banner863

Davutoğlu’nun Halep telaşı


Mehmet Ali Güller

Mehmet Ali Güller

06 Kasım 2014, 10:20

Başbakan olduktan sonra sıra sıra tüm kurumlardan brifing alan Ahmet Davutoğlu, önceki gün de Genelkurmay Başkanlığı’ndaydı. Kendisine verilen brifingin ardından Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel’le birlikte basının karşısına çıkan Davutoğlu iki önemli açıklama yaptı.
Birincisi daha önce “Açılım sürecine dahil edilmediklerinden” yakınan Org. Özel’e verdiği “Tutumumuz Genelkurmay Başkanlığımız tarafından hem biliniyor hem takip ediliyor” yanıtıydı.
İkincisi ve bize göre daha önemlisi ise Davutoğlu’nun Halep konusundaki telaşıydı.

DAVUTOĞLU: GÜVENLİ BÖLGE HALEP İÇİN

Beşar Esad yönetimi ve Suriye ordusu, Şam ile Halep arasındaki bölgeye tam hakim olabilme hedefiyle başlattığı taarruzu, en sonunda Halep’i teröristlerden temizleme noktasına kadar getirdi.
Bu Şam rejimi açısından stratejik değerde bir gelişme. Zira Halep Suriye’nin sanayi ve ticaret merkezidir ve teröristlerin eline geçmesi, Esad’ı büyük sıkıntıya sokacaktır.

Ancak Şam’ın bu hamlesi, yani Esad’ın ülkesinin en önemli ikinci kentini teröristlerden temizlemeye başlaması en çok Davutoğlu’nu telaşlandırmış görünüyor!

Davutoğlu, Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel ile birlikte yaptığı basın toplantısında Suriye Ordusu’nun Halep operasyonundan yakındı. “Esad’ın Kobani’den yararlanarak Halep’i kuşattığını” söyleyen Davutoğlu, “Halep’in düşmesini istemeyiz, orada Esad’a teslim olmayacak onurlu bir halk var” dedi.

Halep sanki kendi şehriymiş gibi “düşmesini istemeyiz” diyen Davutoğlu, “Halep’in düşmesi durumunda çok zor durumda kalırız, işte bunun için güvenli bölge istiyoruz” mesajı verdi.
Anımsayacaksınız, Erdoğan güvenli bölge için “36. paralelin üstü” demiş, Davutoğlu da şehir lehir sayarak güvenli bölgeye Halep’i dahil etmişti!

EL KAİDE HATAY’A DAYANDI AMA ENDİŞE YOK!
Suriye Ordusu’nun bir Suriye kentini teröristlerden temizlemeye çalışmasından endişe duyan Davutoğlu, nedense El Kaide’nin Suriye kolu olan En Nusra’nın Hatay’a dayanmasından hiç rahatsız değil ve bu konuda bir endişe açıklamıyor!

Cebel Zaviye’yi kontrolü altına aldıktan sonra ilerleyen En Nusra Cephesi, Hatay’ın Reyhanlı ilçesindeki Cilvegözü Sınır Kapısı’nın Suriye karşılığı olan Bab el-Hava sınır kapısını ele geçirmek üzere...

Böylece PYD, IŞİD ve ÖSO’dan sonra bir sınır kapısı da El Kaide’nin Suriye kolu olan En Nusra’nın eline geçmiş olacak!

Ancak bu tablo, Halep için telaşlanan Davutoğlu’nun pek umrunda görünmüyor!

HALEP MERKEZLİ AKP-FRANSA ORTAKLIĞI
Halep AKP Hükümeti için hem askeri bakımdan hem de siyasi bakımdan olağanüstü öneme sahip. Erdoğan ve Davutoğlu’nun kafasındaki İhvan diktatörlüğünün en önemli aşaması Halep’in ele geçirilmesi. Esad’ın hamlesi üzerine bu kadar telaşlanmaları bundan.

AKP Hükümeti bu nedenle hem “önce IŞİD” diyen ABD yönetimini “IŞİD ile birlikte Esad” stratejisini benimsetmeye uğraşıyor hem de Fransa’yla bu hedefli bir eksen kurmaya çalışıyor.
Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Ankara’nın “güvenli bölge” talebine tam destek verdi. Sonrasnda Erdoğan Paris’e yaptığı günü birlik çalışma ziyaretinde Hollande ile bir anlayış mutabakatına vardı.

Erdoğan, işte o mutabakat nedeniyle dönüş yolunda “sadece Kobani yok, asıl Halep tehdit altında” mesajı verdi!

Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius, işte o mutabakatın bir ifadesi olarak aynı anda Le Figaro, Washington Post ve El Hayat’ta yayımlanan bir makale kaleme aldı. Fabius özetle “Kobani’den sonra, kuşatılmış durumdaki Halep’i kurtarmalıyız” dedi.

AKP’NİN SURİYE STRATEJİSİ

Halep konusu, aslında AKP tezkeresinin neden dörtte üçünün Esad ve Suriye düşmanlığıyla dolu olduğuna da işaret etmektedir.

Çünkü Erdoğan-Davutoğlu-Fidan üçlüsünün Suriye stratejisi iki sütunludur: Birinci sütünda Suriye’nin İhvan kontrolüne sokulması, ikinci sütunda ise Kürt Koridoru üzerinden Suriye’ye genişleme hedefleri vardır.



Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.