Demokrasi görünümlü emperyalizm dayatması


Bülent Esinoğlu

Bülent Esinoğlu

23 Ağustos 2016, 01:10

Türk ulusu Arap kültürü ile Batı kültürünün arasında yaşayan bir ulustur. Bir taraftan, Batının aydınlanmasının etkisi, öte yandan da, dini inanış olarak yaşadığımız Arap kültürünün etkisi.

Bir yandan, Batı emperyalizminin modernize edilmiş, günlük ilişkilerin içine demokrasi olarak yedirilmiş, Batı kültürü, öte yandan modernizasyona hiç yönünü açmamış Arap kültürü…

Ünlü düşünür ve filozof Friedrich Nietzche diyor ki; Batı demokrasisi; günlük hayata uyarlanmış Hıristiyanlıktır.
Emperyalizmin etkili olduğu dönemlerde, başat kültür konumuna geçen demokrasi aldatmacası; tüm diğer düşüncelere hükmetmiştir.

Batının teknolojisini alacağımızı sanarak, batı değerlerinin, dini inancımızı yaşayacağız diye de, Arap kültürünün kulu kölesi olmuşuz.

Allaha giden yolda tarikatlar, Arap yaşam tarzının ortaya koyduğu bir sonuçtur.

Tarikatlar Osmanlı devletinin içinde etkin olmuştur.

İbn Haldun’un dediği gibi söylersek; bir Asabiyet gelmiş iktidar olmuş, sonra bir başka asabiyet bir başka tarikat yolunda, ya da fraksiyonunda etkili olup, iktidarları gasp etmiştir.

Batı kültürünün demokrasi görünümlü dayatılması bir asabiyet alanını teşkil etmiş, din kisvesi altında Arap kültürünün dayatması bir başka asabiyet alanını teşkil etmiştir.

Türk ulusu iki kuvvet arasında kalmıştır. Bu iki kuvvet arasında bir denge oluşursa istikrar olmuştur.

Kuvvetlerden birisi diğerine ağır basmaya başlayınca istikrarsızlık baş göstermiştir.

Kurtuluş savaşından sonra; Mustafa Kemal milli duyguları öne çıkararak sözünü ettiğimiz dengenin oluşmasına önemli katkı yapmıştır.

Batı, kültürünü, teknolojisini ve haksız ticari ilişkilerini dayatırken, öte yandan, dini inanışlar da, bu dayatmaya tarikatlar ve siyasal İslam ile karşı koymaya çalışmıştır.

İslam içi yeni asabiyet arayışı kuvvet dengelerini sarsmış, emperyalizmin ülke içinde çok derin yol almasını kolaylaştırmıştır. Emperyalizm ülkemizde en fazla mevzii siyasal İslam döneminde kazanmıştır.

Bir takım tabuları yıkarak, bölge ülkeleri ile iyi ilişkiler bakımından bir mesafe kazanmaya çalıştığımız şu dönemde, Hürriyet Gazetesinin iç sayfalarında bir manşet; “Moskova’daki PYD Ofisini görsene”
Amerika’nın PYD ile Suriye’nin kuzeyinde kurduğu koridoru görmeyen profesör, Türkiye Rusya ilişkilerine bir çomak sokacağını düşünüyor.

Amerika’nın, düzelmekte olan Rusya Türkiye ilişkilerine, gene çomak sokmayacağını sanmak saflıktır.

İçerideki devşirme proflar, gazeteci kılıklı tetikçiler gene fırsat kolluyorlar.

Demokrasi kisvesi altında emperyalizmin değerlerini savunma zamanı değildir. Demokrasi sözcüğü, içinde yaşadığımız süreçte, en kolay kötüye kullanılan bir kavramdır.

Türkiye toprak bütünlüğü, hiç olmadığı kadar, emperyalizmin etkisindeyken, devşirmelere dikkat.


Bülent Esinoğlu
[email protected]
ulusalkanal.com.tr

 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.