklinde gerçekleştirilen cinayetler de son tahlilde “kontrgerilla” eylemleridir.
Kontrgerilla, ABD derin devletinin bizim gibi ülkelerdeki silahlı yer altı örgütüdür. Türkiye’de kullandığı yer altı terör çetelerinin işlevi bakımından; 90’lardaki Beyaz Torosçular veya 2000’lerdeki F Tipi Çete’nin istihdam ettiği katiller veya ABD’nin “kara gücüm” dediği silahlı bölücülük arasında temelde bir fark bulunmamaktadır.

AKP’nin devri geçmiştir
Ahmet Davutoğlu Van’daki sözleri ile AKP’nin, bu saatten sonra Türkiye’yi yönetemeyeceğini itiraf etmiş bulunuyor.
Bir kez daha ortaya çıkan tartışmasız gerçek budur.
13 yıllık iktidarının ardından ülkeyi bölünme tehlikesiyle yüzyüze getiren, ekonomiyi Cumhuriyet tarihinin en ağır krizine yuvarlayan, bütün komşularımızla ilişkilerimizi bozan ve halkın en az üçte ikisinin nefretini kazanan bir Siyasal Parti, seçimde alınacak sonuç ne olursa olsun Türkiye’yi yönetemez.
Onun için Davutoğlu’nun Van’daki sözleri bir acizliğin itiraf edilmesinden öte bir anlam taşımıyor.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.